Besteciler.org 2006-2016
Anasayfa arrow AdanZye arrow Index arrow AMATÖR SÖZ YAZARLARI arrow AMATÖR SÖZ YAZARLARI   
Wednesday, 10 June 2026

bestecilerlogo01.jpg

HEPSI |0-9 |A |B |C | |D |E |F |G | |H |I | |J |K |L |M |N |O | |P |R |S | |T |U | |V |Y |Z

Index arrow AMATÖR SÖZ YAZARLARI arrow AMATÖR SÖZ YAZARLARI

Ali Cirit PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Wednesday, 20 June 2007

  Sample Image

 

HTML clipboard M.GÜRSES'TEN M. NUR'A 
 
 Gözlerim seninle görür âlemi
 Yokluğunda kader yazar elemi
 Ben aşkına verdim gönül kalemi
 Seviyorum seni gözümün Nur'u
 
 Sen bana Mevlamın emanetisin
 İnciden zümrütten çok kıymetlisin
 Sevdiğim sen bu candan değerlisin
 Seviyorum seni ömrümün Nur'u
 
 Bunca yıl baş koyduk aynı yastığa
 Bu aşkı yaşattık ilk gün tadında
 Ne olursa olsun senin yanında
 Yüreğim senindir dünyamın Nur'u
 
 Ne ayrıldık senle ne ayrı kaldık
 Ne kavgamız oldu nede darıldık
 Biz her sabah sarmaş dolaş uyandık
 Gönlümün kadını sevdamın Nur'u
 

 

HTML clipboard YORGUN
 
 Kaç gündür duvarda asılı sazım
 Perdeleri yorgun telleri yorgun
 Bak yine başladı sensizlik sızım
 Çaresiz doktorun elleri yorgun
 
 Yazdığı reçete gün göstermesin
 Yakmasın canımı ah dedirtmesin
 Bil ki yine en son nefesimdesin
 Benim aşkla çarpan yüreğim yorgun
 
 Kaç gündür haber yok gelmedin elden
 Yolunu bekleyen gözlerim yorgun
 Hiç korkum kalmadı benim ecelden
 Semaya haykıran sözlerim yorgun
 
 GÖNÜLLÜ
 
 Sazımın tellerine vur mızrabı
 Sevdamı anlatan şarkılar yansın
 Korkma yüreğime ver ıstırabı
 Aşkından geriye acılar kalsın
 
 Yüreğim gönüllü Mecnun olmaya
 Sevda çöllerinde kalıp solmaya
 Nasılsa alıştı dertle dolmaya
 Aşkından geriye acılar kalsın
 
 En ağır bedelle kes cezasını
 Demir parmaklıklar bile paslansın
 Yüreğime çektir aşk cefasını
 Sırtım duvarlara boşa yaslansın
 
 Yüreğim gönüllü mahkûm olmaya
 Kara zindanlarda yalnız kalmaya
 Nasılsa alıştı düşe dalmaya
 Aşkından geriye acılar kalsın
 
 ŞİMDİ
 
 Bir mum yaktım tüter sensiz odamda
 Erimeden gelsen, gelsen diyorum
 İnceden bir sızı tam da şuramda
 Şimdi çıkıp gelsen, gelsen diyorum
 
 İki kadeh şarap durur masada
 Biri yetim biri öksüz aslında
 Varsın olsun artık ne olacaksa
 Şimdi çıkıp gelsen, gelsen diyorum
 
 Saatler geceyi çoktan yarıladı
 Gelmeyişin beni kalpten yaraladı
 Ellerim perdeyi tutup araladı
 Kapatmadan gelsen, gelsen diyorum
 
 KARA GÜN
 
 Son defa buluştuk biz aynı yerde
 Gözlerimiz yerde yüzümüz yerde
 Kapanıyor işte bu aşkta perde
 Ömrümün en kara günüdür bugün
 
 Sen git ben biraz daha kalacağım
 Dalında güller gibi solacağım
 Allah’ım yardım et deli olacağım
 Ömrümün en kara günüdür bugün
 
 Başladı beklenen o sancı bende
 Sanki alev alev yanıyor tende
 Belki bu acıyı hissettin sende
 Ömrümün en kara günüdür bugün
 
 GİDECEK YERİM YOK
 
 Böyle yapayalnız bıraktın elde
 Sensizliğe birde hüzün eklerim
 Ne bir çare nede adres var elde
 Gidecek yerim yok seni beklerim
 
 Hor görüyor herkes dert dinlemiyor
 Dost olmuyor eller sır verilmiyor
 Öyle bir acı ki can dayanmıyor
 Gidecek yerim yok seni beklerim
 
