Index BİYOGRAFİLER PROFESYONEL BİYOGRAFİLER |
| Levent Yüksel |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Friday, 25 May 2007 | |
21 Ekim 1964 tarihinde Antalya'da, Antalya doÄŸumevinde dünyaya gelmiÅŸim. Yani tipik bir Terazi burcuyum, sanatçı ruhlu, güzel olan her ÅŸeyi seven ve duygusal biriyim. Sanata olan düÅŸkünlüÄŸüm daha çocuk denecek yaÅŸlarda kendisini göstermiÅŸ, hatta hatırlayabildiÄŸim kadarıyla 5 yaÅŸlarında bir kemanım vardı.O kemanı gitar ÅŸeklinde tutar çalar, ütünün kablosunu kendime mikrofon niyetine tutup ÅŸarkılar söylerdim. İlkokulu Özel Antalya İlkokulunda, ortaokulu ise yine Antalya Hızır reis Ortaokulunda okudum. O zamanlar az miktarda baÄŸlama, birazcık daha fazla da gitar çalardım. Daha sonraları ilk müzisyenlik denemelerine giriÅŸtim ve bir düÄŸün salonunda gitar çaldım. Ve bu sırada (Antalya Lisesinde okurken) müzisyenlik iÅŸine iyice ısınmışken "ben müzisyen olucam...ve bu iÅŸin merkezi İstanbul !!!" diyerek İstanbul'a attım kendimi. Åžimdiki adıyla İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı olan (o zamanki adıyla Belediye Konservatuarı) kontrbas bölümüne girdim. Bu sırada sırasıyla Zeynep kamil'de Ceylan düÄŸün salonu, Etap Marmara, Astorya gece kulübü ve ÅŸu anda hatırlayamadığım bir çok gece kulübünde bas çaldım ve bu arada birçok sanatçıya eÅŸlik ettim Ve askerlik geldi. Acemi birliÄŸimi Denizli ÇavuÅŸ Talimgah Taburunda yaptıktan sonra dağıtımım Ankara Silahlı Kuvvetler Armoni Mızıkası Komutanlığına çıktı.( tabii ki tesadüf deÄŸildi...) AskerliÄŸim esnasında hiç izin kullanmayarak 18 aylık askerlik görevimi 17 ayda tamamladım. Bu 17 aydan sonra İstanbul'a döndüÄŸümde bir gece kulübünün açılışı dolayısıyla kurulan dans müziÄŸi orkestrasında çalışmaya baÅŸladım. Bu önemli grubun üyeleri ÅŸöyleydi: AÅŸkın Arsunan-Keyboards, Vocals; Ercan EsendaÄŸ -Gitar,Keyboard; Ahmet AltuÄŸ-Davul; Orhan TopçuoÄŸlu-Percussion; Fatih Erkoç-Trombon,Keyboard,Vocals; Sertab Erener-Vokal ve ben Bas,Vokal. İki sene bu grupta çalıştıktan sonra sevgili Sezen Aksu'yla tanışmak ÅŸerefine nail oldum. Nasıl tanıştığım hep sorulmuÅŸtur bana,bir kez daha burada anlatmak isterim.Bir gün Aykut Gürel beni aradı, "Sezen Aksu'nun çok acele sana ihtiyacı var...Yarın provaya gel." dedi. Saat 13.30 civarında Caddebostan Maksim gazinosunda Sezen'le tanıştım (tabii ki daha önce de tanıyordum) bana Harun'un (Kolçak) rahatsızlandığını bu yüzden basçı lazım olduÄŸunu onun için de Aykut'u bulduklarını söyledi. O zamanlar çok meÅŸhur olan bir parçayı Harun'la birlikte söylüyorlarmış, bu parçayı benimle birlikte söylemek istermiÅŸ,"EÄŸer becerebilirsem...?". Parça AÅŸkın Nur Yengi'nin ilk albümündeki "Geri Dönmek " miÅŸ. Parçanın melodisini biliyordum ancak sözlerini hatırlayamıyordum. (Sözleri halen ezberleyemiyorum). Gece geç vakitte yattığım için yataktan kalkıp provaya gitmiÅŸtim. Onno parçaya girdi, ardından Sezen ve benim parçaya gireceÄŸim bölüme geliverdi. Ben sabah sabah bu ses benden çıkmaz dediysem de parçaya girmiÅŸ bulundum. Surat ifadelerini görmenizi isterdim, acıklı acıklı Onno Sezen'e,Sezen de Onno 'ya baktı. Ben ısrarla gece sesim yerine gelir diye parçayı katlediyordum. AkÅŸam oldu, Sezen birlikte söyleyeceÄŸimiz parçaya girdi. Ben heyecandan dizlerimin bağı çözülerek Sezen'in yanında duruyordum. Arkada Yonca Evcimik elinde kocaman yazılmış