|
AÐLIYORSUN
Fatih Kısaparmak
Yorgunsun biliyorum
Oysa bir tek sözcük yeterdi anlatmaya
Saçların o elleri özlüyor
Çığlar yuvarlanıyor
Ömrümün uçurumlarında
O en saklı yerinde ağlayan kahkahalar
Hangi yasak umudun ihanetidir
Birer birer kopartmışlar
Büyüttüğüm çiçekleri
Anlıyor musun
Su soğuk duvarların dili olsa
Anlatsa neler çektiğimi
Buz gibi yastıklara sarılıp ta
Sabahı zor ettiğimi
Ağlıyorsun
Artık gülüp geçiyorsun aşklara
İnanmıyorsun
Yaprak döken gençliğinin satır aralarında
Altı kırmızıyla çizilmiş
Ve tırnak içine alınmış suskunluğun
Baş harflerisin
Şehirler uyurken
Boğazına sarılırken öfkelere
Bu gizli gülmelerin
Bu sessiz ağlamaların
Nedir anlamı
Sen hangi mevsimin yağmurusun
Ağlıyorsun...
Ah Öleydim Öleydim
Fatih Kısaparmak
Yarimin izindeyim
Dönmedim sözümdeyim
Maden arkada kaldı
Mehramaz düzündeyim
Ah öleydim öleydim
Seni nerden bulaydım
Senin yanı başında
Can vereydim kalaydım
Bakır Maden'e vardım
Köprü başında durdum
Çıktım Arpa meydana
Yar yar diye bağırdım
Al Yanaklım
Fatih Kısaparmak
Ateş idim küle döndüm
Sararmış bir güle döndüm
Sevdiğim gitti gideli
Dut yemiş bülbüle döndüm
Al yanaklım bal yanaklım
Sende kaldı benim aklım
Ateşimsin közümsün yar
Benim iki gözümsün yar
Ölüm bile ayıramaz
Şu anlımda yazımsın yar
Al yanaklım bal yanaklım
Sende kaldı benim aklım
Kanasın bu yaram gayrı
Ben kimlere varam gayrı
Ağam gelmez nere gitmiş
Ah ben nasıl duram gayrı
Al yanaklım bal yanaklım
Sende kaldı benim aklım
Bahçalarda Barım Var
Fatih Kısaparmak
Bahçalarda barım var
Bir heyva bir narım var
Galem gaş gara gözlü
Hoş bahışlı yarim var
Beri gel gara göz
Gel gel gara göz
Bu bağrımda yara göz
Derdime sen çare göz
Beri gel gara göz
Yandırdı güneş meni
Gün ögünde daş meni
Meni gözlerin yahdı
Yandırmaz ateş meni
Beri gel gara göz
Gel gel gara göz
Bu bağrımda yara göz
Derdime sen çare göz
Beri gel gara göz
Bu benim babam
Fatih Kısaparmak
bu adam benim babam
sekiz köşe kasketiyle
omuzunda sakosuyla
bu adam benim babam
cebinde yok parası
Bafra'dır sigarası
yüreğindedir yarası
altı çocuk büyütmüş bir
işçi maaşıyla
bu adam benim babam
ağlama benim babam
ağlama naçar babam
kara gün geçer babam
bir kapıyı kapayan
geri açar babam
ağlama benim babam
bu adam benim babam
derdi dağlardan büyük
çaresiz beli bükük
bir gün olsun gülmemiş
rahat nedir bilmemiş
gözyaşını silmemiş
bir lokma ekmek için
kimseye eğilmemiş
bu adam benim babam
benim babam mert adamdı
mangal gibi yüreği
yufka gibi kalbi vardı
hayatım boyunca ona özendim
fedakardı
bi dikili ağacı olmadı belki
ama kendisi onuruyla yaşayan
koskoca bir çınardı
üstümdeki kol kanat
sırtımı yasladığım dağ gibiydi
ben babamın oğluyum
tepeden tırnağa anadoluyum....
