Besteciler.org 2006-2016
Anasayfa arrow AdanZye arrow Index arrow BİYOGRAFİLER arrow PROFESYONEL BİYOGRAFİLER   
Wednesday, 10 June 2026

bestecilerlogo01.jpg

HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ð |H |I |Ý |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Þ |T |U |Ü |V |Y |Z

Index arrow BİYOGRAFİLER arrow PROFESYONEL BİYOGRAFİLER

Şerif İçli PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Wednesday, 23 May 2007
Sample Image Åžerîf İçli, 20 Aralık 1899 tarihinde BeÅŸiktaÅŸ’ta doÄŸdu. Hacı Ahmed Efendi ile Åžöhret Hanım’ın oÄŸludur. Mahallesindeki ilkokulu bitirdikten sonra orta öÄŸrenimini BeÅŸiktaÅŸ’taki “Âfitab-ı Maarif RüÅŸtiyesi”nde tamamladı;yüksek öÄŸrenime devam etmedi. ÇocukluÄŸu Ortabahçe’de geçmiÅŸtir. I. Dünya savaşı yıllarında “Orman ve Maadin Nezareti”nde resmî göreve baÅŸladı. AskerliÄŸini Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluÅŸundan sonra Ankara’da yaptı. Terhisinden sonra “İktisat Vekâleti”nde arÅŸiv memurluÄŸuna tayin edildi. Bir yandan da bir saz salonunda Ud çalıyordu. Bu nedenle memuriyetten ayrılmak zorunda kaldı. Åžerîf İçli için bu yıllar çeÅŸitli maddî sıkıntılarla geçmiÅŸtir. Mûsikî ile uÄŸraÅŸmanın geçimini saÄŸlamadığını görünce, bazı dost ve arkadaÅŸlarının aracılığı ile, yeniden aynı bakanlıkta baÅŸka bir göreve getirildi. 

Bir Ud sanatkârı olarak sanatsever ve kültürlü çevrelerde aranıyor, zaman zaman Çankaya KöÅŸkü’ne çaÄŸrılıyordu. 1938 yılında Ankara Radyosu yayın hayatına baÅŸlamış, tanınmış bir sanatkâr grubu bu kuruluÅŸta toplanmıştı. Åžerîf İçli de bu yıllarda “KaÅŸeli Sanatkâr”olarak radyoevinde çalıştı. O zamanki yasaların çıkardığı engeller dolayısıyla yayınlarda “EÅŸref Kadri” takma adını kullandı. Yirmi bir yıllık memuriyet hayatından sonra 1946 yılında Hakkı Derman, Mefharet Yıldırım, Mustafa ÇaÄŸlar’la birlikte istifa ederek Maksim Gazinosu’nda çalışmak üzere İstanbul’a nakletti. Sanat hayatını bundan sonra bestekârlık, plâk çalışmaları, gazino sanatkârı olarak sürdürdü;özel dersler verdi. 

Hakkı derman, Åžükrü Tunar gibi her biri kendi alanında sazının hakimi olmuÅŸ sanatkârlarla aynı sanat anlayışı içinde, hâlâ hâfızalardan silinmemiÅŸ olan çok güzel icrâ örnekleri verdi. İstanbul Radyosu’nun açılışından sonra programlara katıldı. Son yıllarında “ÅŸeker hastalığı ve damar sertliÄŸi”nden tedavi altındaydı. 1956 yılının ÅŸubat ayının üçüncü günü, bir programa geç kaldığı için, radyoevinin yakınında bulunan evinden acele ile yürüyerek gelmiÅŸ ve provaya katılmıştı. Bu sırada fenalaÅŸarak arkadaÅŸlarının kolları arasında hayata gözlerini yumdu. Ertesi günü kalabalık bir cemaatle kaldırılan cenazesi Feriköy mezarlığında topraÄŸa verildi. 

Mûsikîye çok küçük yaÅŸlarında heves etti. İlk mûsikî çalışmalarına on sekiz yaşında iken Nakiye Hanım’dan ders alarak baÅŸladı. Yine aynı yıllarda Ud çalmaya uÄŸraşıyordu. Neyzen İhsan Bey’in kurduÄŸu “BeÅŸiktaÅŸ Mûsikî Kulübü”ne 1921 yılında girdi ve Hakkı Derman’la bu sıralarda tanıştı. Bir ömür boyu sürecek olan sanat arkadaÅŸlığının temeli böylece atılmış oldu. İhsan Bey’in gayreti ile mûsikîmizin pratik ve teorik yönlerine ait geniÅŸ bilgi elde etti. Mûsikî dünyasında ilerlemesi ve tanınması hızlı olmuÅŸtur. 

Bestekârlığa 1924 yılında baÅŸladı. İlk eseri “Gelmeseydin âleme, görmeseydim ben seni” güfteli UÅŸÅŸak ÅŸarkısıdır. İkinci eserini Saba makamından besteledi. Sözleri “Pür zemzeme bir beste-i zîruh-i emelsin”olan bu ÅŸarkının sözlerini,  “Neydin güzelim sen, güzelim dün gece neydin ?” olarak deÄŸiÅŸtirmiÅŸtir. Fakat onun asıl ününü temin eden, 1927 yılında Süleyman Nazif’in “Derdimi ummana döktüm , asumâna inledim” mısraı ile baÅŸlayan ÅŸiirine yapmış olduÄŸu Ağır Aksak usûlündeki Hicaz ÅŸarkısıdır. Daha sonra verimli bir bestekâr olarak güzel eserler besteledi. Eserlerinin çoÄŸu , zamanının ses sanatkârları tarafından plâklara okundu;halk arasında çok tutundu. Kendine has, duygulu ve tekniÄŸi saÄŸlam eserler yaptı. Eserlerinde özellikle prozodi hatası yapmaması ile dikkati çeker. 

İcrakâr olarak Nevres Bey, Refik Tâlat Bey, Åžerîf Muhiddin Targan gibi teknik bir saz olmamakla beraber, eÅŸlik  etmedeki ustalığı, temiz icrâsı ile tanınmış bir Udî idi. Çok güzel fasıl çaldığını herkes kabul eder. Aynı zamanda iyi bir hanende olduÄŸundan fasıllara sesi ile katılırdı. Uzun yıllar emek vererek vücuda getirdiÄŸi nota koleksiyonunu, ölümünden sonra Ankara Radyosu satın aldı. halen TRT Müzik Dairesi BaÅŸkanlığı arÅŸivinde bulunmaktadır. 

Åžerîf İçli, Sıdıka Hanım’la evliydi. Bu eÅŸinin ölümünden sonra 1945 yılında ikinci kez evlendi;dört çocuÄŸu dünyaya geldi. Kızı Sadiye İçli de ses sanatkârlığı yapmıştır. Günümüz bestekârlarından Dr. Selahaddin İçli, Åžerîf İçli’nin yakın akrabasıdır. 

 
GiriÅŸ
Üye Menüsü