| Mücella Pakdemir |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Wednesday, 19 March 2008 | |
|
Yıldızlı gecelerde ay yüzüne vururdu Başka güzel olurdun sanki kalbim dururdu Diktiğin sarmaşığın bize şahit olurdu Bir aydı erittiğin öksüz balan bir de ben Ömrüme adadığın sevdan demek yalandı Ölüm dalda titredi yapraklara dolandı Camı saran sarmaşık feryadımla sulandı Bir aydı kuruttuğun öksüz balan bir de ben Ağıdımı yankılar mor dağlar, kara taşlar Çektiğin acıları haber vermedi düşler Gaflet ninnilerinde pervaza kondu kuşlar Bir aydı uyuttuğun öksüz balan bir de ben Toprağının üstüne yağmur yağdı az önce Üşüdün mü sevdiğim, kefen bezin çok ince Yağmurdu gözyaşlarım, akıttım birikince Bir aydı darılttığın, öksüz balan bir de ben Yavuklum, kara gözlüm, yedi köyün ahseni Yakardım o köyleri tatmak için buseni Boynunu uzattığın ip öpmüş en son seni Bir aydı unuttuğun öksüz balan bir de ben
Tenim dayanamaz uzak kalmana İnci, mercan ol da boynuma dizil Lüzum yok sevdiğim izin almana Nazlı ceylan gibi koynuma süzül Dağıt ufuklardan hasret sisimi Ruhumun cilası, sil at pasımı Aynı telden dinle gönül sesimi Benimle sevinip, benimle üzül Elde alıkoyan güne dargınım Beklemekten bezdim belâ yorgunum Cümle âlem bilsin sana vurgunum Çıkmaz mürekkeple sineme kazıl Baştan atamadım dolmaz çilemi Küsünü boz da gel, defet elemi İşgal et dünyamı, fethet kalemi Saçından tırnağa beynime çizil Kaşı kömür kara, cemali beyaz Kendi sımsıcacık yokluğu ayaz Yaradan a kurban dilimde niyaz Her iki cihanda alnıma yazıl Uğruna can feda vız gelir ölüm Yeter ki son bulsun çektiğim zulüm Divane desinler razıyım gülüm Hayalimi kapla, düşümde sezil Beddua isteme, garibim tutar Hedefler okunu kalbine atar Erirsin gün be gün Mecnun dan beter Ele yar olursan çengelde yüzül Ah ile vah ile ömrünce ezil
Koy masaya derdini, kopar hüznü dalından Anlat bana kendini, damıt özü balından Kır feleğin fendini, buse çal ayalından Kağıt elde dillensin, aşk ne demek yazalım Kalemi coşturalım yardan çiçek gelende Hesapsız koşturalım goncası serpilende Maniler aştıralım esansı kalp delende Kuru dallar güllensin, aşk ne demek yazalım Buluttan yaş düşende yarin sürmeli gözü Sel olup da taşanda bize söyletsin sözü Can canana koşanda harlatsın kalpte közü Yürek yanıp küllensin, aşk ne demek yazalım Gökyüzü kararınca sual olmaz sevenden Yıldız ayı sarınca göğüs bağır dövenden Karınca kararınca ders alıp yar övenden İbret alıp söylensin, aşk ne demek yazalım Karın altında bıkar, dağıtır saçlarını Kardelen yüze çıkar, takalım taçlarını Zerafetiyle yakar dağın yamaçlarını Vecde gelip dellensin aşk ne demek yazalım Pınar başında turna ötüşüne doyalım Çalınsın davul zurna, hoş sesini duyalım Yarim gel ayrı durma, Hak ne derse uyalım Narin yüzün allansın, aşk ne demek yazalım SADECE ANLA Kalemim gitgide çatallaştı Kabuğum sertleşti bir tanem Bulutlar teğet geçiyor üzerimden Bir türlü ıslanamıyorum Sevda yağmurlarında Sebebi sensin zalimim Tenimden kokunu çaldığın günden beri Bir türlü yıkamadığım Duvarların ötesine geçmeyi Ne çok isterdim& Bilsen ne çok isterdim İpek yumuşaklığında kıvam tutmayı Kuşların kanadında acımı unutmayı Dalgalar döverken sahilleri Aşk türküleri tutturmayı Aniden bir sızı yakalasam Geçmişe dair flaşlar patlasa Bir flaş, bir flaş daha Yeter ki bakayım kör olasıya Anılardaki hoyrat sevişlerinle İnadına deli edişlerinle Kaybolmak isterdim hız kesmez kulaçlarla Bitkin kalbimi sıkıştırıp yorsa da Duygusuza çıkmış adım Üflüyorum bütün kandillerin fitillerini Çıralarım tutuşmuyor alıcı bakanlara Oysa sen bilirsin benim çılgınlığımı En masum öpücükten en ateşli anlara Olmuyor işte Gece çökmüş yüreğime Karabasanlar boğazımda Bu bezgin kadın eski ben değilim Farkındayım, hem de nasıl farkında Özledim desem kaç yazar Gel diye haykırsam ne fayda Sevdan arttıkça siliniyor yüzün Yalnız ölümüne seninim sözün Kulaklarımda