| Barış Danış |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Wednesday, 20 June 2007 | |
|
Irmakları susuz solmuş yeşiller, Sevda dağlarının eteği vay vay, Acıyı derin den çeker sevenler, Paramparça olmuş yüreği vay vay. İçine dert düşmüş etin iliğin, Muradı ahrete kalmış gençliğin, Parmakta yüzüğü çaresizliğin, Hiç yar olmamış feleği vay vay. Kaybolmuş ovanın ışığı nuru, Düşmüş topraklara çürüten ur'u, Arılar başıboş ,çiçekler kuru, Çoktan balsız kalmış peteği vay vay. Boşuna yapılmış bunca isteği, Karşılık olarak görmüş kösteği, Ne bir dalı kalmış ne de desteği, Ortadan kırılmış direği vay vay. SEVDALISIYIM Kara zindan olur sensiz yaşamak, Sensiz mutluluğun tövbelisiyim, Gülistana döner seninle kalmak, Seninle çöllerin sevdalısıyım. Yıkmaz beni senin kaşlar çatışın, Seni benden bana vermez alışın, Ateşlerde yaksa bir tek bakışın, Kara gözlerinin sevdalısıyım. Olup olacağı uğruna ölmek, Senden bana düşer ızdırap vermek, Kısmetim oluyor derdini çekmek, Verdiğin acının sevdalısıyım. SON ADRES İçim sonsuz derin kuyu, Ciğerim karadan koyu, Can verirken bir tas suyu, Dökermiydin dudağıma? Solmuş yüzüm donuk gözler, Her iki yanımda eller, Sağda kefenim biçerler, Yatarmıydın sol yanıma? Son adresim sonsuzlukmuş Kira sürem artık dolmuş Yasadığım bohçam olmuş Atarmıydın yâr omzuma? NEYE YARADI? Ne âlâ nazenin gelirsin öyle, Bıktırdın ya nazın neye yaradı. Döktün yaprakları zamansız böyle, Kuruttun mevsimin neye yaradı? Gönlüme kurmuşsun saltanatını, Hiç kimse alamaz artık tahtını, Gizem ile yazmış Allah bahtını, Sırroldu görkemin neye yaradı? Figanımı dille sana desem de , Niyazım duyulmaz feryat etsem de, Senden ta yürekten sevgi görsem de Bağlanmış kısmetim neye yaradı? YASAKLI Sevdamıza haram hükmü verilmiş Kanunlar kurallar kalbime inmiş Gördüğüm her halin ruhuma sinmiş Gezinirsin bende bana yasaklı. Salgın virüs gibi salsan ölüme, Yinede isterim her bir hücreme, Darıldım ben viran gönül evime, Sen güzel cananım cana yasaklı. Hiç bir şey gelmiyor şimdi elimden, Tam yol demir aldı ecel tenimden, Bir fayda yok artık ciğerlerimden, Tıkanmış damarım kana yasaklı. DESTUR aç kaldım açıkta kaldım, Şükretmeyenlere destur. kubbeli bir göğe çıktım, kayan yıldızlara destur. bir damarsızla , kansızla, hali hatırı geçen nazla, kemalî haddinden fazla, gurur duyanlara destur. tatlı dille palan vurmuş, nizamı niyeti bozmuş, eyyam efendisi olmuş, bel bağlayanlara destur. kelimeler öyle zevksiz, rivayet sudan önemsiz, lâf edipte yerli yersiz, çene çalanlara destur. SAHİPSİZ MEZAR ben sahipsiz bir mezarım. taşımda ismim ararım. kara toprağa sorarım. nerde benim fidanları? üzerimde otlar çıkar, sonra kurur toprak çatlar ara sıra yağmur yağar oda yanlarıma sızar. nice bayramları geçti görmedim bir ziyareti uzaktan geldi rahmeti kim bilir kim dua etti. ANALI KUZULU Seviyorum diye haykırmaz dilim, Aşkıma saygımdan arım var benim, Nemlense gözlerim solsa bedenim, En güzel sevgiden kârım var benim. Gönül bahçesinde açar yedi renk, Bir nefes kokusu koca ömre denk, Dizlerde