Index BİYOGRAFİLER PROFESYONEL BİYOGRAFİLER |
| Şükrü Tunar |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Wednesday, 23 May 2007 | |
1907'de Edremit'te doÄŸdu. Hasan adlı bir iÅŸçinin oÄŸludur. Ailesi içinde musikiyle uÄŸraÅŸan hiç kimse olmadığı halde musiki yeteneÄŸi pek küçük yaÅŸlarındayken ortaya çıktı. İlkokul çağındaki Åžükrü, eline geçen bir teneke düdük ile ÅŸarkılar, türküler çalmaya baÅŸladı, 1. Dünya Savaşı yıllarında Edremit'e gelen bir bando takımında klarnet çalan bir asker gördükten sonra klarnete heves etti. On üç yaşındayken elde ettiÄŸi klarnetle musikiye baÅŸladı. Ancak, o yıllarda babası ile üç amcası da askere alınmıştı. Genç Åžükrü ailesinin bütün geçim yükünü üstlenmek zorunda kalınca musiki dışında pek çok iÅŸe girip çıktı. 1921'de ailesiyle birlikte Edremit'ten İzmir'e göç etti. İzmir Musiki Cemiyeti'ne girdi; ilk ciddi musiki bilgilerini bu cemiyette öÄŸrendi. İki yıl sonra İstanbul'a geldi; Üsküdar Musiki Cemiyeti'ne girdi, iki yıl bu cemiyetin çalışmalarına katıldı. İstanbul'da besteci Muallim Kazım Bey'le (Uz) tanıştı; kendisinden makam, usul, nazariyat dersleri alarak genel musiki bilgisini ilerletti. Ama hiç kimseden klarnet dersi almadan sazında kendi kendini yetiÅŸtirdi. Nota bilgisini de kendi çabalarıyla geliÅŸtirdi. Kazım Uz'un aracılığıyla mehter takımına girdi. Uzun yıllar İstanbul ve Ankara radyolarında, saz salonlarında, gazinolarda klarnet çaldı, plaklar doldurdu. 15 Temmuz 1962'de Cumhuriyet Gazinosu'nda Zeki Müren'e eÅŸlik ederken geçirdiÄŸi bir kalp krizi sonucu sahnede öldü. Åžükrü Tunar, Türk musikisinde klarnet denilince akla ilk gelen musikicidir. Çok saÄŸlam, güçlü bir tekniÄŸi vardır. TekniÄŸi de, üslubu da tamamıyla kendine özgüdür. Klarnetten son derece parlak, bir anda kulağı okÅŸayan, çok güzel sesler çıkarırdı. Perde baskıları kusursuzdu. Sazının da gerektirdiÄŸi gibi, Tunar ritm duygusu çok yüksek bir sanatçıydı. Üstün tekniÄŸi ve musiki seviyesiyle daima aranan bir icracıydı. Musiki zevkiyle fasıllardaki, taksimlerindeki, oyun havalarındaki ve soliste eÅŸlik ederkenki üslubu, tavrı, süslemeleri birbirinden farklıydı. Özellikle zeybek, çiftetelli, sirto, longa, karşılama gibi oyun havalarındaki üstadlığı eriÅŸilmez seviyedeydi. Taksimleri de çok güzeldir. Türk musikisinde saksofonu da çok güzel çalardı. Hiç ÅŸüphesiz, Åžükrü Tunar benzersiz klarnetiyle musikide silinmez bir iz bırakmış, unutulmaz bir klarnet üstadıdır. Tunar bestekarlıkla da uÄŸraÅŸmıştır. Bazı ÅŸarkıları piyasada sık sık okunmuÅŸtur. Kürdilihicazkar "Gözü ceylan gözüdür, bakışı mestanedir"., hüzzam "Ay öperken suların göÄŸsünü, sahilde yıkan", hüseynî "Geçti sevdalarla ömrüm ihtiyar oldum bugün" güfteli ÅŸarkıları güzel eserlerdir. Bir peÅŸrev ile iki saz semaisi ve birkaç güzel oyun havası da bestelemiÅŸtir. Ancak, onu musikide unutulmaz kılan yanı icracılığıdır. |