Gel İki Gözüm
Fatih Kısaparmak
Kaybeden ben oldum aşk kumarında
Yıkıldım ömrümün ilkbaharında
Teselli kalmadı dünde yarında
Yalvarırım artık dön iki gözüm
Ne olursun artık bana dön iki gözüm
Neredeysen nerelerdeysen gel iki gözüm
Ecel yastığına başım koyanda
Gözüm açık öldüğümü duyanda
Bir gece yarısı tatlı rüyanda
Benim için ağla yan iki gözüm
Bari son nefesimde gel dön iki gözüm
Neredeysen nerelerdeysen gel iki gözüm
Giderem Yolum Budur
Fatih Kısaparmak
Giderem yolum budur
Ayrıldım zulüm budur
Sevdiğim elin olmuş
Ecelsiz ölüm budur
Git bulut kerem eyle
O yare selam söyle
Benim günahım neydi
Yaktı yandırdı böyle
Mezarım derin edin
Su serpin serin edin
Dünyada gün görmedim
Ahrette gelin edin
Gölgeden Çık Aya Gel
Fatih Kısaparmak
Gölgeden çık aya gel
Testini al suya gel
Hiç bahanen yok ise
Elini yumaya gel
Çeşme başı taşlıdır
Yarim kara kaşlıdır
Dokunmayın yarime
Ahu gözler yaşlıdır
Yarim yerin dar mıdır
Dört yanın duvar mıdır
Benim çektiklerimden
Hiç haberin var mıdır
Haram Saltanatı
Fatih Kısaparmak
Utanmadan haram lokma yutanlar
Şerefini üç kuruşa satanlar
Duymasa da Mısır'daki sultanlar
Haram saltanatı yıkılır elbet
Hortum saltanatı yıkılır elbet
Talan saltanatı yıkılır elbet
Duymasa da Ankara'da sultanlar
Haram saltanatı yıkılır elbet
Yalan saltanatı yıkılır elbet
Ar damarı ar damarı
Şimdi olmuş kar damarı
Ar damarı çatlayanlar
Bir gün elbet yer şamarı
Hey halkım hey
Uyan halkım hey hey
Hey halkım hey
Sanma ki haramla sefa süren var
Mazlumun ahından hesap veren var
Kara karıncaya gece gören var
Haram saltanatı yıkılır elbet
Yalan saltanatı yıkılır elbet
Talan saltanatı yıkılır elbet
Kara karıncaya gece gören var
Haram saltanatı yıkılır elbet
Hortum saltanatı yıkılır elbet
Ar damarı ar damarı
Şimdi olmuş kar damarı
Ar damarı çatlayanlar
Bir gün elbet yer şamarı
Hey halkım hey
Uyan halkım hey hey
Hey halkım hey
Hüzzam sevda
Fatih Kısaparmak
Sen baharı ertelenmiş boynu bükük karanfil
Gücenmiş bir şarkısın sen yol ayrımında
Sonuncu bahar olsaydın sonbahar değil
Keşke böyle bitmeseydi bu hüzzam sevda
Ansızın kapılar çarpar
Duvardan bir resim düşer
Merdivende bir an için titrenir
Sendelenir
Dönsem dönsem mi denir
Ağlamaklı bakışlardan sitemler yağar
Çekip te gidenden fazla geride kalan tükenir
O şiirler tek başına okunmuyor
Gel yalvarırım
Ve o şarkı söylenmiyor sen olmayınca
Dönüpte gelirsen diye her şeye rağmen
Huysuz bebek
Anahtarın o paspasın altında hala
Yine girdim bulutuna yalnızlığın sensizliğin
Aç kurt gibi üzerime saldırır hüzün
Karanlığın kollarında sayıklayan gece gibi
Yine gizlenir ay yine belirir güzel yüzün
Dallarımı insafsızca
Söküp kıran bu fırtına
Sevdamıza çöken kışın
Çığ düşüren kar sesidir
Eğer bir gün mezarda
Kırmızı bir gül açarsa
Göz yaşlarım yaprağında
Çiy tanesidir.