alışmış uykusu ahenk, Analı kuzulu yâr'im var benim. İçime kapandım doğuştan beri, Yaklaşırdı belki olsa haberi, Bir sevda çekerim içten içeri, Elemle örülü sırrım var benim. GÖNÜL DİLENCİSİ Hangi gün sordun ki isyanım niye, Ne kaldı ki benden bana geriye, Kırıp şu gönlümü sen sevdin diye, kendime küsmeye sende alıştım Gönül dilencisi gibi yalvarıp, Ayaklarına kal diye kapanıp, Deli yüreğimi bir sana açıp, Sevda dilenmeye sende alıştım. Dönmeyi bilmiyor gözler düşünden, Göremez kaçınır gerçeklerinden. Gitmeyi bilmezdim bir yâr peşinden, Pervane olmaya sende alıştım. BENİ ÜZMEK ZORUNDA MISIN? İnsan bir ararda halimi sorar, Sen nasıl sevgili nasıl âşıksın? Selamsız geçişin canımı sıkar, Her gün beni üzmek zorunda mısın? Seni sevmek güzel katlanmak zoru, Aklımda binlerce cevapsız soru, Kendimden geçerim hep sana doğru, Hergün beni üzmek zorunda mısın? Dolaplar çevirir oynar oyunu, Yine kıvırırsın bana burnunu, Değiştin ben varım diye yolunu, Her gün beni üzmek zorunda mısın? KARA KIZ Sakın göz yasını dökme kara kız, Ben kirpiklerinin diplerindeyim, Senden uzaklarda sanma kara kız, Ben iki dizinin üzerindeyim. Küçük görme onlar benim sarayım, Omzunda sırtında bir bir sırayım, Düşen saçlarını atma kara kız, Kırıntılarının uçlarındayım. O iki kaşına sıkışmaktayım, Buse ile iki yanağındayım, Bir ses duyduğunda kalkma kara kız, Gece yattığında baş ucundayım. Ruhum oralarda ben buradayım, Ölmekle yaşamak arasındayım, Beni başkasına sorma kara kız, Geçtiğin yollarda sokağındayım. BENİM YERİME Rüzgarla savrulsun omuzlarında, Zülüfler dağılsın şakaklarında, Telleri çözülsün parmaklarında, Okşa saçlarını benim yerime. Senden sana geçmez laf ile nifak, İlişkin kendine tertemiz ve pak, Geçiver aynaya doya doya bak, İzle manzaranı benim yerime. Gözlerinden aksın sevgi yaşlarla, Sonsuzluğa uçsun aşkın kuşlarla, Yürekler dolusu haykırışlarla, Sevdiğini söyle benim yerime. BİREBİRSİN Dilin ensenden çekilsin, Dem vurup hitap edersin, O nükteli sözlerinle, Çıldırtmaya birebirsin. Kabuslar saldın düşüme, Zehirler kattın aşıma, Koca dünyayı başıma , Dar etmeye birebirsin. Karar alıp kurallarla, Sen bitirdin sorunlarla, Şu gönlümü yalanlarla, Kahretmeye birebirsin. KISKANIR Yaradan yaratmış gözlere özel, Ne tanesi düşer ne ne görür gazel, En koyusu mevcut siyahtan güzel, Sürmeler kıskanır kirpiklerini. Saçını dolamış yar ellerine, Aşkımı gizlerim tam diplerine, Telleri sarılmış biri birine, Sırmalar kıskanır kıvrımlarını, Gökyüzü kapanmış sisten dumandan, Yar benzin kararmış közden kalandan, Kırmızıyı almış yanardağlardan, Alevler kıskanır dudaklarını. Yine bana neler neler edersin, Koca gözlerinle derin süzersin, Yeri incitmeden geçer gidersin, Ceylanlar kıskanır o hallerini. VAY BAŞIMA GELENLER Dolu dizgin eziyet, Çektim sineye zahmet, Esti fitne felaket, Vay basıma gelenler. Üç öğün derttir asım, Çorludur içim dışım, Doksan oldu genç yasım, Vay basıma gelenler. Bu ne çıkmaz bir durum, Sonu da hep uçurum, Aşk selinde gururum, Vay basıma gelenler. GÜNDELİKÇİ Her daim gel