Index BİYOGRAFİLER PROFESYONEL BİYOGRAFİLER |
| Fecri EbcioÄŸlu |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Saturday, 26 May 2007 | |
Fecri EbcioÄŸlu'nun 1961 yılının bitmesine yakın "Bak Bir Varmış Bir YokmuÅŸ"u yazıp İlham Gencer'e söyletmesi Türk Popu'nun kapılarını aralamıştı aralamasına ama Türkçe ÅŸarkı söylemek üzere herkesin sıraya gireceÄŸini düÅŸününler ne yazık ki yanılmıştı. Fecri EbcioÄŸlu'nun herkesin önünde açtığı o güne kadar rastlanmadık ölçüde yenilikçi olan bu yolun takipçisi olmaya kimse hevesli gözükmüyordu. Herkes, bir zaman daha, ÅŸarkılarını yine İngilizce, İspanyolca, İtalyanca söylemeye devam etti.Ama bir - iki yıl sonra katıldığımız Balkan Melodileri Festivali, Tülay German ve Erol Büyükburç'u birdenbire bir Süperstar konumuna getirince ve bu festivalde söylenmiÅŸ "Burçak Tarlası"nın ünü bütün memleketi sarınca, herkes birden kendi dilinde ÅŸarkı söylemeye talip oldu ve bunu gerçekleÅŸtirebilecek imkanları aramaya baÅŸladı. Herkesin bildiÄŸi aynıydı. Ya yabancı ÅŸarkılara söz yazdırılacak, ya zengin folk geçmiÅŸimizden seçilecek parçalar aranje edilecek ya da beste peÅŸine düÅŸülecekti. Bu üç yol aynı anda denenmeye baÅŸladı. Alpay, Erol Büyükburç, Tülay German, Erdem Buri, Åžanar Yurdatapan, Doruk Onatkut ve Fecri EbcioÄŸlu'nun cesur denemeleri ile bu üç imkan aynı anda serildi herkesin önüne. Åžarkıcı ve gruplarımız, bu üç imkandan herhangi birini, bazen ikisini seçip baÅŸladılar denemelerine. Bir süre bu üç eÄŸilimin kafa kafaya gideceÄŸi düÅŸünülmekteydi. İsteyen (o zamanlar telif hakkı diye bir ÅŸey bahis konusu olmadığı için) canının çektiÄŸi bir yabancı ÅŸarkıyı seçecek, Fecri EbcioÄŸlu'nun izinden gitmek üzere piyasaya girmiÅŸ isimlerinden birine söz yazdıracak ve sahneye çıkıp ya da stüdyoya girip ÅŸarkısını söyleyecekti. Ya da, binlerce ÅŸarkı - türküden oluÅŸan müzik geçmiÅŸimize el atacak, ordan beÄŸendiÄŸini seçecek, seçtiÄŸini batılı bir hale getirebilmesi için müzisyenlerin eline teslim edecekti. Daha zor olsun diyen de oturup yepyeni bir ÅŸarkı yaratacak ya da bunun yapılmasını birilerinden isteyecekti. Öyle de yapan vardı, böyle de. Ama 1964 yılını bitirmek üzereyken devreye giren "Altın Mikrofon ArmaÄŸanı Yarışması", bu dengeyi tamamen bozdu. Hürriyet'in önderliÄŸinde düzenlenen bu yarışmada bizden olan önemseniyor, öne çıkarılmaya çalışılıyordu. Bizim ezgilerimiz ile yarışılabilecekti burada. Hiç kimse Hürriyet'in sunduÄŸu imkanları görmezden gelemeyecek ve bu yarışmaya katılmak isteyenlerin sayısı ile ortalık kısa bir zamanda mahÅŸer yerine dönecekti. Yarışmanın ÅŸartları ilan edilir edilmez tam 78 müsabık baÅŸvurmuÅŸ, gazete; aralarında M. Nurettin Selçuk, Nadir Nadi, Cüneyt Orhon, Selmi Andak, Refik Fersan ve Safiye Ayla gibi önemli isimlerin bulunduÄŸu tam 119 (bu sayı, yarışma baÅŸladığında seksene düÅŸtü) kiÅŸilik bir jüri oluÅŸturmuÅŸtu. İlk elemeler, 5 Ocak 1965 Salı günü, BeyoÄŸlu İstiklal Caddesi'ndeki Yeni Tiyatro'da yapılacaktı. |