KERKÜK KAL'ASI
Fatih Kısaparmak
Kerkük'ün altı harman
Gülüm amman amman amman
Katlime çıktı ferman
Di yar amman amman amman
Yar iki köynek giymiş
Gülüm amman amman amman
Biri derttir biri derman
Di yar amman amman amman
Kerküğün kal'asıyam
Bu bağın lalasıyam
Nerede bir esmer görsem
Men onun kölesiyem
Toprağıma göz dikenin
Başının belasıyam
Kerkükten çıktım yola gülüm
Bakü'de Bişkek'te verdim mola di yar
Bana dert açan güzel gülüm
Hasretin kutlu ola Di yar
Kilim
Fatih Kısaparmak
Sevdiğine Sözü Olan Bir Kilim Dokur
Kilimin Dilinden Ancak Anlayan Okur
Sırlarımı Verdim Sana Sevgimi Verdim
Şu Gönlümü Kilim Yaptım Yoluna Serdim
Ayıptır Günahtır Diye Kilit Vurdular Dilime
Aşkı Dokudum Kilime Anlıyor Musun
Yetinmedim Türkü Yaptım
Gayri Bu Canımdan Bıktım
Hani Senin Olacaktım Dinliyor Musun
Kilim Kalbin Aynasıdır Gönül Sesidir
Her Nakışı Bir Duygunun ifadesidir
Kilim Sevgiliye Çağrı Aşka Davettir
Kimi Renkler Şikayettir Kimi Hasrettir
Ben Şu Gönül Tezgahında Kilim Dokudum
Erenlerin Dergahında Aşkı Okudum
Töremizde Kilim Demek ilim Demek
Kilim Sevdadır Özlemdir Derttir istektir
Mor salkımlı sokak
Fatih Kısaparmak
Seni düşündüm yine bu akşamüstü
Gelmedin mor salkımlar sana küstü
Umutsuz bekledim sabaha kadar
O çok sevdiğin yağmurlar bile sustu
Seni düşündüm de çıldırdım yine
Kahrettim seni benden çalan geceye
Seni sordum yastığıma
Seni sordum boş odama
Hesap sordum yumrukladığım duvarlara ta ellerimi tut
Okşa yine saçlarımı dizinde uyut
Ne çok severmişim
Gidince anladım...
Bu serseri gecelerde sana ağladım
Bu akşamda sensizliği anılara sarıp içtim
Kaybettikten sonra anlıyor insan
Meğerse hiç kimseyi senin kadar sevmemişim
Bir dönsen
En güzel yerinde biten o rüya
Yeniden yaşanır istesen
Yıldızları sermez miyim ayaklarına
Geldiğin yollara toz olmaz mıyım
Yine şafak söküyor
Uykuların unuttuğu gözlerim yine tavanda
Ne vardı diyorum
Ah bir dönseydin son anda
Şarjörüme hasret sürdün sazımın
Şimdi hüzün işgalinde yüreğim
Ve ben hala
Mor salkımlı o sokakta
Bıraktığın yerdeyim
Ekmeğimi sen bölersen çoğalırdım
Kaçıp sana sığındığım geceler
Pazarlıksız düşlerimdin
Gel de
Yine bir kuş dirilsin küllerimizden
Ekmekle tuz olsun yeter ki sen ver
Türküler kondurayım dudaklarına
Karımsın
Öteki yarımsın
Ve de sevmek kadarımsın
Mor salkımlı o sokakta ellerimi tut
Okşa yine saçlarımı dizinde uyut
Ne çok severmişim
Gidince anladım
Bu serseri gecelerde sana ağladım
Sen Yoksun Ya
Fatih Kısaparmak
Sen yoksun ya güneş doğmuyor
Her şarkıda hüzün var
Şiirler bile dost değil
Her mısrada hüzün var
Yastığımda kokun her yerde yüzün var
Sen yoksun ya sanki yarım kalmışım
Sen yoksun ya çıldırmış bunalmışım
Sen yoksun ya hep bu şarkıyı çalmışım
Sen nerdesin...
Yoksun...yoksun...sen gelmiyorsun
Yoksun...yoksun...ağlatıyorsun
Ne hayallerimiz vardı,yar beni anlayacaktı
Kar düştü umutlara böyle mı olacaktı?
Korkuyorum yarından böyle mı olacaktı?
Sen yoksun ya simdi bomboş sokaklar
Sen yoksun ya gözyaşım pişmanlık saklar
Sen yoksun ya umrumda mı yasaklar
Sen nerdesin?..
