Besteciler.org 2006-2016
Anasayfa arrow AdanZye arrow Index arrow BİYOGRAFİLER arrow PROFESYONEL BİYOGRAFİLER   
Wednesday, 10 June 2026

bestecilerlogo01.jpg

HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ð |H |I |Ý |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Þ |T |U |Ü |V |Y |Z

Index arrow BİYOGRAFİLER arrow PROFESYONEL BİYOGRAFİLER

Sümer Ezgü PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Wednesday, 23 May 2007
Sample ImageZaman zaman televizyon programları yapılır, röportajlar yazılır, kiÅŸilerin renkli hayatları anlatılır. Renkli hayat nedir, renksiz hayat nedir? Renkli hayat, bir alanda deÄŸil, deÄŸiÅŸik alanlarda, çalışarak uÄŸraÅŸarak geçen hayat, olmalı...”
 
 7 Temmuz tarihli Milliyet Gazetesi’nde Hasan Pulur böyle baÅŸlıyordu Sümer Ezgü’yü anlatmaya...
 Selanikli Çerkez bir anneanne ile Burdurlu bir dedenin serüveniyle baÅŸlar Sümer Ezgü’nün öyküsü. Dede Adapazarı’nda askerlik yaptığı sırada tanışır anne anne ile. Evlenirler ve Burdur’a yerleÅŸirler. Bu evlilikten Sümer Ezgü’yü hayata kazandıracak kadın yani anne gelir dünyaya. Trabzonlu baba Burdur’da öÄŸretmenlik yaptığı sırada tanışır anne ile.....Ve arkasından evlenirler. Bu evlilikten iki çocuk gelir dünyaya. Biri 1960’da doÄŸan Sümer’dir yani türkülerimizi yeniden bir sevda haline getiren Sümer Ezgü...
 Çocukluk dönemi Burdur’un bir bucak kasabasında geçer ancak, hemen arkasında onu baÅŸka diyarlar bekler ki, yine babasının görevi nedeniyle ailece Yunanistan Gümülcine’ye yerleÅŸir. Bu yeni mekanı aynı zamanda onun müzikle dolu yeni bir hayata baÅŸlamasının da vesilesi olur. Mandolin, melodika ve nota dersleri alır. Sanata olan bu ilgi kendisini resimde de gösterir ve daha Gümülcine’de, ilkokullar arası düzenlenen bir resim yarışmasında birinci olur.
 Babası çok iyi yaÄŸlı boya, karakalem ve suluboya resimler yapar. Aynı zamanda aile de bir çizer daha vardır ki, o da Milliyet Gazetesi çizerlerinden Sümer Ezgü ’nün halasının oÄŸlu olan Haslet Sayöz ’dür. Buradan Sümer Ezgü ’nün resimdeki baÅŸarısı ile ilgili aileden kalma bir yetenekten söz etmemek mümkün deÄŸil.
 Bu sanatsal uÄŸraşıları Türkiye’de de devam eder ve baÄŸlama öÄŸrenerek de özellikle müzik alanındaki geliÅŸimini sürdürür. Yine bu dönemde halk oyunlarına baÅŸlar. Burdur’a yerleÅŸmesi, onun bu defa da bir baÅŸka alanda, sporda uzun süreler uÄŸraÅŸ vermesinin habercisi olur. Burdur Lisesi’nde ortaöÄŸrenimini bitiren Sümer Ezgü, Burdur Spor’un futbol, voleybol ve basketbol takımlarında da bir süre oynar. Daha sonra Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisi’nin Hentbol Bölümü’nden mezun olur ve bu dönemde İstanbul Vefa-Simtel Hentbol takımında oynar. Bu dönem aynı zamanda onun sporda da elde ettiÄŸi baÅŸarının kanıtıdır ki, takımıyla birlikte ÅŸampiyonluÄŸu da tadar.
