Index BİYOGRAFİLER PROFESYONEL BİYOGRAFİLER |
| Feyzullah Çınar |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Saturday, 26 May 2007 | |
Feyzullah Çınar 1937 yılında Sivas Çamşıhı'nın ÇamaÄŸa Köyü'nde doÄŸmuÅŸ; tam beÅŸ yaşındayken almış eline baÄŸlamayı... Åžeyh Ahmet Yasevi'nin soyundan gelen ozan. Pir Sultan Abdal'ı, Kaygusuz'u, Virani'yi dinleyerek büyür; 14-15 yaÅŸlarında ise iyi saz çalıp, türkü söyleyen bir kiÅŸidir artık.Anadolu'nun o aman vermez çileli yaÅŸamından büyük kente, İstanbul'a gelmesiyle baÅŸlayan zorlu yaÅŸam öyküsü O'nu sazıyla daha da yakınlaÅŸtırmıştır. İstanbul'da girdiÄŸi iÅŸler doyurmaz aşığı, O gönlündeki aÅŸkı. toplumsal çeliÅŸkileri paylaÅŸmak ister diÄŸer insanlarla. Tam da bu sırada birlikte olduÄŸu dostları Feyzullah Çınar'a bir plak yapmak isterler. Plağın bir yüzü Agahî Baba'nın "Fazilet" adlı deyiÅŸi, diÄŸer yüzü Malatyalı Esirî'nin Åžah Hüseyin'e mersiyesi... Yıl 1966; o yıllarda Alevi deyiÅŸlerini çalıp söylemek pek çok açıdan zor. Ama koca Çınar durur mu? Aldı mı sazı eline, vurdu mu sazın teline söyler Pir Sultan'dan, Viranî'den, Kul Himmet'ten... iÅŸte o gün bu gündür ait olduÄŸu kültürün o güzel ürünlerini altmıştan fazla plaÄŸa okumuÅŸtur ozan. 1969 yılında Fransa'ya giden Çınar, Alevi-BektaÅŸi kültürü ve müziÄŸi üzerine Irene Melikoff'la birlikte konferanslara katılır, konserler verir. Bir çok Avrupa ülkesinde radyo programlarına katılır. Ozanın Fransa Radyo Televizyoncu ve UNESCO tarafından iki Long-play'i yayınlanır. Feyzullah Çınar, Alevi-BektaÅŸi ozanlarının içinde kırsaldan kente göçmüÅŸ, ancak geleneksel kültüründen hiç bir ÅŸey yitirmeden sanatını uygulamış ender kiÅŸilerden biridir. O geleneksel kültürünü yaÅŸatarak içinde bulunduÄŸu toplumun sorunlarını dile getiren bir ozandır. O'nun sanat yaÅŸamına baktığımızda koca Çınar'ın yine bir baÅŸka çınarın izinden gittiÄŸini görürüz... Bu kiÅŸi Pir Sultan Abdal'dan baÅŸkası deÄŸildir. Pir Sultan'ı ve Pir Sultan geleneÄŸini kendine kılavuz seçmiÅŸtir. O sazının telinden dökülen melodiler bin yıllık geleneÄŸin sözcüsü gibidir. Pir Sultan deyiÅŸlerini sanki Çınar seslendirsin diye yazmıştır. Çınar deyiÅŸleri, öylesine yüksek bir sanat gücüyle icra eder, ve dilinden dökülen her sözün anlamı müzikle öylesine bütünleÅŸir ki, yüzlerce yıllık Alevi kültürü ile binlerce yıllık Anadolu kültürlerinin sentezinden doÄŸan bir ses çakılır kulaklarımıza. Feyzullah Çınar usta malı söyler deyiÅŸlerini. Yedi kutuplardan en çok Pir Sultan Abdal, Virani, Kul Himmet ve Hatayi'nin deyiÅŸlerini çalar ve okur. GeçmiÅŸle günümüz arasındaki köprü görevini üstlenmiÅŸ o ozanların iÅŸlevini Çınar'da da görürüz. Bu bakımdan günümüz ozanlarının deyiÅŸleri de O'nun için diÄŸerleri kadar önemli, hatta kutsaldır. Kul Ahmet, Sefil İbrahim, Celalî kendi döneminin toplumcu ozanlarıdır ve bunların deyiÅŸleri Çınar'ın dilinde ve telinde ustaca yorumlanır. Feyzullah Çınar 1960'lı ve 70'li yılların toplumsal açıdan çileli, karamsar, tehlikeli ortamı içinde ozanlık yapmaya çabalar. Türkiye'yi bir uçtan diÄŸer uca dört kez dolaşır. Halkına umut verir, yüreklendirir onları. Toplumcu deyiÅŸleri seslendirdiÄŸi için hapse atılır. Ancak yine söyler, yine çalar sazım... 1983 yılında daha 46 yaşındayken Çınar yaÅŸama gözlerini kapatır. Ancak onun sesi bu topraÄŸa gönül vermiÅŸ dostlarının kulağında yaÅŸamaya devam ediyor. |