Yoksun...yoksun...beni anlamıyorsun
Yoksun canım,yoksun ya gelmiyorsun
Tomurcuk
Fatih Kısaparmak
Küçüksün Küçücüksün Açmamış Tomurcuksun
Sevda Senin Neyine Daha Sen Bir Çocuksun
Tomurcuk Tomurcuk Gözleri Boncuk Boncuk
Yaşıtım Değilsin Sen Sevimli Tatlı Çocuk
Canımın Cananısın Ömrümün Fermanısın
Aşın Yaşı Sorulmaz Sen Benim Belalımsın
Tomurcuk Tomurcuk Gözleri Boncuk Boncuk
Yaşıtım Değilsin Sen Sevimli Tatlı Çocuk
Yakılmış Mektup
Fatih Kısaparmak
Sana bu mektubu uzaklardan yazıyorum
Adresini çoktan unuttum
Bir şiirin şişesine kalbimi koyup
Sulara bırakıyorum...
Ah benim eski türküm
Ah benim hazin öyküm
Yanılışım, yenilişim
Ne yaptıysam seni mutlu edemedim
Oysa, bir kemanım vardı bir de sen
Acımadın, ezdin beni, üzdün
Hiç anlamadın
Yavrusuna yanan bir anne gibi
İçime gömdüm depremlerimi
Ceketimi alıp gittim
Derin derin iç çekişim, bu yüzden
İnadına suskundum oysa
İnadına vurgun
Geç uslandım
Sen görmedin ama
Altı mosmor gözlerimde ıslandım..
En çok en çok istavriti severdin
Sıkıp limonu maydanoza,
Şaraba vururdun hani
Eski bir kasette bizim şarkımız
Alıp götürürdü seni
Salaş meyhanelerde
Ve kumsaldaki ayak izlerinde
Kırılan hayallerim ümitlerim
Ve seni bekleyişlerim
Her yağmur akşamında
Daha bir mutluyduk o günler
Her şeye rağmen özgürdük
Kitap alacak paramız olmasa da
Ucuz tütün içsek de
Pahalıydı düşlerimiz
Ne kadar çok isterdim şimdi
Bu şarkımı duymanı
Kanayan bir gül misali
Saçlarına taktığım
Suskun çığlıklarıyla inleyen şu kemanı
Ki, her notası ödeşmenin
Ve hayatla yüzleşmenin katranı
Hatırlar mısın
Parasız kalmıştık da bir gün
Kardeşinin kumbarasını boşaltıp
Konsere gitmiştik
İmzasını almıştık sevdiğimiz şarkıcının
Birlikte fotoğraf çektirmiştik
Bir şişe gazozu
Ve kaşarlı tostu bölüşmüştük
Hey gidi hey..
Az mı şiir yazdık ders kitaplarına
Otobüse biletsiz mi binmedik
Komaya mı girmedik
Her Beşiktaş maçında..
Şimdi bir hastane akşamının yorgun penceresinde
Maziye dalıp dalıp gitmelerimsin artık
Ne kemanım var yanımda
Ne de sen varsın
Mevsimlerden hüzün
Aylardan pişmanlık ve karanlık
Sen ki bu mektubu saklayacaksın
Öpüp öpüp koklayacaksın belki
Ve artık gelmeyeceğimi bile bile
Bekleyeceksin...
Ah benim eski türküm
Ah benim hazin öyküm
Yanlışım, yanılışım
Seni hiç üzer miyim
Ben bu mektubu defalarca yazmış,
Defalarca yakmışım!
Yar Gele
Fatih Kısaparmak
Yalnız senden inayet
Sen bana merhamet et
Yar geliyor Allahım
Aklım sana emanet
Beklerem ki yar gele
Geç gelmeye er gele
Yare öyle sarılam ki
Yedi gömlekten ter gele
Yüzün nuru ayda yok
Yalvarmaktan fayda yok
Yar içsin kahveleri
Anasına çay da yok
Yaradan Aşkına
Fatih Kısaparmak
Seni düşünür dalarım
Düşümde seni bulurum
Uyanır mahzun olurum
Yaradan aşkına dön gel
Leylam ol çölün olayım
Emreyle kulun olayım
İstersen yolun olayım
Yaradan aşkına dön gel
Yunus Mevlana pirimiz
Alemi sardı nurumuz
Toprak olmadan birimiz
Yaradan aşkına dön gel
Sensin gönlümün kıblesi
Gönüldür aşkın Kabesi
Bu gönül sevmez herkesi
Yaradan aşkına dön gel
Mansur gibi dara düştüm
Aşkın hududunu aştım
Önce hamdım şimdi piştim
Yaradan aşkına dön gel
|