 Aynı yıllarda halk oyunları ile birçok ulusal ve uluslararası festivallere katılır. Bu sayede Anadolu ve dünya müziklerini ve danslarını tanıma fırsatı bulur. Bulgaristan, Malta, İngiltere, Almanya, Eski Yugoslavya, İtalya, Arnavutluk, ABD, Hollanda, Belçika, İsveç, Norveç, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Avusturya, İsviçre ve Fransa gibi ülkelerde verdiÄŸi konserlerle de müziÄŸini dünyaya tanıtır.
 1981 yılı artık onun için profesyonel müzik yaÅŸamının baÅŸlangıcı olur ve bu yılda TRT’ye ses sanatçısı olarak girer. Bu dönemde nota, halk müziÄŸinde yöreler, makamlar, batı armonisi, halk edebiyatı, sahne estetiÄŸi, tiyatro, ÅŸan, halk oyunları gibi konularda eÄŸitim alır. TRT ve Kültür Bakanlığı arÅŸivlerine türkü notalayarak da oldukça ciddi bir katkı yapar.
 1987’de Serap Ezgü (Paköz) ile yaptığı evlilikten kızı Ceren dünyaya gelir. Bu evlilik 1999’da noktalanır.
 1990 yılında “İlvanlım” türküsü ile “Yılın Derlemesi” ödülünü alır. “İlvanlım” dışında, “ Bedirik ”, “Yaban Gülü”, “Åžeker Almaya geldim”, “Sanatçıya Sitem”, “Nazar DeÄŸmesin”, “Alına da Gülüne” ve “Sevdan” sanatçının halk müziÄŸi dinleyicilerine armaÄŸan ettiÄŸi en popüler derleme ve besteleridir. Bu besteler ve bunların dışında bir çok bestesi aynı zamanda Türk Halk MüziÄŸi arÅŸivlerine kazandırılmış önemli katkılardır.
 1994 yılında Ankara Dil ve Tarih CoÄŸrafya Fakültesinde halk müziÄŸi dersleri vererek de yaÅŸamına hoÅŸ bir renk katar.
 Bu dönemlerde yorumculuÄŸun yanında televizyon programcılığına da baÅŸlar ve 1995 yılında Serap Ezgü ile birlikte TRT televizyonuna hazırladıkları “Ankara Rüzgarı” isimli program Magazin Gazetecileri DerneÄŸi’nin “Tüm Kanalların En İyi Müzik EÄŸlence Programı” ödülüne layık görülür. Yine aynı yıl İsveç’te düzenlenen “Sevgi” konulu yarışmada “Yunus” isimli bestesi ile “Juri Özel Kompozisyon Ödülü”nü alır.
 1997 yılında TRT’den ayrılıp İstanbul’a yerleÅŸir ve hayatını bu kentte idame ettirmeye devam eder.
 MüziÄŸe katkıları, Sümer Ezgü ’ye 1998 yılında Motif Dergisi’nin verdiÄŸi “Halk MüziÄŸi TeÅŸvik” ödülünü de kazandırır. Bundan bir sene önce çıkarttığı albümünde; “Zaten yalın ve duru olan türkülerimizi, sömürmeden, dürüstçe sunuyoruz. Sıcak......İçten” diyerek halk müziÄŸine bakışını anlatıyordu dinleyicilerine...
 1999 yılında hazırlayıp sunduÄŸu “Nazar DeÄŸmesin” adlı program ile İstanbul Milli EÄŸitim Vakfı’ndan 1999 “Program Ödülü” nü kazanır. Sümer Ezgü halen 1999 yılında seçildiÄŸi telif hakları mücadelesi veren Türkiye Musiki Eseri Sahipleri BirliÄŸi (MESAM) ‘nde yönetim kurulu üyeliÄŸi görevine de devam etmektedir.
 Yıllar geçip de beraberinde birçok otantik motifi götürürken, Sümer Ezgü ’nün zengin renkleriyle güzelim Anadolu kültürüne müzik ve halkoyunları alanında yaptığı katkılar ne belleklerimizden ve ne de arÅŸivlerimizden silinip gidecek gibi deÄŸil...Son albümünde anlatıyordu bunu “Bir sevdadır türküler.....” ile... Evet bu kadar hayatın kendisi, bu kadar sevdanın kendisi silinip gitmeyecek olan...
 Milliyet Gazetesi’ndeki yazının devamı Sümer Ezgü ’nün hayatının özet cümlesi olarak kalacak; “Bu hayat renkli deÄŸil mi? Rengarenk!....”
 
Üye Menüsü