 Sabır taşım bile çatladı artık
 Yorgun yüreğime hasret eklerim
 Ciğerimi yakar benim ayrılık
 Gidecek yerim yok seni beklerim
 
 NE DUYULDU NE BİLİNDİ
 
 Ne şarkılar nede şiirler kaldı
 Bir hatalı yazı gibi silindi
 O büyük aşkımız mazide kaldı
 Ne bir kez duyuldu nede bilindi
 
 Zaman merhem olup sardı yaraları
 Kül oldu sevdamız söndü çıraları
 Senin ardından terk ettim buraları
 Ne bir kez duyuldu nede bilindi
 
 Severken ayrılmak yaktı gönlümü
 Son sözü söyleyen senin dilindi
 Bir enkaza döndüm yıktın ömrümü
 Ne bir kez duyuldu nede bilindi
 
 SAATLER 
 
 Göğsüne baş koyup düşe dalardım
 Gönlümü huzura aşka salardım
 Saatler vedayı gösterdiğinde
 Hıçkıra hıçkıra dolup ağlardım
 
 Gün geçmezdi sanki dururdu dünya
 Yaşadıklarımız olurdu rüya
 Yüreğim teselli bulurdu güya
 Hıçkıra hıçkıra dolup ağlardım
 
 Sabahı zor eder uyuyamazdım
 Seninle olmasam yaşayamazdım
 Saatler vedayı gösterdiğinde
 Yarını olmasa ayrılamazdım
 
 FARKINDA MISIN?
 
 Mektupların geliyor arada bir
 Bana yazdığının farkında mısın?
 Neler düşünüyorsun Allah bilir
 Ayrıldığımızın farkında mısın?
 
 Belli ki gitmemiş aşkın büyüsü
 Çaresi yok bunun, işin kötüsü
 Soğutalı yıllar oldu közünü
 Yalnızlığımızın farkında mısın?
 
 Benim için de zor oldu ilk başta
 Oluyormuş böyle şeyler ilk aşkta
 Kendine dönersin sende zamanla
 Söylediklerimin farkında mısın?
 
 YALAN OLDU YALAN
 
 Ela sözlerini süzüp bakışın
 Beni kollarına alıp sarışın
 Başımı göğsüme koyup dalışın
 Yalan oldu yalan, koca bir yalan
 
 Yüzünde tebessüm çizgileri
 Fısıldadığın aşk ezgileri
 Aşkımızın bütün gerçekleri
 Yalan oldu yalan, koca bir yalan
 
 Öyle bir sevda ki dilde destandı
 Her sözün bir emir sanki fermandı
 İşte iki hece arta kalandı
 Yalan oldu yalan, koca bir yalan
 
 GÖNLÜM HAZANDA
 
 Saçlarım kar beyaz gönlüm hazanda
 Aşkta ayrılığı gördüm göreli
 Suç biraz da bana sevda yazanda
 Gülmedim hasrete düştüm düşeli
 
 Diyardan diyara sürüldü ömrüm
 Git gide derine gömüldü hüznüm
 Herkese kırıldı üzüldü gönlüm
 Aşkta yalnızlığı gördüm göreli
 
 Gönlümde kor kaldı dilimde isyan
 Her güne bin ümit ektim ekeli
 Duyulmaz bende ki bu feryat figan
 Bitmeyen kahrını çektim çekeli
 
 O GÜNLERE DALDIM
 
 Avunduğum bir kaç fotoğraf kaldı
 Kimisi eskimiş kimisi solmuş
 Gözlerim yine o günlere daldı
 Eldeki kadehe hasretin dolmuş
 
 Ne kadar gençmişiz yirmi yıl önce
 Hatta birer çocuk on yedisinde
 Okuldan kaçıp da gizli yerlerde
 El ele göz göze günlere daldım
 
 Ezbere bildiğim mektuplar kaldı
 Kimisi sararmış kimisi yırtık
 Yüreğim yine o günlere daldı
 Bir hayalden öte değilsin artık
 
 SARHOŞ MEKTUBU
 
 Okunmaz diyerek yırtıp da atma
 Kalem kaşlarını yüzüme çatma
 Diyeceğin varsa lafı uzatma
 Sarhoş mektubudur elinde duran
 
 Ucunu kibritle dağladım zarfın
 Aşk ile tutuşsun dört bir tarafın
 Yalan yok içinde bu itirafın
 Sarhoş mektubudur elinde duran
 
 Kalem tutmuşluğum vardır eskiden
 Hor görüp burun kıvırdın belki sen
 Olacaktı şimdi ah o eski ben
 Sarhoş mektubudur elinde duran
 
 Adım sarhoş yerim sisli meyhane
 Neşeden kederden içmek bahane
 Altına bir imza çaktım şahane
 Sarhoş mektubudur elinde duran
 
 Kanma el sözüne oku mektubu
 Gezdim dağı taşı çölü kutubu
 Sevdaya düşünce geçtim kâtibi
 Sarhoş mektubudur elinde duran
 
 GİDİYOR MUSUN?
 
