Besteciler.org 2006-2016
Anasayfa arrow AdanZye arrow Index arrow Åžairler & Åžiirleri arrow Åžairler & Åžiirleri   
Wednesday, 10 June 2026

bestecilerlogo01.jpg

HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ð |H |I |Ý |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Þ |T |U |Ü |V |Y |Z

Index arrow Åžairler & Åžiirleri arrow Åžairler & Åžiirleri

Câhit Sıtkı Tarancı PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Saturday, 09 June 2007

Sample Image

 

Anne Ne Yaptın ?


Cahit Sıtkı Tarancı


Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?
Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim?
Senden istemiyordum ne tacı ne sarayı
Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim.

Bir kere doÄŸurdunsa sonra niçin büyüttün?
Kundakta beşikte de bir zahmetim mi vardı?
Koynundan niçin attın yavrunu bütün bütün.
Bilmiyor muydun ki o yalnızlıktan korkardı?

Sütünden tatlı mıdır anne sanki bu hayat?
Bana sorsana anne yaÅŸamak bir hüner mi?
El aç yalvar gündüze geceye boyun uzat
Bu uÄŸurda bir ömür çürütmeye deÄŸer mi?

Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim
Anne istemiyordum ne tacı ne sarayı
Anne karnında fazla yaramazlık mı ettim?
Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?

 

Ne doÄŸan güne hükmüm geçer

 

Söz : Câhit Sıtkı Tarancı

Müzik : Münir Nurettin Selçuk


Ne doÄŸan güne hükmüm geçer,
Ne hâlden anlayan bulunur.
Ah! Aklımdan ölümüm geçer,
Sonra bu bahçe, bu kuÅŸ, bu nûr...
Ve gönül Tanrısına der ki:
“ Pervâm yok, verdiÄŸin elemden,
Her mihnet kabûlüm,
Yeter ki, gün eksilmesin, penceremden.”

 

 

Otuz BeÅŸ YaÅŸ


Cahit Sıtkı Tarancı


Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düÅŸman görünürsünüz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben deÄŸilim:
Nerde o günler, o ÅŸevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben deÄŸilim
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız

Gökyüzünün baÅŸka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduÄŸunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doÄŸan günün bir dert olduÄŸunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuÅŸlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüÄŸüm tarumar.

Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

 

 
GiriÅŸ
Üye Menüsü