| Şakir Alimoğlu |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Tuesday, 07 October 2008 | |
|
Bu gece ilk gecemiz benim canım sevgilim Bir ömrün imzasını bin ömür silmeyelim Aşkın gül şarâbını dudaklardan içelim Bir ömrün imzasını bin ömür silmeyelim Gün olur birbirimizi ağlatıp üzsek bile Birgün küçük bir siteme kırılıp küssek bile Bir öpücük, bir beyaz gül, unuttursun herşeyi Aşkımızı tazeleyip, yürüyelim elele Balayımız bal gibi sürsün gül bahçesinde Ellerin ellerimde, gözlerin gözlerimde Mutluluk şarkı olsun ikimizin dilinde Bir ömrün imzasını bin ömür silmeyelim Gün olur birbirimizi ağlatıp üzsek bile Birgün küçük bir siteme kırılıp küssek bile Bir öpücük, bir beyaz gül, unuttursun herşeyi Aşkımızı tazeleyip, yürüyelim elele Küçücük aşk yuvamız, çok mutlu olacağız Bir sen bir ben orada, bir de çocuklarımız Kahkahalar içinde eğlenip coşacağız Bir ömrün imzasını bin ömür silmeyelim Gün olur birbirimizi ağlatıp üzsek bile Birgün küçük bir siteme kırılıp küssek bile Bir öpücük, bir beyaz gül, unuttursun herşeyi Aşkımızı tazeleyip, yürüyelim elele
Bir kere gören cemâlini büyülenir Seni seven ölmez, sevdikçe tazelenir Alamaz gözlerini bir an, gözlerinden Seni seven ölmez, sevdikçe tazelenir 27.12.2007 - Ankara
Sen hiç bir yerde değil, yalnız bende güzelsin Bir gül destede güzel, sen bestede güzelsin Ben sana yazılmamış, şarkılar yazacağım Bir gül destede güzel, sen bestede güzelsin Biliyorum cennetten kaçan bir meleksin sen Ömür katar ömrüme, senin her tatlı busen Şarkılara yakışan, bir ömre bedelsin sen Bir gül destede güzel, sen bestede güzelsin 25.02.2008
Kaç yıl geçti aradan, bilmiyorum saydın mı Giderken kapına gül bırakmıştım, aldın mı Bilmem sen de her gece, benim gibi yandın mı Giderken kapına gül bırakmıştım, aldın mı Nuriye Dündar – Âlimoğlu 17.12.2007
Damlaya damlaya bir göl oldu bu kaprislerin Dikeni zehirli bir gül oldu bu kaprislerin Tahammül kalmadı bende artık bu işkenceye Aşkımızı yıkan bir sel oldu bu kaprislerin Hani aşka doymayacak, pişman olmayacaktık İyi günde kötü günde beraber olacaktık Ölüm ayırana kadar hiç ayrılmayacaktık Aşkımızı yıkan bir sel oldu bu kaprislerin Gözlerinin bebeğinden, zincirlerle bağlıydım Yıllarca her mihnetine, seve seve katlandım Ama o son sözlerinle canevimden dağlandım Aşkımızı yıkan bir sel oldu bu kaprislerin
Benim bâkir dudaklarım bir kelebekse Seninki hiç öpülmemiş bir gonca gülse Kaçırma dudaklarını aşktan ne olur Kelebek o gonca güle konmak isterse 1972 - İstanbul
Çıkma artık karşıma, unuttum artık seni Senin duandan bile, Allah korusun beni Bitmez kaprislerinle, zehrettin gençliğimi Senin duandan bile, Allah korusun beni Ne zaman iki âşık, önümde öpüşseler Aşk ile sarmaş dolaş, uçar gibi gitseler Bir tuhaf olur içim, bitmek bilmez geceler Senin duandan bile, Allah korusun beni Sırat köprüsü aşkın, bir yanı hep uçurum Ne zaman seni ansam, aşka düşman olurum Seni sevdiğime bin kere pişmân olurum Senin duandan bile, Allah korusun beni
N’olur hiç değişmesen, hep saf ve mâsum olsan Aşk sana yakışıyor, n’olur hep böyle kalsan Hülyâlı gözlerinle hep ışıl ışıl baksan Aşk sana yakışıyor, n’olur hep böyle kalsan Sen de hep benim seni sevdiğim gibi sevsen Gonca dudaklarınla sevdiğini söylesen Yorgun olduğun zaman dizlerimde dinlensen Aşk sana yakışıyor, n’olur hep böyle kalsan Seni çok sevdiğime hiç şüphesiz inansan Böyle hanım hanımcık, hep tatlı dilli olsan Mutluluk şarkıları taşsa dudaklarından Aşk sana yakışıyor, n’olur hep böyle kalsan Akşamları gelince beni sen karşılasan Elimdeki gülleri beyaz vazoya koysan Öpsen dudaklarımı, sonra 'hoşgeldin' desen Aşk sana yakışıyor, n’olur hep böyle kalsan Bir kuğu gibi zarif, bir su gibi berraksın Allah'ın yarattığı en nadîde goncasın Karanlıklar içinde bir tek sen aydınlıksın Aşk sana yakışıyor, n’olur hep böyle kal sen 01.07.2003 - Ankara
Öyle sevindim ki birden seni karşımda görünce Güneşi uyandıralım, n’olur gitme kal bu gece Aşkın şiirini baştan yazalım gel hece hece Güneşi uyandıralım, n’olur gitme kal bu gece Suya hasret güller gibi öyle özledim ki seni Her sabah pencerelerde öyle gözledim ki seni Tıpkı genç âşıklar gibi öyle özledim ki seni Güneşi uyandıralım, n’olur gitme kal bu gece Uçan bir kelebek gibi dudak dudağa değerken Zevk doldurup içtiğimiz kadehlerimiz biterken Gözlerimiz yarı baygın, yorgun ayı uğurlarken Güneşi uyandıralım, n’olur gitme kal bu gece Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu şiirlerin her türlü telif hakkı şairin kendisine veya temsilcilerine aittir |
|
| Son Güncelleme ( Wednesday, 14 January 2009 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