 Gönlümde bu ince sızıyla beni
 Baş başa bırakıp gidiyor musun?
 Ömrüme kestiğin cezayla beni
 Zindanlara atıp gidiyor musun?
 
 Bunu mu hak etti seven yüreğim?
 Dağ gibi derdini çeken bedenim?
 Belki de yolunda çürür gözlerim
 Beni yalnız koyup gidiyor musun?
 
 Güneşi doğmayan geceyle beni
 Ümitsiz bırakıp gidiyor musun?
 Elveda dediğin heceyle beni
 Bir anda terk edip gidiyor musun
 
 PARMAK İZİ 
 
 Pusuya düşürdü garip gönlümü
 Baktığım yollarda ayak izi var
 Reva görmüş sanki bana ölümü
 Kalbimdeki hançerde parmak izi var
 
 Yaraladı beni hem de derinden
 Kan aktı gönlümün her bir yerinden
 Bıktım usandım ben onun şerrinden
 Kalbimdeki hançerde parmak izi var
 
 Yüreğim yaralı hayatım ziyan
 Bilirim, halime olmaz acıyan
 Yar dediğim çıktı bir kara çıyan
 Kalbimdeki hançerde parmak izi var
 
 BİLİYOR MUSUN?
 
 Bir demet çiçekle köşe başında
 Seni bekliyorum biliyor musun?
 Sanki kırk derece ateş başımda
 Seni istiyorum biliyor musun?
 
 Dilimin ucunda sevda sözcüğü
 Terli avucumda nişan yüzüğü
 Sen istedin diye attım gözlüğü
 Seni seviyorum biliyor musun?
 
 Gece mavisi kot takım üstümde
 Senin için giydim biliyor musun?
 Bütün insanların gözü üstümde
 Seni bekliyorum biliyor musun?
 
 Geçiversin zaman göstersin beşi
 Seni bekliyorum biliyor musun
 Doğ hadi bahtıma aşkın güneşi
 Seni seviyorum biliyor musun?
 
 YAKIŞIYORDUK 
 
 El ele tutuşup düşünce yola
 Sevgiyle göz göze bakışıyorduk
 Mevla’m nasip etsin aşkı her kula
 Birbirimize çok yakışıyorduk
 
 Sen yağmur olurdun bense damlası
 Ben deniz olurdum sense dalgası
 Bu aşk ki herkesin tatlı rüyası
 Birbirimize çok yakışıyorduk
 
 Ne darıldık bir gün ne küs uyuduk
 Belki de bir Leyla bir Mecnun olduk
 Çocuktuk amma bu aşkla büyüdük
 Birbirimize çok yakışıyorduk
 
 YAPTIÐINA BAK 
 
 Sattım savurdum elde ne varsa
 Ne ev kaldı nede bir metre arsa
 Çare olsa durmam kaçarım Mars’a
 Aşkın şu ömrüme yaptığına bak
 
 Üst baştan vazgeçtim razıyım çula
 Selam demezdim el açtığım kula
 Gönül vermem artık ne kız ne dula
 Aşkın şu ömrüme yaptığına bak
 
 Saç sakal karıştı polis sorgular
 Ne bir iz bende ne kimlik buldular
 Hiç suçum yok iken hapse koydular
 Aşkın şu ömrüme yaptığına bak
 
 Verem dedi doktor dışarı salın
 Yetmedi alnına bir kara çalın
 Kırdılar ucunu tuttuğum dalın
 Aşkın şu ömrüme yaptığına bak
 
 Başucumda imam dua okuyor
 Odanın her yanı tütsü kokuyor
 Doktor da eğilmiş nefes yokluyor
 Aşkın şu ömrüme yaptığına bak
 
 Tamam, işte bitti kapandı gözüm
 Hafif bir tebessüm içinde yüzüm
 Kalmadı diyecek bir satır sözüm
 Aşkın şu ömrüme yaptığına bak
 
 Kaynıyor karşımda bir kara kazan
 En başta ağlıyor oyunu bozan
 Kahretsin seni bu gönlüme yazan
 Aşkın şu ömrüme yaptığına bak
 
 Neler görür insan sağ iken başı
 Neler neler çeker genç iken yaşı
 Nasibim oldu ya musalla taşı
 Aşkın şu ömrüme yaptığına bak

HTML clipboard

 

