| İlkay Coşkun |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Monday, 27 October 2008 | |
|
Sen: Akşamın en kuytu anında; bir tutam sevginle gel& Ben: Bütün karanlılarımıza şamdanlar dikeyim. Ziyası ömrümüze; güneşler ekeyim. Yeter ki; sev beni& Bir visal uğruna ne dağlar aşıldı. Müşkül olan,yâre duyulan sitemdi. Yürek tevdi edilmiş uzak ellerde.. Gel de unut! ,unut emi.? ... Anılar; hasret koruyla yanarken yürekte. Gözyaşı damlaları sel olmuşken. Mesken tutmuşken yalnızlıklar sineyi. Gel de unut! ,unut emi.? ... Künyeme kazılan seni; andım her gece. Acılar oturdu yüreğime; sessiz. Bütün dertleri topladım başıma. Gel de unut! ,unut emi.? ... Zifiri karanlıklar yoldaşım oldu. Her soğuk kemiklerime işledi. Kalbim; aşkımızın mezarı oldu. Gel de unut! ,unut emi.? ... Bir sen vardın; bir ben; birde yalnızlığım. Sen gittin gideli; kahrolası yalnızlık kaldı. Düşman başına; ferman oldu gitmeler. Gel de unut! ,unut emi.? ... Azat ettim yüreğimi, metruk bir kalp kaldı geride. Sen gideli; doğmadı güneş, bitmedi karanfiller. Serencamın da dolaştım sensizliğin. Hiç oldu; yüreğim ve bedenim; sensiz. Unutabilirsen; gel de unut. Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



