Index MSG Müzik Dergisi MSG Müzik Dergisi |
| Gönül Şen'le Röportaj |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Tuesday, 02 September 2008 | |
" Şiir kitabı asla okumadım.Olur da etkilenirim diye "
Kaç yılldır söz yazarlığı yapıyorsunuz ve bu güne kadar kaç ÅŸarkı sözü yazdığınızı hatırlıyormusunuz? Kasetlerde kulanılan 500' ün ÅŸarkı sözüm var. Kullanılmayan? Kullanılmayan herhalde 1000' i geçmiÅŸtir. Böyle bir yeteneÄŸinizin olduÄŸunu ne zaman ve nasıl keÅŸfettiniz? Bunu keÅŸfetmem Almanya'da oldu.18 yaşımda Almanya'ya gittim.Bazı dizeler yazıyordum zaten.Yazdığım ÅŸeylerin kafiyesine,biçimine bakınca,ortaya ozanlarınkine bir ÅŸeyler çıktığını gördüm.1974 senesinde,4 sene Almanya'da kaldıktan sonra, İstanbul'a döndüm.Bazı besteci arkadaÅŸlara gösterdim yazdıklarımı.Sözlerime ilk beste Atilla Yelken tarafından yapıldı, " Seni Gidi Falcı " adlı eserdi bu.Sonra Selami Åžahin,Burhan bayar,Yılmaz Tatlıses derken Türkiye'de ne kadar besteci varsa hemen,hemen hepsiyle çalıştım. Sektöre giriÅŸiniz nasıl oldu? Ben de herkes gibi Unkapanı'na gittim.Tanığım hiç kimse yoktu.Kasetlerde, 45liklerde gördüÄŸüm bestecilere ulaÅŸmak istiyordum.Unkapanı'ndaSelami Åžahin'le buluÅŸtum bir gün.Bir iki sözümü gösterdim,bir ÅŸiiriim vardı onuda okuyunca,onu hemen besteledi." Takvimler " adlı eserdi bu.Selami Åžahin'le pek çok ortak çalışmamız vardır.Ben çok yönlü çalıştım,TSM,Arabesk,Fantazi Bazen Pop ve Türkü pek çok tarzda sözüm vardır. Yıllardır bu iÅŸin içinde biri olarak maddi anlamda, yaptığınız iÅŸin karşılığını aldığınızı düÅŸünüyor musunuz? Hayır.Almadım.ama kimse almad,alamıyor Türkiye'de. Çünkitelif kavramı bizde daha yeni,yeni oturuyor.Telifin neden ödenmesi gerektiÄŸini hala algılayamamış bir çok kullanıcı var.Özellikle temsili alanda henüz çok gerideyiz. Mekanik alanda iÅŸler biraz daha iyi. Bu iÅŸe baÅŸladığım ilk zamanlar bir kereye mahsuz para alıyordum kullanılan sözlerim için Bandrol sistemi geldikten sonra biraz artmış oldu kazancımız. Fakat öyle büyük paralar kazanmadık ama kazandırdıkfirmalar'da,sanatçılara...Onlar geriye dönüp te bize " Ben senden bunu kazandım,senin hakkın budur " diyen olmadı.Tabi o zamanlar için söylüyorum bunu.Åžimdi zaten bandrol sistemivar.Yine de bizim yaptığımız bir ÅŸarkıyla bir sanatçı ünlenip çok iyi paralar kazanırlarken,bizim kazancımız onlara oranla çok düÅŸük oluyor. Yeni söz yazarlarını kendi dönemindekilerle karşılaÅŸtırmanızı istesek? Åžunu söyleyebilirim: yeni söz yazarları bizim yaptığımızı yapmadığı halde,yani kalıcı bir eser bırakmadığı halde bizden çok daha fazla kazanıyorlar. Bunu da ne ÅŸekilde yorumlamam gerekiyor,düÅŸünemiyorum artık.Ya müzik anlayışı bitti Türkiye'de ya söz ya da ÅŸarkı... Korkunç bir erozyon var bu konuda. Bizim yaptığımız ÅŸarkılar, mesela 20 sene 30 sene önce yapmış olduklarımız hala kullanılıyor. Fakat yeniler için aynı ÅŸeyi söylemek mümkün mü? 3 günde eriyip gidiyor sözler, müzik, vs. Buna karşın, onlar bizden çok daha fazla para kazanıyorlar. 10 binler 20 binler 5 binler civarında paralar söz konusu... Üstelik dolar bazında... Biz bugüne kadar yaptığımız en güzel ÅŸarkıdan bile bir 5 bin $ kazanamamışızdır. ÖrneÄŸin, " Demir Attım Yalnızlığa " ÅŸarkısından ben daha 5 bin $ kazanmadım. Åžarkı sözlerinizi genelde nasıl yazarsınız? Tanı olarak nasıl bir sistemi takip ediyorsunuz? Hiçbir sistem takip etmiyorum, her yerde söz yazarım. DolmuÅŸta bile, ama sonradan yazdıklarımı okumak zor oluyor tabii... Ben yaÅŸadığımı yazıyorum. YaÅŸadıklarımı, gördüklerimi, hissettiklerimi... Yalnız kendimi yazmam mümkün deÄŸil tabii, ben karşımdaki insanı da hissediyorum, görüyorum. Hayatı okuyorum diyebilirim. Bunun