uğulduyor hala Belki bir gün diyerek geçti ömrüm Nereye baksam seni gördüm Uzanıp tutamadım devleşen hasretini Kaburgamdaki zırha gömdüm Elimde olsaydı her vefasız gibi İnan, unuturdum zamanla Suçlama sen de beni aşkım, sadece anla Sadece anla. AH DESİN Kader dilerse çöller, yare gülistan olur Sarılır gonca güller, canana fistan olur Rüzgarında ak tüller, eserken destan olur Yeter ki iki gönül, aynı yelden ah desin. Aşığın kaleminden nağme çağlar yüreğe Her harfin aleminden yemin bağlar bileğe Süzülür gül deminden sevda damlar eleğe Yeter ki iki gönül, aynı dilden ah desin Huşuyla kol sallanır ezgiler bestelenir Yanak yanar allanır kalp üste destelenir Saza değer, ballanır, zaman ahestelenir Yeter ki iki gönül, aynı telden ah desin Gökten bir melek iner kavli karar edende İlmek düğüme döner duasıyla gidende Bir can bir cana siner kaynaşır tek bedende Yeter ki iki gönül, aynı halden ah desin FASILA GEL GÜZELİM Fasıla gel güzelim Gazel, hoyrat gezelim Perde perde dizelim Aşk böyle tadılır yar Can tellerde ünlerken Tenden geçip dinlerken Bağlamada inlerken Sözüme katılır yar Kaval yaramı deşse Üfüldedikçe eşse Ruhum tezgaha düşse Bedelsiz satılır yar Kanun dize dokunur İçli yegâh okunur Zehir bir yana konur Balında bitilir yar Sopranodan ses verir Baş omuza devirir Nota kemanda erir Diş değmez yutulur yar Yakar işvesi nazı Duyunca lebde hazı Tezene öper sazı Döşte uyutulur yar Neyzenle ney konuşur Derdinle dert bölüşür İki soluk sevişir Nefesim tutulur yar Tamburamla ağlarsan Göz yaşınla çağlarsan Mil çekip de dağlarsan Kaşlarım çatılır yar Meşkinin çerağında Düş söner ferağında Çırpınırken ağında Çıkmaza batılır yar Yeminli adağından Ok fırlar dudağından Sıyrılıp sadağından Kalbime atılır yar Ezgin nağme seçerek Yudumlayıp içerek Vecdle candan geçerek Ölüme yatılır yar Ne gam kalır ne sızı Silinir kara yazı Müzik büyüler bizi Fasılda yitilir yar- ATIVER ÇÖPE GİTSİN Ellerim kırılsaydı onmayacak biçimde Yazmasaydım ah keşke her ne varsa içimde Nasıl olsa mektubum hala zarfın içinde Darılacak değilim, atıver çöpe gitsin Hak ettim mi bilemem uğradığım zulümü Dayanmaya gücüm yok, özler oldum ölümü Kitabın arasında unutmuşsun gülümü Kırılacak değilim, atıver çöpe gitsin Gizledim yıllar boyu kalbimin sotasında İsmimi bulamadım aşkının kotasında Kıymetimi bilecek sarrafın potasında Karılacak değilim, atıver çöpe gitsin Yedi kat yabancının nasıl girdin koynuna Kahroldum öleyazdım, sen de uğra aynına İhanetinden sonra vefasız yar boynuna Sarılacak değilim, atıver çöpe gitsin Gözlerinin can alan, zalim soruşlarında El kolunda salınan yakan duruşlarında Ferhatın dağı gibi kazma vuruşlarında Yarılacak değilim, atıver çöpe gitsin Çıldırtan zehir gibi damarıma dolsan da Yaralarımı deşip kabuğunu yolsan da Özümü parçalayan kıyametim olsan da Dürülecek değilim, atıver çöpe gitsin Bir yudum umuduna kapılmıştım selinde Çekmediğim kalmadı heder oldum elinde Şerbetlendim sevdiğim kara yılan dilinde Burulacak değilim, atıver çöpe gitsin Sevdanın rüzgarları eser iken başımda Kan kustum, ciğer söktüm, ağu yedim aşımda Tokatından yıkılıp bu gencecik yaşımda Durulacak değilim, atıver çöpe gitsin Neden Olmasın Hiç haberim olmadan Uykulara dalmadan Baş yastıkta solmadan Gel bir gece yarısı Hasreti koy berine Vuslatı kat terine Kalbim orta yerine Ser bir gece yarısı Sorma sevildiğini Unut tüm bildiğini Gönlünden geldiğini Ver bir gece yarısı Ruhumda yanan harsın Arzularımda varsın İstediğim tek yarsın Sar bir gece yarısı Üşüyen yanağımdan Öp gonca dudağımdan Taze gül sunağımdan Der bir gece yarısı Canı cana kattırıp Yudum yudum tattırıp Aşk odunu yaktırıp Kal bir gece yarısı Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu şiirlerin her türlü telif hakkı şairin kendisine veya temsilcilerine aittir
|
|
| Son Güncelleme ( Wednesday, 01 April 2009 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