TADINA VARDIM
 
 Bende bir sevdanın peşine düşüp
 Yaşarken ölümün tadına vardım
 Harlı ateşlerde yalnız yürüyüp
 Yanan yüreğimi sevdayla sardım
 
 Kim içirdi bana aşk şarabını
 Kim doldurdu gönlün sol tarafını
 Okuyup hatmettim dört kitabını
 Yaşarken ölümün tadına vardım
 
 Başımı döndürdü bu esrar benim
 Çektikçe, gönlümü bir daha sardım
 İşte diken diken bütün bedenim
 Yaşarken ölümün tadına vardım
 
 26 08 2008
 
 SEV DİYE DİYE
 
 Kaç gecedir seni arar dururum
 Yalvarır yüreğim gel diye diye
 Bu gidişle bende candan olurum
 Çıldırır yüreğim sev diye diye
 
 Ne hallere düştüm neler yaşadım
 Mutluyken gönlüme keder bağladım
 Mecnun’dan Kerem’den beter ağladım
 Yalvarır yüreğim gel diye diye
 
 Bu hançer kemiğe çoktan dayandı
 Çağırdım yaramı sar diye diye
 Gençliğim bir çıra misali yandı
 Yalvarır yüreğim sev diye diye
 
 25 08 2008
 
 NEYLEYİM GELMEZSEN?
 
 Bilmem görür mü bu resti kaderim
 Bir fırtına gibi esti kederim
 Neyleyim gelmezsen çarem yok başka
 Sana duyduğum bir hevesti derim
 
 Kader diye diye yaşanan ana
 Hep çile hep keder getirdi bana
 Son defa uğradım senin kapına
 Neyleyim gelmezsen çarem yok başka
 
 İçimde kalsa da kurduğum düşler
 Yüzümden düşse de ah o gülüşler
 Hep umut taşırmış doğan güneşler
 Neyleyim gelmezsen çarem yok başka
 
 25 08 2008
 
 SEN BENİ, BEN SENİ
 
 Seninle mutlu bir yuvamız olsun
 Bu aşkı sürdürmek davamız olsun
 Ayırmasın Tanrım duamız olsun
 Sen beni sev, ben de seni delice
 
 Paylaşırız acı tatlı hayatı
 Bu aşkla süsleriz talihi bahtı
 El ele geçeriz biz o sıratı
 Sen beni sev, ben de seni delice
 
 Kırılma, gücenme darılma aşka
 Böylesine güzel hayat yok başka
 Olabilse herkes biz gibi keşke
 Sen beni sev, ben de seni delice
 
 18 08 2008
 
 EMRİVAKİ
 
 Ne aradım seni ne bulduğumsun
 Tanrının emriyle geldin gönlüme
 Ne hayal ettiğim ne umduğumsun
 Herkes gibi sende eldin gözümde
 
 Bilinmez aşk insanı nerede vurur
 Sevenler birbirini ne zaman bulur
 Yazan o, çizen o, yaşatan o’dur
 Her zaman tanrının dediği olur
 
 İlk görüşte aşkın ağına düştüm
 Ferhat gibi sevda dağına düştüm
 Gül dermeye senin bağına düştüm
 Tanrının emriyle geldin gönlüme
 
 18 08 2008
 
 TÜRKİYE’M
 
 Akıyor deresi buzdan bir oluk
 Gitmek istemiyor gelen her konuk
 Huzura salıyor aldığın soluk
 Cennetten bir köşe canım Türkiye’m
 
 Dağında taşında gizli tarihi
 Bu güzelliklerin yoktur tarifi
 Ben daha ölmeden gördüm cenneti
 Cennetten bir köşe canım Türkiye’m
 
 Misafire hürmet vefa burada
 Tadına doyum yok sefa burada
 Arama bulunmaz cefa burada
 Cennetten bir köşe canım Türkiye’m
 
 18 08 2008
 

 

Hüzün Yaprağı
 
 Geçmiyor seneler bir tek gün bile
 Kopmadı gönlümün takvim yaprağı
 Düşmüşüm bir kere ben o gün dile
 Dolmadı gönlümün hüzün yaprağı
 
 Beklerim Azrail pas geçer beni
 Mutluluk yerine yas seçer beni
 Kaderim kendine has biçer beni
 Kapansın üstüme atın toprağı
 
 Bir kurtuluş değil bu sürgün çile
 Solmadı kalbimin umut yaprağı
 Çırpındıkça battım ben her gün mile
 Dolmadı gönlümün hüzün yaprağı
 
 Tutma Kendini
 
 İşte gidiyorum dönüşüm olmaz
 Unutursun beni soran da kalmaz
 Belki de gözlerin buna dayanmaz
 Ağlamamak için tutma kendini
 
 Bu gün seninim ben ne istersen yap
 İster kul köle et istersen tap
 Yudumla ayrılık acı bir şarap
 Yıkılmamak için tutma kendini
 
 İşte gidiyorum bitmeli artık
 Sevda denizinde boğulduk battık
 Güneş doğarken biz gecede kaldık
 Haykırmamak için tutma kendini
 
 Yas...
 
