Index SÖZ YAZARLARI SÖZ YAZARLARI |
| Suat Yığmatepe |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Sunday, 13 May 2007 | |
|
Söz : Suat Yığmatepe Müzik: Mustafa Malay Azad oldu gönül kuşum Ondan böyle bu duruşum Şimdi sensiz yok olmuşum Sanma ki ben yaşıyorum... Düz yolları yokuş ettin Öylesine bir tuş ettin Şu garibi berduş ettin Sanma ki ben yaşıyorum... Susuz koydun beni çölde Mavi deniz beyaz gülde Bir şarkısın şimdi dilde Sanma ki ben yaşıyorum... Çare değİl Söz : Suat Yığmatepe Müzik: Orhan Gencebay Gönlüm batmış bir denize Çırpınmak bir çare değil Kader küsmüş ikimize Ağlamak bir çare değil... Hep sırdaşım gecelerle Bütün oldum hecelerle Sultanlarla - ecelerle Yaşamak bir çare değil... Ben alıştım acılara Gönlüm açık sancılara Veda edip hancılara Çekip gitmek çare değil... Kimse bakmaz eyvahıma Can dayanmaz bu ahıma Asi olup Allah'ıma İsyan etmek çare değil... DÖN RÜZGAR Suat Yığmatepe durun açmayın güller mevsim tozpembe değil dünya acıyla yüklü esme dur zalim rüzgar eski huzur mutluluk neşe çevremde değil şimdi dört bir yanımda bir karanlık perde var... Diliyorum acılar biran evvel tükensin güzelliğin elleri kötülükleri yensin dünya tozpembe olsun her taraf yeşillensin sarsın yine etrafı eski bildiğim bahar... Ey rüzgar sevgilimin diyarından es de gel yeşil gözleri gibi filizleri kes de gel bana ondan haber ver ve en tatlı sesle gel bileyim ki nasıldır şimdi o sevgili yar... Ey saba gözlerimden düşleri yelinle sil uykumu yar götürdü geceler bende değil ey rüzgar dolanda gel ilçe ilçe ve il il sevgilim şimdi nerede ve nasıldır ne yapar... Muradım ölümümden önce gelsin yanıma değer versin kalbide çarpan gerçek aşkıma başka aşka yerim yok kilit taktım kapıma bin bir acıyla yüklü onsuz olan zamanlar ESKİ İSTANBUL Suat Yığmatepe baktım İstanbul'a kız kulesinden saraylar köşkler surlar üstünden hiçbir iz kalmamış lale devrinden nerede şimdi o eski İstanbul... Nerede Küçüksu'yun aşk geceleri tutmuyor sevginin yumuşak elleri yıkılmış tarihin taş kaleleri nerede şimdi o eski İstanbul... Boğazda gezerken her yer bahardı yıldızlar gökte sessiz doğardı mehtapta şairler şiir yazardı nerede şimdi o eski İstanbul... Silinmiş gözlerin dalgın bakışı tükenmiş sevginin kalbe akışı kalmamış güneşin eşsiz batışı nerede şimdi o eski İstanbul... GARDİYAN Söz =Suat Yığmatepe Müzik=Yılmaz Tatlıses Solan bahar gibi koğuş çok sessiz Prangalar ısıtmıyor gardiyan Ranzalarda yatıyorum çaresiz Neden güneş görünmüyor gardiyan Hasret desen yalnızlıklar diz boyu Mavi deniz gök yüzüne gir uyu Dört mevsimi yaşıyorum gün boyu Hiç bir umut görünmüyor gardiyan Görüş günü avutmuyor gardiyan Bir ışık yok gün erkenden ağarmış Bir çift göz var sonsuzluğa yalvarmış Usul usul gönüllere yağarmış Hasret nedir bilmez misin gardiyan Gözyaşların Yere Düşmesin Harput Suat Yığmatepe Balak Gazi Heykeli heybetle duruyor bak Yıkık abidelere çare değil ağlamak. Çayda çıra oynansın