sözlerle bana bakıyordu. Ve nihayet bana sıra gelmiÅŸti...Ve ben.... Gerisini biliyorsunuz zaten.... Ve birinci kasetim Med-Cezir için sevgili Uzay'la çalışmaya baÅŸladık. Üç (3) ay kadar evde çalıştıktan sonra stüdyoya girdik. Bir üç ay da stüdyo çalışması sürdü. Sonra kasetim hazırlandı ve 21 Mart 1993 tarihinde piyasaya sunuldu. Haziran ayının baÅŸlarına kadar öylece raflarda durdu kasetim... Ondan sonra ne olduysa (hala çözemedim) birden bire kasetim yok satmaya baÅŸladı. Daha sonraları Sezen'le ve,veya Sertab 'la birlikte sahne çalışmalarımız oldu. Dikkat ettiyseniz o dönemde benim hiç yalnız konserim olmadı. Çünkü sadece bir kasetim vardı ve takriben 45 dakika sürüyordu... Bütün bunların yanı sıra anneannemi kaybettim; Sertab üç adet ameliyat oldu ve sevgili Uzay'ımızı kaybettik. İşte tam bu sırada artık vücudum dirençsiz kaldığı için beynimden virutik bir rahatsızlık geçirdim. 1.5 ay hastanede yattıktan sonra 3 ay evime kapandım. Takip eden 2.5 ay süresince de doktor kontrolü altındaydım. Bu kendimi soyutladığım dönemden sonra ilk kez Fahir AtakoÄŸlu Açıkhava Konseri'nde sahne aldım. Onno'yla ikinci kasetim için stüdyo'ya girdiÄŸimiz tarih 7 Kasım 1995. "Levent Yüksel'in 2. Kaseti" 19 Ocak 1996 tarihinde piyasaya sunuldu. 21 Ocak 1996 tarihinde deÄŸerli Onno Tunç'u topraÄŸa verdik. Ardından nihayet solo konserlerim olmaya baÅŸladı. İlk önce Bostancı Gösteri Merkezinde sahneye attım kendimi...Laf aramızda çok heyecanlandım ve konser boyunca hiç konuÅŸmadığımı hatırlıyorum. ÇeÅŸitli sahne çalışmaları, konser ve turneler oldu ve olacak… 14 Temmuz 1997 tarihinde "Bi' Daha" Single'ını çıkarttım ve olanlar oldu. Bu sefer raflarda hiç beklemedi ve ulaşılması imkansız görünen bir satış rakamına ulaÅŸtı. Bu ÅŸarkı Türk halkı tarafından o kadar çok sevildi ve ilgi gördü ki maçlara slogan ve televizyon programlarına isim oldu. 3 Nisan 1998 tarihinde 3. Albümüm olan "Adı MenekÅŸe"yi yaptım. Yine Sezen Aksu'nun prodüktörlüÄŸünü üstlendiÄŸi bu çalışmada aranjör AÅŸkın Arsunan'dı. Bu albüm sonrasında Türkiye'nin dört bir yanında çeÅŸitli konserle verdim ve inanılmaz eÄŸlenceli bir turne yaÅŸadım. Kasım 1998 itibari ile her ÅŸeye ara verdim ve stüdyoya kapandım. Bu sefer, Sezen'in üstünden prodüktörlük yükünü alarak, kendi albümü tamamen kendim yapmaya baÅŸladım. Tabii ki her daim Sezen'e danışmayı ihmal etmedim ve o zaman anladım ki prodüksiyon yapmak çok ama çok zor....Tam 2 yıl sürdü ve "AÅŸkla" albümü geldi. Hem satış olarak hem de dinleyicilerimden aldığım tepkilere dayanarak çok baÅŸarılı bir albüm yaptığımı düÅŸünüyorum. Sezen Aksu, Aysel Gürel, Bülent Ortaçgil, Mirkelam ve Ümit Sayın gibi çok takdir ettiÄŸim ve sevdiÄŸim insanlarla çalışma ÅŸansına sahip oldum. ÇeÅŸitli klüp programları ve konserler bu albümle beraber hızlandı ve daha bir keyifli olmaya baÅŸladı. O dönemlerde Sertab Erener ile beraber yine, yeniden ! beraber sahne almaya baÅŸladık. Gece klüplerinde ve çeÅŸitli konserlerde çok güzel programlar yaptık. Ben ÅŸahsen çok eÄŸlendim, galiba seyirciler içinde aynı ÅŸey geçerliydi ki çünkü hala bu özel gösteriye çeÅŸitli zamanlarda devam ediyoruz. Bu arada, bir sezon boyunca Sezen'in orkestrasında bas çalıp, onunla beraber konserlere katıldım. Ah, o kadar güzeldi ki Çok mutlu bir ÅŸekilde Sezen'in arkasında bas çaldım, vokal yaptım, hopladım ve zıpladım |