 Yolunda tükendi bütün gençliğim
 Yokluğunla dolan gözlerim yasta
 Seni son bir defa görmek isteğim
 İçerimde kalan düşlerim yasta
 
 Kader değil ki bu sanki bir ceza
 Keder değildi bu sensizlik cefa
 Bedenim tutuştu kaçıncı defa
 Sensizliğe mahkûm yüreğim yasta
 
 Sonunda yıkıldı bütün hislerim
 Seni anlatan tüm şiirler yasta
 Kaderi hep böyle ben gibilerin
 Yârinden ayrılmış yürekler yasta
 
 Hicranım
 
 Bu aşkın sonu da önceki gibi
 Yeni bir veda mı yine mi hüsran?
 Kaldırmaz yüreğim böylesi derdi
 Bana bu reva mı yine mi hicran?
 
 Yandığım yeter artık yakmasınlar
 Ayrılığı boynuma sarmasınlar
 Darağacına beni asmasınlar
 Bana bu reva mı yine mi hicran?
 
 Benim sevdalarım hasretle geçer
 Yıkık dökük yine yenilir dünyam
 Su sızmaz araya ayrılık girer
 Bana bu reva mı yine mi hicran?
 
 İstemiyordum...
 
 Unuttum dedim ya yalandı sözüm
 Aklın bende kalsın istemiyordum
 Her gece hüzünle ıslandı gözüm
 Bunları bilmeni istemiyordum
 
 Asıldı ümidim darağacına
 Atıldı hayalim kara zindana
 Çekildi yüreğim bir inzivaya
 Bunları bilmeni istemiyordum
 
 Farz et ki kapandı bende sayfan
 Karalandı adın baştan aşağı
 Aslında bilmeni istemiyordum
 Senin yoluna ölen bu âşığı
 
 Suçlar Gibisin
 
 Boşuna mı sevdim bunca yıl seni?
 Ben sana geldikçe kaçar gibisin
 Her şeyden önce bir dost bildim seni
 Gizlimi saklımı saçar gibisin
 
 Meleğim diyorum şeytan çıkıyorsun
 Bebeğim diyorum çok şımarıyorsun
 Çiçeğim diyorum çıt kırılıyorsun
 Hiç ele gelmiyor uçar gibisin
 
 Ben mi davet ettim sanki hasreti?
 Bakışınla beni suçlar gibisin
 Bu mu senin gönlünün marifeti?
 Her sözünle beni taşlar gibisin
 
 Kolay Olsaydı
 
 Unuturdum seni kolay olsaydı
 Söylemezdim yürek yakan türküler
 Avunacak başka çare olsaydı
 Anlatmazdım senle dolu öyküler
 
 Geçmişim dünümsün sen bu günümsün
 Kalbimde biriken derin hüznümsün
 Çocukluğum gençliğim benim ömrümsün
 Unuturdum seni kolay olsaydı
 
 Görüyorsun ki bu nafile bir çaba
 Aldanıyor yüreğim her seraba
 Yeminle el koydum ben dört kitaba
 Unuturdum seni kolay olsaydı
 
 Ağladım...
 
 Gittin ya sevgilim çok uzaklara
 Yollarına bakıp bakıp ağladım
 Doldurdum kadehi aşk şarabıyla
 Her yudumda dalıp dalıp ağladım
 
 Yalnızlık koynumda arsız bir tutku
 Yoktun sen sevgilim ellerin yoktu
 Bu hasretlik inan yüreğime çoktu
 Hayaline dalıp dalıp ağladım
 
 Düşmeden dilimden düşmeden gözden
 Bitmeli artık bu ayrılık tezden
 Yaptığının farkı yok ki garezden
 Yüreğimi yakıp yakıp ağladım
 
 Hüzne Batmışım
 
 Seni sevdiğim o ilk günden sonra
 Arkadaşsız dostsuz yalnız kalmışım
 Geç oldu bunu fark ettikten sonra
 Boğazıma kadar hüzne batmışım
 
 Sevdan gözlerimi kör etmiş benim
 Bütün hislerimi köreltmiş benim
 Dünyamı başıma çökertmiş benim
 Boğazıma kadar hüzne batmışım
 
 Bir mazi canlanır gözümde yaşla
 Sensiz günlerime düne dalarım
 Beklerim yarını bin bir telaşla
 Boğazıma kadar hüzne batmışım 

