Index BİYOGRAFİLER PROFESYONEL BİYOGRAFİLER |
| Esengül |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Saturday, 26 May 2007 | |
Esengül, 1979'da öldüÄŸünde henüz 24 yaşındaydı. Kısa bir hayatın ardında uzun ve karmaşık bir hikaye ile bir dolu eser bıraktı. Duru bir su gibi akan sesi ve hüzünlü melodileri vardı.Esengül'ün hayat serüveni 24 Eylül 1954'te İstanbul'da baÅŸladı. Annesi Piraye AÄŸan konservatuar mezunuydu. Küçük Esen, ilk müzik eÄŸitimini annesinden aldı. Ardından İrfan Özbakır ve Abdullah Nail BayÅŸu ile çalıştı. Esengül adını ona BayÅŸu taktı. Esengül, 15 yaşındayken yapımcı Ayhan ÇoÅŸkun'un açtığı ses yarışmasında birinci oldu. İlk 45'liÄŸi olan "AÅŸkımı SüpürmüÅŸler" birkaç ay içinde hit oldu ve Esengül, 16'sında sahnelerin ışıltılı dünyasına adım attı. Emel Sayın'ın alt kadrosunda çıktığı Lunapark'taki ikinci programından sonra Bebek Belediye Gazinosu'ndan gelen assolistlik teklifini kabul ederek büyük bir sıçrama yaptı. Åžöhret basamaklarını tırmanırken Dikmen Gazinosu, Ankara KöÅŸk, İzmir Akasyalar, Semiramis ve Maksim gazinolarında boy gösterdi. Åžan ve ÅŸöhret kuÅŸu omuzlarına konduÄŸunda Orhan Akçınar'la evliydi. Yıldızı parlayınca genç çift arasında ÅŸiddetli geçimsizlik baÅŸladı ve boÅŸandılar. Esengül, öyle Emel Sayın ya da Ajda Pekkan gibi sahnede ağırbaÅŸlı duran bir ÅŸarkıcı deÄŸildi. Gazinoda seyircilerin arasına akan podyumunda dolaşır, önüne gelene mavi boncuk dağıtırdı. Soyunma odası çiçeklerle dolar, devrin ünlü çapkınlarıyla namlı kabadayıları kapısında kuyruk oluÅŸtururdu. O ise, Adnan Åženses'e aşıktı. Hatta aralarında imam nikahı bile kıymışlardı. Fakat, Åženses'le Esengül'ün iliÅŸkisi fazla sürmedi. Bir gece yarısı Åženses'i terk eden genç ÅŸöhret, BeÅŸiktaÅŸlı ünlü futbolcu Tayfun Kalkavan'a kaçtı. Bu iliÅŸki de fazla sürmedi. Yeraltı dünyasının tüm ÅŸöhretli kabadayılarının adı Esengül'ün ismiyle yan yana yazılmaya baÅŸladı. Esengül sadece magazincileri deÄŸil, polis istihbarat elemanlarını da ardı sıra sürüklüyordu. Yalancı keklik gibiydi... Sahnelerin prensesinin ardından iz süren sivil polisler, aranan suçluları avlayıp kafese kapatıyordu. İliÅŸkileri çok karışıktı. Bir mafya bozuntusunun eline tutuÅŸturduÄŸu silahla gazinoda ateÅŸ edince soruÅŸturmadan geçirildi. Bu soruÅŸturma sırasında polislere, yeraltı alemi hakkında bildiklerini bir bir okuduÄŸu söylenir. O alemle oynaşıyor, kader de onunla cilveleÅŸiyordu. Acımasızlığıyla ünlü kabadayı Oflu İsmail bir gece gazinoya geldi ve belinden çıkardığı otomatik silahı masaya koydu. Oflu İsmail, Esengül'ün söylediÄŸi ÅŸarkıyı yarıda keserek "Benim için Taht KurmuÅŸsun Kalbime ÅŸarkısını söyle" diye bağırdı. Olaya müdahale eden gazino sahibi Akbulut KaraoÄŸlu ve ÅŸef garson tabancadan çıkan kurÅŸunlarla öldürüldü. Takvimler 31 Mart 1979'u gösteriyordu ve Esengül için geriye doÄŸru sayım baÅŸlamıştı. Ama o bunun farkında deÄŸildi. YaÅŸadığı ÅŸoku birkaç gün içinde atlattı ve fırtınalı yaÅŸamına geri döndü. Semiramis'teki çifte cinayetin