keyfim gel Ne bir arzu ne emel Yabana atar temel Kafayı çekerim ben Gündelikçi yasarım Beş parasız gezerim Bu günüde asarım Yarına Allah kerim Güzellikler bir yana Aldırmıyorum bana İçimdeki zindana Kendimi atarım ben ANLADIM Nice gonca gördüm gül bahçesinde, Kuru daldan başka ne kaldı elde, Baharın güneşi,tadı güzelde, Her yazın sonrası kışmış anladım. Göremem belki de yarınlarımda, Tutamadım titrek avuçlarımda, Kanadında yüklü mutluluklarla, Sevgili uçan bir kuşmuş anladım. Bir an dermansızlık cana düşünce, Göz perdelerinde ölüm görünce, Anlımdan sırtımdan terler dökünce, Sağlıktan gayrı sı boşmuş anladım. TAM SİPER Mevzi ye çekilir bütün hislerim, O güzelliğinin tehlikesinden, Her türlü zulümden titrer dizlerim, Ürperir yüreğim tam siperinden. Pusuna düşmüşüm dört köşe koldan, Umudum kesilmiş kapanan yoldan, Ateş altındayım bir çift bakıştan, Dik durmuyor başım tam siperinden. Azami etkisi sonsuz tesirli, Nerelere kaçsam bitmez menzili Şartı hep ebedi şanı ezeli, Suskun kaldı dilim tam siperinden. ZEHİR ZEMBEREK Günlerin sonunda akşam olacak, Yarını bilmeden merak ederek, İçime çekipte yaşarım ancak, Aldığım nefesim zehir zemberek. Anlamadım ben bu aşkın dilinden, Sadakatim vardı, her an dilimden, İstemedi kimse beni gönülden, Sevdiğim güzeller zehir zemberek. Maziye karıştı bolluğun adı, Tilkiye, kurnaza cine yaradı, Ne doyumu kaldı ,nede bir tadı, Yediğim içtiğim zehir zemberek. BİR TÜRLÜ Kötüler paşası, zalim beyimi, Acılar mezesi, gurbet meyimi, Bilmiyorum öbür hayat iyimi, Yaşamak bir türlü ölmek bir türlü. Anılar teselli, hasret kamçılar, Bazen gülücükle dolar yanaklar, Gün gelir gözlerden süzülür yaşlar, Ağlamak bir türlü gülmek bir türlü. Düşüyor aklıma baharda güzde, Girecekti bir gün koluma sözde, İz bırakır bir bir yürekte sözde, Unutmak bir türlü anmak bir türlü. KİMSE SU DÖKEMEZ SENİN ELİNE ! Yakışır ellerin yaptığın işe, Çıkar bereketi birden onbeşe, Suya iz bırakır ellerin kâşe, Kimse su dökemez senin eline! Çamaşırların var tel askılarda, Kerametle kurur esen rüzgarda, Dillerde şan oldun Anadolu`da, Kimse su dökemez senin eline! Başında taç olsa kursan saltanat, Ne durmak bilirsin, nede bir rahat, Gözleri buğulu tatlı hamarat, Kimse su dökemez senin eline! Ayağının altı en güzel cennet, En küçük varlıktan umazsın minnet, İşin hassas, kire olursun cinnet, Kimse su dökemez senin eline! NERDE O GÜNLER? Neşeye huzura dönen dünyaydı, Yaşanan zamanlar aşk adınaydı, Hergün kollarımda,hep yanımdaydı, Nerde o sevgilim, nerde o günler? Yollar dayanmazdı adım atınca, Yakardım afeti bir an bakınca, Çıkarırdım suyu, taşı sıkınca, Nerde o gençliğim,nerde o günler? Dalda bir yaprakken baharda soldum. Bir anlık dostluğu içkide buldum. Kadehte tükendi hep yudum yudum, Nerde o umudum ,nerde o günler? BAŞINA ÇALSIN ! Harcı taşlı olan duvar sıvanmaz, Getiri götürü temel taşımaz, Bu muhabbete el, bir tellal olmaz, Lafını sözünü başına çalsın ! Koca ömre hüküm giydim hüznünü, Ne gününü gördüm ne gündüzünü, Çevirdikten sonra bana yüzünü, Kaşını gözünü