bir mumda sen al yak Süzülüp gözyaşların, yere düşmesin Harput. Bir cami kenarında Arap Baba türbesi Duyulur uzaklardan erenlerin hu sesi. Dağılsın üzerinden kara bulut perdesi Süzülüp gözyaşların, yere düşmesin Harput. Üç lüle pınar'ında oturup maya söyler Yarinden ayrı kalan aşık gibi bülbüller Şu karşı dağlarda yeşerir tevrüzü güller Süzülüp gözyaşların, yere düşmesen Harput. İSTANBUL AÐLIYORDU Suat Yığmatepe Sabahçı kahvelerinde karlı bir gün insanlar dertliydi insanlar üzgün sabahın olmasını beklerken o gün deniz suskun İstanbul ağlıyordu... Bir yanda karaköy bir yanda harem kahvede oturmuş sabahı beklerken üzüntüden acıdan dertten kederden deniz suskun İstanbul ağlıyordu... Her taraf sessizdi havaysa soğuk eserler yıkılmış her yeri bozuk derinden hıçkırırken boğuk boğuk deniz suskun İstanbul ağlıyordu... İSYAN ETMEM TANRIM SANA Suat Yığmatepe Hiç gülmesin yüzüm benim Garip kalsın bu bedenim Olmasa da bir sevenim İsyan etmem sana Tanrım Bu nasıl aşk bu nasıl acı Ben yolcuyum o bir hancı Bir bu aşkın yok ilacı İsyan etmem sana Tanrım Dost sandığım olsun namert Hergün acı hergün bir dert seni sevmek bir ibadet İsyan etmem sana Tanrım SİTEMİ VAR O KADININ Söz : Suat Yığmatepe Müzik : Fatma Berna Erkan ne sevinci var gözünde ne mutluluk var yüzünde acı dolu her sözünde sitemi var o kadının... Hep gönlünde üzüntüsü çok hazindir görüntüsü hasret dolu aşk öyküsü hasreti var o kadının... Oturup da bir köşeye kadeh vurur boş şişeye kapılmıyor hiç neşeye özlemi var o kadının... Derman olur bin bir derde mısra mısra gönüllerde okunmuyor hiçbir yerde şarkısı var o kadının... SU ÇİÇEÐİM Söz : Suat Yığmatepe Müzik : Ercan Akbay sen gönlümde bir ecesin şu dilimde tek hecesin ömrümdeki tek gecemsin benim güzel su çiçeğim... Sensin bana ışık veren sensin bana umut veren sevgi veren sabır veren sensin güzel su çiçeğim.. Eşsiz olur sende aşklar mutluluklar sende başlar gözlerimden akan yaşlar sensin güzel su çiçeğim.. Rüzgarınla savrulurum yaprak gibi kavrulurum aşkınla hep avunurum benim güzel su çiçeğim... Turna kuşum Söz : Suat Yığmatepe müzik: İsmail Acar madem gitmek istiyorsun yollar senin turna kuşum saplanmışsın şu bağrıma hançer sensin turna kuşum... Gökyüzünde suna gibi sevgim coşar tuna gibi gözyaşımı kına gibi yak istersen turna kuşum.. Sevgin dolu yüreğimde ümit oldun can evimde yaşıyorsun bedenimde hasret sensin turna kuşum.. YILLARDIR HASRETİM BİR DOST SESİNE Söz : Suat Yığmatepe Müzik : Engin Çır Yıllardır hasretim bir dost sesine yürekten sevenin bir busesine düşmüşüm acının hep sinesine tanrım bir kulunun esiri oldum... Sormadım kaç mevsim geçti üstünden sadece şansıma kızıp küstüm ben dertliyim her akşam onun yüzünden tanrım bir kulunun esiri oldum... Kaderden kaçarken hep adım adım bir ömür kendime hiç acımadım söylenen her yalan sözlere kandım tanrım bir kulunun esiri oldum... |
|
| Son Güncelleme ( Friday, 31 August 2007 ) |



