Index BİYOGRAFİLER PROFESYONEL BİYOGRAFİLER |
| Asu Maralman |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Sunday, 27 May 2007 | |
20 Åžubat 1948) Asu Maralman’ın çocukluÄŸu Bakırköy ve Üsküdar’da geçmiÅŸtir. 5 yaşındayken piyano dersleri almaya baÅŸlayan Maralman’ın, annesi birtakım derneklerde ablası Nonna Bella ile müzik çalışmaları yaptığı için, müzikle içiçe büyüdüÄŸü söylenebilir.Nonna Bella daha sonraki yıllarda Türk Pop’unun önemli isimlerinden biri olmuÅŸtur. 1961 yılında ablası ve Asu Maralman Caddebostan Gazinosu’nda düzenlenen ses yarışmasına katılmıştır.Yarışma da Fransızca olarak seslendirdiÄŸi Siyah Orfe filminin müziÄŸiyle tüm jüriyi etkileyen Asu Maralman ablasını bile sollayarak yarışmanın birinicisi olmuÅŸtur.. Yarışmadaki baÅŸarısından 2 yıl sonra, 15 yaşında Jirayr Çarkçı ve Jirayr Aslanyan gibi ustalardan ÅŸan ve solfej dersleri almaya baÅŸlamıştır ve geleceÄŸini tamamen müzik üzerine yoÄŸunlaÅŸtırmıştır. Derslerdeki baÅŸarısının ardından 'Leblebici Horhor' adlı operette ustalarının da yardımıyla önemli bir rol elde etmiÅŸtir.Aynı yıllarda İtalyan Okulu’na devam ederek eÄŸitimine ve sahnelerde boy göstermeye baÅŸlayan ablası Nonna Bella’ya vokal yaparak para kazanmaya baÅŸlamıştır. 1966 yılında UÄŸurtan Günal Orkestrası ile çalışmaya baÅŸlayan Maralman profesyonel olarak bu dünyaya ilk adımını atmıştır. Orkestranın erkek solisti Orhan Åževki’dir. Bir yıl sonra, 1967’de Eylül ayında evleneceÄŸi ve 12 yıl evli kalacağı Orhan Åževki ile bu sayede tanışmıştır. Evlilikten hemen sonra Orhan Åževki kendi orkestrasını kurmuÅŸtur ve çift çalışmak için Adana’ya yerleÅŸir.9 aylık bir süreden sonra o yıllarda çok popüler olan ve diÄŸer salonlarında Åženay, Ümit Aksu, Ayten Alpman ve Åžerif YüzbaşıoÄŸlu gibi isimlerin çalıştığı Hilton’dan aldıkları teklif üzerine yeniden İstanbul’a yerleÅŸmiÅŸlerdir. Asu Maralman, 1971 yılında zamanın en büyük plak ÅŸirketlerinden biri olan Diskotür ile anlaÅŸma imzalayarak "Bir Görsem Ölmeden" adlı ilk 45’lik plağını piyasaya sürmüÅŸtür.Sözlerindeki cüretkarlık yüzünden ses getiren parçanın müziÄŸini “Kiev’deki Adam”’ın müziÄŸinden esinlenerek OÄŸuz Zulik, sözlerini ise Ümit YaÅŸar OÄŸuzcan özellikle Asu Maralman için yazmıştır.Parça aylarca zamanın ünlü müzik dergilerinden biri olan Hey dergisinin listelerinde boy göstermiÅŸtir. İlk plağı sayesinde büyük ün kazanan Asu Maralman aynı kazancı parasal olarak da gerçekleÅŸtirmek için önüne yığılan onlarca kontrat arasından Sel Plak’ın ÅŸartlarını benimsemiÅŸ ve ciddi anlamda büyük sayılabilecek ilk parayı bu kontrat sayesinde kazanmıştır.Sel Plak o yıllarda Selda’nın plaklarıyla güç kazanmış ve bu gücünü akıllıca kullanan ÅŸirket yönetimi sayesinde , bir yıl içinde tam üç ayrı Asu Maralman plağı ile piyasayı zorlamaya baÅŸlamıştır.Bu üç plaktan ilki Türk Pop’unun o yılardaki önemli ismi Reyman Eray’la desteklenen Anadolu Pop tarzındaki “Oy Lelli Köy”’dür.Sel Plak’ın piyasaya sürdüÄŸü ikinci 45’lik Orhan Åževki ile düet olan "Hudey Hudey"’, üçüncüsü ise Türk Pop’unun en güzel plaklarından biri olarak gösterilen ve 1972’de piyasaya sürülen "Dile Benden Ne Dilersen / Bana Güzel Bir Åžey Söyle"’dir. B yüzündeki “Bana Güzel Bir Åžey Söyle” adlı parça, 1980 yılında Hollanda’da gerçekleÅŸtirilen Eurovision Åžarkı Yarışması’na katıldığımız, Ajda Pekkan’ın seslendirdiÄŸi dillerden düÅŸmeyen Petrol’ünde yazarı olan Åžanar Yurdatapan’a aitti ve tüm Türkiye’de fırtınalar estirmiÅŸti. Bu katmerli ÅŸöhret sayesinde Asu Maralman Zeki Müren’in ilgisini çekerek, onun kadrosunda sahne almaya baÅŸladı. Zeki Müren o yıllarda Erenköy Lalezar gazinosunda sahne almaktaydı. 1973 yılında yeni sayılan plak ÅŸirketlerinden Evren’le anlaÅŸan Asu Maralman’ın o yıl içinde "AÅŸk mı Borçlandım Sana / AÅŸk Zindanı" adlı 45’lik plağı piyasaya sürülmüÅŸtür.Kendisinin bile beÄŸenmediÄŸi bu plaktan hemen sonra aynı ÅŸirketten çıkan Bora AyanoÄŸlu’nun yazmış olduÄŸu “Recep” ise yine Anadolu Pop tarzındadır ve yine Türkiye’yi kalbinden vurmuÅŸtur.Aynı yılın sonlarında her sanatçıda olduÄŸu gibi Maralman’da da yurtdışına açılma isteÄŸi baÅŸlamıştır.Zaten uzun zamandır baÅŸlayan iÅŸ iliÅŸkileri sayesinde Hugues Aufray’ın davetiyle Paris’e yerleÅŸen Orhan Åževki ve Asu Maralman kısa bir süre sonra diÄŸerleri gibi tutunamayıp Türkiye’ye dönmüÅŸlerdir. |




