Besteciler.org 2006-2016
Anasayfa arrow AdanZye arrow Index arrow BİYOGRAFİLER arrow PROFESYONEL BİYOGRAFİLER   
Wednesday, 10 June 2026

bestecilerlogo01.jpg

HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ð |H |I |Ý |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Þ |T |U |Ü |V |Y |Z

Index arrow BİYOGRAFİLER arrow PROFESYONEL BİYOGRAFİLER

Ahmet Avni Konuk PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Sunday, 27 May 2007
Sample Image   HTML clipboard Zekai Dede'nin en yekta çırağı Ahmet Avni Konuk, hocası Zekai Dede vefat ettiÄŸinde tarifsiz bir acı içinde kalır. Bu acının ateÅŸiyle güftesini yukarıya yazdığımız Suzidil Mersiye Kar'ı Hafif usûlünde besteleyerek hocasına ithaf eder. Çıraklarından Dr. Emin Kılıç Kale'ye "OÄŸlum eÄŸer Suzidil Mersiye Kar'ı yapıp Hoca'ya ithaf etmeseydim asla kendime gelemezdim"der. Selanikli Esad Dede'den tasavvuf, Zekai Dede'den musiki meÅŸk eden ve Türk Klasik Musikisi'nin klasik formlarına ve kurallarına sonuna kadar baÄŸlı kalan bu büyük bestekar ve düÅŸünce adamı, sapla samanın bir birine karıştığı günümüzde ne yazık ki yeterince bilinmemektedir. Çünkü "bilenler söylemiyor, söyleyenler bilmiyor".
 
 Çırağı Dr. Emin Kılıç Kale kendisine "Efendim Zekai Dede nasıl bir insandı, birazcık bahseder misiniz?" diye sorduÄŸunda cevabı "OÄŸlum ben daha böyle aşık bir insan görmedim" olmuÅŸ ve baÅŸka bir ÅŸey söylememiÅŸtir. Bir ehl-i aÅŸk olan Zekai Dede bir çok deÄŸerli çırak bırakmıştır. Bu çıraklardan birisi de ünlü bir musikiÅŸinas olan Rauf Yekta Bey'dir. Rauf Yekta Bey bir sohbette Emin Kılıç Kale'ye "Hepimiz Hoca'ya(Zekai Dede) hizmet ettik, onun çıraklarıyız, fakat Hoca'nın yolundan sapmadan giden yalnızca Ahmet Avni oldu" demiÅŸ ve onun hocası Zekai Dede gibi yaman bir ehl-i aÅŸk olduÄŸunu teslim etmiÅŸtir. O nedenle Ahmet Avni Bey, "AÅŸk"ın musikisi olan musikimizde ölümsüz örnekler vermiÅŸ bir ehl-i aÅŸk, bir fem-i muhsindir.
 
 Hayatı hakkında fazla bir bilgiye sahip olmadığımız Ahmet Avni Konuk, Kadı Alî-zâde İbrâhim Efendi’nin oÄŸlu balmumu taciri Mûsâ Kâzım Efendi ile tacir Buhârâlı Hâfız Mustafa Efendi’nin kızı Fatma Zehrâ Hanım’ın oÄŸludur. 1868 [1285 H] yılında İstanbul’da doÄŸdu. 9-10 yaÅŸlarında iken babasını ve birkaç ay sonra annesini kaybetti. Öksüz kaldığı zaman mahalle mektebini (ilkokul) bitirmiÅŸ, bu yıllarda hıfzını bitirerek “hâfız” olmuÅŸ ve Galata rüÅŸdîyesine (ortaokul) gidiyordu. 1884 [1301 H]’de DârüÅŸÅŸafaka’nın üçüncü sınıfına imtahanla kaydoldu, 6 yıl okuyup 1890 [1307 H]’da bitirdi ve ÅŸehâdetnâme aldı. Aynı yıl, padiÅŸah II. Abdülhamid’in emri ile yirmi bir yaşında “İttihat Postahanesi”nin Galata’da bulunan “Müdüriyet Kalemi KâtipliÄŸi”ne 400 kuruÅŸ maaÅŸ ile atandı.1898’de Mekteb-i Hukuk-i Åžâhâne’yi birincilikle bitirdi. 1909 [1327 H]’da “Posta Mesalih MüdürlüÄŸü”ne getirildi ve I. Dünya Savaşı sonuna kadar, iÅŸgal yıllarında da bu görevini yaptı. 1922’de İstanbul’da kalmak ÅŸartı ile, Ankara hükûmetinin Posta umum müdür muavini oldu ve 8 yıl bu görevde kaldı. 1 Eylül 1930’da umum müdürlük hukuk müÅŸaviri oldu. İsteÄŸi üzerine 1933 yılında emekli oldu. Posta ve Telgraf Yüksek Mektebi ile Yüksek Mühendis Mektebi’nde (Teknik Üniversite) uzun yıllar postacılık kürsüsünü iÅŸgal etti. Zekai Dede'nin bu ölümsüz çırağı 19 Mart 1938 de aramızdan ayrıldı. Merkezefendi mezarlığında topraÄŸa verildi.
 
Üye Menüsü