üzerinden 19 gün geçmiÅŸti. Esengül, zengin iÅŸadamı Faruk Özfıratlı ile geç saatlere kadar eÄŸlendi. Özfıratlı da evli ve iki çocuk babasıydı. Sonra BeyoÄŸlu'na doÄŸru yola çıktılar. Ataköy'den geçerken caddenin ortasındaki kalasları son anda fark eden Faruk Özfıratlı fren yaptı ama arabanın frenleri tutmuyordu. Bir köprünün bariyerlerine bindirerek durduklarında, bariyer korkuluklarından biri Esengül'e, diÄŸeri birkaç gecelik arkadaşı Özfıratlı'ya saplanmıştı. 18 Nisan 1979 gecesi meydana gelen bu kaza sırasında Esengül'le Özfıratlı olay yerinde hayatını kaybetti. Perde kapandı. Aslında perdenin tamamen kapandığı söylenemez. Çünkü, kazanın ertesi günü İstanbul dedikodularla çalkalanıyordu. Söylentilere göre Özfıratlı'nın arabasının fren telleri o gece birileri tarafından ustalıkla gevÅŸetilmiÅŸti. Yıldırım Çavlı’ya göre "Mafya bir hesabı kapattı" diyenler vardı. Polis tutanaklarına, "aşırı alkol ve hız" olarak geçen dosya, trafikten araÅŸtırmaya, oradan da cinayet masasına gitti ama bir sonuç alınamadı. Esengül'ün ömrü kısaydı ama geriye uzun bir hikaye ve bir dolu eser kaldı. YönetmenliÄŸini Oksal PekmezoÄŸlu'nun yaptığı "Yansın Bu Dünya" filminde Saadet Sun, Adnan Åženses ve YaÅŸar YaÄŸmur'la baÅŸrolleri paylaÅŸtı. Sanat yaÅŸamına 23 adet 45'lik, dört kaset, bir de film sığdırdı. 1978'de bir yıl gibi kısa bir zamanda "Bir Yoksula Rastladım", "Uçup Giden GençliÄŸime", "Beterin Beteri Var" ve "Gel Otur Arkadaşım" adlı kasetleri piyasaya çıktı. Longplayları ise ölümünden sonra yayınlandı. Ölmeden kısa bir süre önce, yeni bir sinema filminin baÅŸrolü için teklif almıştı. Esengül'ün albümlerini o zamanlar Türkiye’nin köklü plak ÅŸirketlerinden Uzelli yayınlamıştı. Åžirketin başına geçen ikinci kuÅŸaktan Metin Uzelli, ÅŸimdi binlerce eserden oluÅŸan arÅŸivinin en seçkin albümlerini birer birer gün ışığına çıkarmaya karar verdi. CD formatında piyasaya çıkarılan ilk , Esengül albümüne iki isim birden verilmiÅŸ: "Beterin Beteri Var" ve "Taht KurmuÅŸsun Kalbime." Esengül'ün ardından çok ÅŸeyler söylendi, sayfalar dolusu yazılar kaleme alındı. Murathan Mungan, "Bir Kutu Daha" adlı kitabında, geç yaşında uçup giden bu sanatçı için ÅŸunları yazmış: "...Åžimdi çok kiÅŸinin anımsamadığı 70'lerde ardı ardına plaklar yapan Esengül diye bir ÅŸarkıcı vardı. Arabesk müziÄŸin klasiÄŸi sayılabilecek, çoÄŸu Abdullah BayÅŸu ile Orhan Akdeniz imzalı "hit" ÅŸarkıların sahibidir. Meyhanelerin vazgeçilmez sesi olmuÅŸ, o yıllarda özellikle Anadolu’da bir fırtına gibi esmiÅŸtir. O dönem için hayli moda olan, ÅŸarkıları hafif hıçkırarak söylemek, yapmacık vurgularla sesi dalgalandırmak gibi bir üsluba sahiptir. Sesine savunmasızlık, yaralanabilirlik kazandıran bu üslup, içli ve dokunaklıdır. Yapmacıktır ama, asla samimiyetsiz deÄŸildir..." Böyle deÄŸerli bir sanatçımızın nostaljik albümü çıkmıştır ve klibi eski bir filminden görüntülerle yayınlanıyor! Her zaman kalplerde yerini alacak bu büyük sanatçımıza Allah'tan rahmet diliyoruz ve saygıyla anıyoruz!
|