 

Ayrılık Sarısı
 
 Yoktun sen kapının ardında yoktun
 Soldu ellerimde kırmızı güller
 Uzaktan uzağa bir hayal oldun
 Geçti gözlerimden o mutlu günler
 
 Kimi suçlasam ben kime ah etsem?
 Kime dert açıp da söyle ne desem?
 Razıyım yüzüne bir kez el sürsem
 Koptu yüreğimde tüm kıyametler
 
 Sensiz bir hayata attım adımı
 Ayrılık sarısı bütün çiçekler
 İsminin yanından sildim adımı
 Yalnızlık sancısı bu çekilenler
 
 Nerdesin Hasret Kaldığım
 
 Tüketti bitirdi beni bu illet
 Nerdesin kokusuna hasret kaldığım
 Uzaklardan benim için dua et
 Nerdesin sevdasına can adadığım
 
 Yüreğimde özlem paslı bir gama
 Adını yazarım buğulu cama
 Attılar zindana attılar dama
 Nerdesin gözlerine hasret kaldığım
 
 Yâd et senede bir name yaz gönder
 Nerdesin yollarına adım attığım
 İçimdeki hüznü umuda dönder
 Nerdesin sözlerine hasret kaldığım
 
 Saatlerim bir yıl yıllarım asır
 Kalem tutan elim bağladı nasır
 Gardiyan bakar kör duvarlar sağır
 Nerdesin düşlerine hasret kaldığım
 
 Hayalinleyim
 
 Hasretine çoktan alıştı ömrüm
 Dövüle dövüle sevda örsünde
 Daha ne dertlere katlanır gönlüm
 Her gece düşünde seni görsün de
 
 Bir hayalin kaldı ona el sürme
 Razıyım yıllarca bana gel deme
 İstiyorsan unut beni hiç sevme
 Bekleye bekleye tükensin ömrüm
 
 Hayalinle geçer yıllarım böyle
 Sürüne sürüne sevda yolunda
 İnsafsız olma sen merhamet eyle
 Ben seni yaşarım hayal olsan da 

 

Bir Gün Daha
 
 Ne mevsimler çare oldu ne günler
 Son duadan sonra geçti seneler
 Bitmiyor ayrılık bende çileler
 Sensiz bir gün daha battı ufkumda
 
 Günler başa döndü hayaller ziyan
 İçimde kalan tüm ümitler talan
 Gözyaşı mı tanrım bu aşktan kalan
 Sensiz bir gün daha battı ufkumda
 
 Hasretinle yandı sazın perdesi
 Yine sensizlik mi günün ertesi
 Gel, gel kapanıyor ömrün sahnesi
 Sensiz bir gün daha battı ufkumda

 

Çaresiz Kalan Adam

Ezildi yılların altında ömrüm
Kaderimi yazan çizen kalmadı
Yosun tutmuş çakıl taşına döndüm
Bir kerecik kıymet veren olmadı

Mekânım oldu kaldırım dipleri
Kördüğüm oldu bahtımın ipleri
Ey sevda ey gönül kalp sahipleri
Duyun bu çaresiz kalan adamı
Görün bu kimsesiz kalan adamı

Kimi sevdiysem de gülmedi yüzüm
Aşkta karşıma yar olan çıkmadı
Veda kurşununu namluya sürdüm
Dayadım alnıma kimse sıkmadı

O GÜNDEN BERİ

Ağlattığın günden beri
Hala ıslak kirpiklerim
Anlatılır gibi değil
Benim sensiz çektiklerim

Yüreğimde isyan çıktı çıkacak
Bende fırtınalara koptu kopacak
Anılar sırtımdan vurdu vuracak
Beni ağlattığın o günden beri

Ağlattığın günden beri
Dinmedi bende sağanak
Şu halime senden başka
Kimsem yok ki acıyacak

SEV DEME BANA

Seni unutmayı göze almışken
Beklenmedik anda gel deme bana
Hasreti masamda meze etmişken
Unutup maziyi sev deme bana

Açamam ki sana kalbimde bir yer
Olamam ki artık senle beraber
Ne haberin gelsin nede selam ver
Geçmişin hatırına sev deme bana

Ne bıraktın bana sağlam bir kalp mi?
Aşkına inancım hiç kalmadı ki
Bana o kadar çok yanlışın var ki
Bunları unutup sev deme bana

BİR AVUÇ KÜL

Gençliğimi bedel verdim sevdaya
Kahrettim, içlendim küstüm dünyaya
Yazık, utanarak döndüm Mevla’ya
Bir avuç kül bana maziden kalan
Bir avuç kül bana aşkından kalan

