Index BİYOGRAFİLER PROFESYONEL BİYOGRAFİLER |
|
Yazar Administrator
|
|
Wednesday, 23 May 2007 |
Yesâri Âsım Arsoy,1900 yılında Drama’da doÄŸdu.Asıl adı Mustafa Asım’dır.Kendisinin verdiÄŸi bilgilere göre ataları Avrupa’ya yapılan akınlar sırasında Konya’dan göç ederek Drama’ya yerleÅŸmiÅŸler.Babasının dedesi ÅŸeyh Ömer Efendi,Prizren’de bir tekke yaptırmış,sol eli ile yazı yazan tanınmış bir hattatmış.Arsoy ve ablası da sol ellerini kullandıkları için “Yesâri” sıfatını almışlar. Aile isimleri “HacıyaÅŸarlar”dır.Bergofça’lı Ömer Lütfi Efendi ile Zübeyde Hanımın oÄŸludur.İlkokul idadi öÄŸrenimini tamamladıktan sonra ailesiyle önce İstanbul’a,sonra 1917’de Adapazarı’na yerleÅŸtiler.Çalışma hayatına 1920 yılında Antalya’da bulunan “Loid Triestino” vapurları acenteliÄŸinde kâtip olarak baÅŸladı;sekiz ay kadar burada çalıştı.Aynı yılın sonunda ailesi Adapazarı’ndan geri İstanbul’a dönmüÅŸtü.Antalya’dan ayrılarak İstanbul’a geldikten bir süre sonra yeni bir iÅŸ dolayısıyla İzmit’e gitti.Fehmi Tokay’ın aracılığı ile önce İzmit mâliye dairesine,sonra “Tabacos Tütün GümrüÄŸü”ne girdi.Burada bir buçuk yıl çalıştı,ardından Galata gümrüÄŸündeki komisyoncularının birinin yanına kâtip oldu.Bunlardan baÅŸka muhasebecilik,avukat kâtipliÄŸi gibi iÅŸler yaptı.Hiçbirinde sürekli olarak çalışmadı.En sonunda bu gibi iÅŸleri bırakarak kendisini tamamıyle mûsikî çalışmalarına verdi.1954 yılında kısa bir süre için İstanbul Radyosu’nda da çalışmıştır. Sesi güzel olduÄŸu için çocukluk yıllarında mahallesinin câmiinde ezan okurdu.Çok dindar olan babasının “Hâfız”olması için yaptığı baskılara raÄŸmen hâfız olmadı.Dayısı Hâfız Mehmed Efendi’den aldığı dersleri de yarı bıraktı.Mûsikî çalışmalarına Adapazarı’nda baÅŸladı.Önceleri baÄŸlama çalarken,sonra bunu bırakıp Ud çalmayı denedi.Ciddî mûsikî çalışmalarına ilk hocası “Rehber-i Terakki” okulu öÄŸretmenlerinden Recai Bey ile bando öÄŸretmeni Hikmet Bey'dir.İstanbul'a taşındıklarında Fatih'te oturdular.KomÅŸusu olan Udî Refet,Kemanî Namık,Kanunî Süreyya ve İzzettin Hümâi’den eski eserleri öÄŸrendi. İzmit’te çalıştığı yıllarda orada Bayındırlık müdürlüÄŸü mühendisi olan Fehmi Tokay ile Zeki Ârif Ata ergin’i tanıdı,bilgisini ilerletti.Mûsikî çevrelerine girdikten sonra Hâfız ÂÅŸir Efendi,Bahriyeli Åžahap,Hâfız Osman Efendi,Arap YaÅŸar gibi ses sanatkârlarıyla iliÅŸki kurdu.Udî Selânikli Ahmed Efendi’den istifadeler saÄŸladı.Anadolu turneleri düzenleyerek sazı ve sesi ile katıldığı programlar yaptı.Sanatta kısırlığa neden olduÄŸu gerekçesi ile 1949 yılında evlendiÄŸi Zehra Hanım’dan 1954’de boÅŸandı. Bestekârlığa 1930’larda baÅŸladı.İbnülemin Mahmud Kemal İnal’a verdiÄŸi bilgiye göre ,1958 yılı itibariyle iki yüz onbir eser besteledi.Bugün bilinen serlerinin sayısı iki yüz elli civarında olduÄŸu sanılıyor.En tanınmış olanları yüz on kadardır.Bir çoÄŸu unutulmuÅŸ ya da koleksiyoncuların elinde kalmıştır.Kendine özgü bir uslûb ve sanat anlayışı ile beste yapmıştır.Plâklara en çok eseri okunan sanatkârlar arasındadır.Ayrıca kendisi de Ud çalarak ya da baÅŸka sazların eÅŸliÄŸinde hayli plâk doldurmuÅŸtur.Aynı zamanda ÅŸiirle uÄŸraÅŸan Arsoy,eserlerinin çoÄŸunu sözlerini kendisi yazmıştır.
|