yanında ben hayatım boyunca bir kitap bitirmedim. Åžiir kitabı asla okumadım. Olur da etkilenirim diye... Benim en büyük kazancım insanları etüt edebilmek, yaÅŸadıklarını yakalayıp hissedebilmek gibi bir yeteneÄŸimin olması. "Demir Attım Yalnızlığa" ÅŸarkısı mesela... Sevgili Özkan Turgay'la beraber yaptığımız bir parçadır. Özkan Turgay, müziÄŸini yaptıktan sonra bana telefon açtı, konuyu anlattı. BitmiÅŸ, tükenmiÅŸ, yok olmuÅŸ bir insanı ele almamız gerekiyordu. Tabii, bizi de biraz arabeskçi gördükleri için... Ben ÅŸuna inanıyorum: biz ozanız, biz ÅŸiir yazıyoruz, ÅŸarkı sözü yazıyoruz. Bunu ister pop yap, ister arabesk yap, ister fantezi yap. Neyse, ben bu ÅŸarkıda yalnızlığı anlatmak istedim. Yalnızlığı da anlatırken çocukluÄŸumdan kalma görüntülerden esinlendim: Fatih doÄŸumluyum ben, Haliç'e inerdim ve o sessiz gemileri seyrederdim çocukken. Üzerindeki kuÅŸlarla, yalnızlığa terk edilmiÅŸ gemiler... Demir atmış yani yalnızlığa... Bunları düÅŸünürken bir anda "Demir .attım yalnızlığa bir hasret gemisinde" diye bir dize dökülüverdi. Özkan Bey de çok beÄŸendi ve böylece ortaya çıkmış oldu bu ÅŸarkı. ÇocukluÄŸumdan aklımda kalan bir geminin, gemilerin terk ediliÅŸini bu ÅŸarkıya bu biçimde sığdırmam, yakıştırmam herhalde ozanlıktır. Tarzınızın çok dışında bir ÅŸarkı sözü yazdınız mı? Yazdım, mesela Ziynet'in söyledigi "Ölümsüz AÅŸk"ın sözleri... Whitney Houston'ın söylediÄŸi "I Will Always Love You" adlı ÅŸarkının Türkçe'si yani. Besteniz var mı? Var. "Kal Bu Gece"nin söz ve müziÄŸi benim. Onun dışında albümlerde kullanılmış 30'un üzerinde beste m vardır Sizin tarzınızın dışındaki söz yazarlarından en begendiÄŸiniz isimler.. . ÇiÄŸdem Talu, Aysel Gürel, Ülkü Aker'i beÄŸenirim. Zeynep Talu arkadaşımız çok güzel söz yazar. Aynı biçimde AÅŸkın Tuna... Bizden 10 yıl sonra bu camiaya katılan arkadaÅŸlarımızdan fakat çok güzel ve iyi bir kalem. Bugün Türkiye'ye mal olan bir ÅŸarkısını bilirsiniz, "Bana Her Åžey Seni Hatırlatıyor". Bu tür sözleri yazanların, benden 50 yıl sonra gelse bile bileÄŸini öperim. Ama ÅŸu gün geldiÄŸimiz noktada bakıyorum da bazı ÅŸarkı sözlerinde ne demek istediklerini anlamak mümkün deÄŸil, çünkü kendileri de bilmiyor. Åžarkıcı olmayanlara verdikleri bu ÅŸarkılardan büyük paralar kazanıyorlar, çünkü o kiÅŸiler de heves uÄŸruna ödüyorlar bu büyük tutarları. Çok büyük dejenerasyon var. Pop, TSM, Fantezi ya da Arabesk müzik türlerinin sözler anlamında da bir farkı var mı size göre? Ya da olmalı mı? Hiçbir sözde farklılık olmuyor. Yıllar önce yazılmış "Samanyolu"nu düÅŸünün. Sözler Arabesk de olur, Pop da... "Samanyolu" Pop olarak geçiyor. Bence Pop demek, yenilik, güzellik yani farklı bir ÅŸey demek. Ama günümüzde yapılan ne? Bir tuhaf, deli ÅŸarkıları... Åžarkıların sözleri aÄŸlatmaya yönelik, "kahrolurum, ölürüm" diyor ama oynuyor aynı zamanda... Son olarak eklemek istediÄŸiniz ÅŸeyler... İnsanlar yani dinleyici bazı ÅŸeylerin farkına varmalı. Bu ÅŸekilde giderse, kültürümüzün müzik bölümü bana göre bitmiÅŸ gitmiÅŸ demektir. Geçen akÅŸam ben bir TSM programı dinledim, ne kadar güzel ÅŸeyler yapılmış ve hala dinleniyor. DüÅŸünün 100, 150, 200 sene sonra dinlenen bir ÅŸarkı.Herkes kendi iÅŸini yapsa durum deÄŸiÅŸir elbette. Biz içimizden geleni yazıyoruz, içimizden geleni besteliyoruz ve biz bu ÅŸarkının kime gideceÄŸini düÅŸünerek yapıyoruz bunları. Sibel Can ÅŸarkısını Zara'ya okutamazsın, Zara ÅŸarkısını da Ebru GündeÅŸ'e okutamayacağın gibi... iyi besteci, iyi söz yazarı ve iyi yorumcuyla çalışırsan ortaya hem çok iyi iÅŸ çıkar hem de maddi anlamda kazanırsın. Musiki Eseri Sahipleri Grubu
|
|
| Son Güncelleme ( Tuesday, 02 September 2008 ) |