Söz gümüşse sükût altındı hani
Senin gönlün benim tahtımdı hani
Bu sevda talihim bahtımdı hani
Bir avuç kül bana aşkından kalan

Pişmanlık bir yara kanar da kanar
Ardından bu yürek yanar da yanar
El dile dolamış kınar da kınar
Bir avuç kül bana maziden kalan
Bir avuç kül bana aşkından kalan

SEVDİKÇE DOÐDUKÇA

Çınlar kulağımda tatlı bir ezgi
Dolar yüreğime aşk ile sevgi
Sevmeyen olamaz sevenin dengi
Sevdikçe öldüm ben doğdukça sevdim

Savaşta barışta her halükârda
Sevmekte zarar yok yüreğim kârda
Tatmayanlar aşkı hala inkârda
Sevdikçe öldüm ben doğdukça sevdim

Kıyamete kadar vaktim var iken
Aynı yolda işte gül ile diken
Öyle bir duygu ki kalpte biriken
Sevdikçe öldüm ben doğdukça sevdim

Har düşmüş yüreğe neylesin Ali?
Bir gören çıksın da söylesin hali
Kimseye kalmıyor dünyanın malı
Sevdikçe öldüm ben doğdukça sevdim

Han bu işte Mevla’m sende saklı sır
Bilmem ki bu dönen kaçıncı asır
Aşktan gayriye hem körüm hem sağır
Sevdikçe öldüm ben doğdukça sevdim

UNUTAMIYOR…

Çoktan aştım alkol duvarlarını
Kadehimden sanki keder damlıyor
Nasıl sevmişim ki ben o kadını
Unutmuyor gönlüm unutamıyor

Yarım kalmış düşler sonu bellisiz
Kurtulmak imkânsız aşktan bedelsiz
Günlerim ışıksız dudağım dilsiz
Unutmuyor gönlüm unutamıyor

Kanatıyor hicran yaralarımı
Sanki ciğerime zehir doluyor
O kadın öyle bir yaktı canımı
Unutmuyor gönlüm unutamıyor

ASUMAN

Şarkıymış şiirmiş bunları boş ver
Salına salına yürü Asuman
Pencereme sen her sabah doğuver
Kara gözlerimin feri Asuman

Şımarık halinde bir hüzün saklı
Bambaşka gülüşün bu yüzün farklı
Vurgundur sana bu, bir garip şarklı
Kara gözlerimin feri Asuman

Gönül bahçesinde sevda kelebeği
Gel çiçeklerime bal var Asuman
İtiraf ediyorum sana gerçeği
Gel benim dünyamda aşk var Asuman

AYRILIK YASI

Efkâra dem olur hüznüm bu gece
Yalnızlığa kadeh kaldırır elim
Uykulara dalmaz gözüm bu gece
Tuttuğum ayrılık yasıdır benim

İflas bayrağını çekmiş hislerim
Ortaya dökülmüş saklı gizlerim
Yokluğunla geçip gitmiş dünlerim
Tuttuğum ayrılık yasıdır benim

Gün doğacak biraz sonra ufuktan
Sensizliğe bir gün daha eklerim
Bana ettiğin bu zulümden utan
Tuttuğum ayrılık yasıdır benim

YAŞAMAYA ÇALIŞACAÐIM

Kızsam da sevgilim el oluşuna
Buna kader diye katlanacağım
Söz vermiyorum amma bir ihtimal
Sen üzülme diye yaşayacağım

Gelir diye beklerdim el olmasaydın
Günü güne ekerdim son bulmasaydın
Keşke beni vuran sen olmasaydın
Böylede yaşamaya çalışacağım

Yarınımdan çıktın hayatımdan da
Yıllar geçse dün gibi anlatacağım
Ne zaman gelse ölüm aklıma
Sen üzülme diye yaşayacağım

KADER MAHKÛMU

Hiçbir mazeret haklı çıkarmaz
Aklamaya yetmez benim suçumu
Sonradan pişmanlık işe yaramaz
Günahını çeker kader mahkûmu

Bilemezsiniz
Günlerin burda asır olduğunu
Bilemezsiniz
Kalplerin dört duvar nasır tuttuğunu
Bilemezsiniz
Kimlerin burda nasıl durduğunu
Günahını çeker kader mahkûmu

Benim değildi o tetik çeken el
Ne eşim ne dostum olmadı engel
Dört duvar için mi bu ömür bedel
Günahını çeker kader mahkûmu

PUSULU FOTOÐRAF KARESİ

Puslu bir fotoğraf karesi gibi
Hayatımın sensiz geçen her günü
Belki bir itiraf bir özür gibi
Pişmanlıkla başlar biter her günü

Kan ağlattı bana iki gözümden
Tebessüm maskesi düştü yüzümden
Döndürdü çaresiz beni sözümden
Hayatımın sensiz geçen her günü

Tozlu bir albümde saklanmış gibi
Hayatımın sensiz geçen her günü
Bak senin önünde diz çökmüş gibi
Sana bin niyazla geçer her günü

Gözümün Nur'u

Gözlerim seninle görür alemi
Yokluğunda kader yazar elemi
Ben aşkına verdim gönül kalemi
Seviyorum seni gözümün Nur'u

Sen bana Mevla'mın emanetisin
İnciden zümrütten çok kıymetlisin
Sevdiğim sen bu candan değerlisin
Seviyorum seni gözümün Nur'u

Bunca yıl baş koyduk aynı yastığa
Bu aşkı yaşadık ilk gün tadında
Ne olursa olsun senin yanında
Yüreğim senindir dünyamın Nur'u

Ne ayrıldık senle ne ayrı kaldık
Ne kavgamız oldu nede darıldık
Biz her sabah sarmaş dolaş uyandık
Gönlümün kadını sevdamın Nur'u

Seni Bekledim

Günler gelip geçti seneler oldu
Her asrın sonunda seni bekledim
Bilmem kaçıncı kez kıyamet koptu
Her iki cihanda seni bekledim

Mecnun'dan Ferhat'tan kaldı yadigar
Hiç gizlenmedi ki aşk hep aşikar
Aslı ile Kerem kadar fedakar
Çöllerde kutupta seni bekledim

Hasretinle yıkık perişan halim
Her yangın sonunda seni bekledim
Hayalinle deli olmuş gezerim
Her vurgun sonunda seni bekledim

GÖR

Bakma yüzümdeki şu tebessüme
Gel gel birde beni ağlıyorken gör
Aldanma sen benim bu gülüşüme
Gözlerimden yaşlar akıyorken gör

Alsalar canımı ah demez dilim
Açsalar bağrımı dur demez elim
Ben gördüğün kadar mutlu değilim
İçimde bir ateş yanıyorken gör

Hep kederle dolu bu maskenin ardı
Gel birde kendimi sorgularken gör
Her şarkıda benim bir sırrım vardı
O sihirli sözü vurgularken gör

UNUTTUÐU OLDUM

Sevdasını damarıma zerk etti
Bağımlısı oldum ben günden güne
Sebep yokken inadıma terk etti
Unuttuğu oldum ben günden güne

Her şey güzeldi sonradan çark etti
Onu sevdiğimi çok geç fark etti
Gönlü bir dert limanına park etti
Unuttuğu oldum ben günden güne

Her gün vurdu felek beni darp etti
Şikâyet etmedim ben bir gün bile
Bu gönül derdiyle boşa harp etti
Esiriyim onun dünden bu güne

YALANSIZ SEVDA

İnkâra gerek yok her şey ortada
Yıprandı sevdamız geçen zamanla
Sonunda seninle ayrıldık amma
Yalansız bir sevda yaşattım sana

Dilimde duaydı ahım olmadı
Bir kere bıkıp eyvahım olmadı
Tek seni sevdim günahım olmadı
Yalansız bir sevda yaşattım sana

Hiç kusur arama arama boşa
Elden ne geldiyse harcadık aşka
Tahir'den Kerem'den Mecnun'dan sonra
Yalansız bir sevda yaşattım sana

AH ŞU BENİM

Ah şu benim kara gözlerimde ki,
Seninle başlayan yağmur dinmedi.
Ah şu benim kırık ellerimde ki,
Seninle kanayan yara geçmedi.

İçerim bıkkın içerim yılmış
Sensiz an saat değil yılmış
Yokluğun bana dert sayılmış
Senin başlayan yağmur dinmedi

Ah şu benim yarım hayallerimde
Seninle başlayan yağmur dinmedi
Ah şu benim yalan gülüşlerimde
Seninle olmayan ömür bitmedi

İNSAN

Üst üste gelince bütün çileler
Ağlar gözyaşında boğulur insan
Bir asır olup da geçmez geceler
Yanar yalnızlıkta kavrulur insan

Can emanet konmuş yorgun bedene
Ne yaşanacaksa yazgı kadere
Bir meçhul yol var ki giden gidene
Bu matem içinde kahrolur insan

Birbirine benzer tüm ayrılıklar
Her aşkın sonunda üzgündür insan
Yüreğini kanatır yalnızlıklar
Bu sevda yolunda küskündür insan
 

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Bu şiirlerin her türlü telif hakkı şairin kendisine veya temsilcilerine aittir.

Son Güncelleme ( Thursday, 21 May 2009 )
 
Üye Menüsü