başına çalsın ! Topraktan ekinler,başaklardan un, Ayni mayasıyız biz bu hamurun, Kimlerden ki demiş büktürdü boyun, Soyunu özünü başına çalsın ! BENZEDİM ! Çatılar buz tutmuş saçak altında, Elalem titrerken ben habersizim. Ateşler içinde kor'da yananda, Sönüp te kül olan köze benzedim. Sağım kırım kırım döndüm soluma, Ayaklar çürüme, eller uluma, Tomurcuk vermeden daha dalıma Baharda yapraksız güze benzedim. Kimsiz kimsesizim hep sevgisizim, Yine çok uzaksın yine sensizim, Kötü huy edinmiş şimdi densizim Dilden dile düşen söze benzedim. POSTACI Yeminler ederdik eskiden beri, Sözünde durmuyor oldu yalancı. Görmekten vazgeçtim gelsin haberi, Bana mektup varsa ver be postacı. Ne söylediğimi hiç bilmiyorum, Senide bıktırdım bende yorgunum, Olur ya gelirse birgün mektubum, Hırsınla avcuma vur be postacı. Gözlerim yolunda beklerim seni, Sahte olsun sen yaz, avundur beni, Görmeden bir yere düşmüştür belki, Temizlikçilere sor be postacı. NE DERSİN? içe aksa kanımız, her gün çıksa canımız, sakız olsa adımız, dillenmeye ne dersin? gerdandaki terinle, çift bedenle tek tenle, sen benimle ben senle, mutluluğa ne dersin? dilden atıp nükteyi, göğe vurup sekteyi, göze alıp her şeyi, çılgınlığa ne dersin? gönlümüzde sevgimiz, dilimizde ismimiz, perişan bir halimiz, kahrolmaya ne dersin? Şu üç günlük dünyada, sıkı saran kollarda, iki yaprak bir dalda, yeşermeye ne dersin? NE VAR Kİ bir heves değilsin arzularıma can sergiler sana bak yollarıma hergün sokulursun sen kollarıma ne var ki gelişin gidişinle bir. uyanıkken gördüm senin düşünü mutluluktan aldım üzülüşünü bir umut sanmıştım süzülüşünü ne var ki gülüşün küsüşünle bir hep yağmur duası eder dururum gökten dökülürken seni bulurum birikmez tenimde bense kururum ne var ki yağışın yakışınla bir. BENDEN SORULUR Bensiz saltanatın bir sefalettir varlığım köşküne aşktan servettir kalbinin durağı bana aittir olanca yüreğin benden sorulur. gönlümü seninle süsler bezerim bir göz sevdasıyla ben yetinirim gözlerinde beni görmek isterim baktığın her yerin benden sorulur bastığın topraklar vermez izini kimseler rahatsız edemez seni bütün mahallece tanırlar beni Geçtiğin sokağın benden sorulur. AZADE DERLER Eriştim sevdanın yüce katına kadeh kaldırırım hep yar adına yediden yetmişe bu alem bana işi güzel seven avare derler Gönlüm samimidir tanımaz hile bağlılık dilerdi gelseydi dile bir dostum gibidir düşmanım bile benim sıfatıma dostane derler ararsan dünyanın doğrularını yıkarsın beylerin saltanatını düşünmediğimden çıkarlarını bana serseri bir azede derler SÖYLETME BENİ Tel tel ağarıyor görmez misin yar? Kıştan değil, aşktan başımdaki kar, Yalnız dilde midir ?Göz var izan var, Halimden anla da söyletme beni. Kirpiklerde kalmış yaşlarım dolgun, Canım yok muş gibi bak benzim solgun, Nerdeyse çökecek ,dizlerim yorgun, Halimden anla da söyletme beni. Gözlerimi aldın sen ardın sıra, Fersiz bakışlarım benzer mi nur'a, Kapına gelip te atamam nara, Halimden anla da söyletme beni. BENİ BULUYOR Gök yarılmış seller, akar cihana, Hiç bir çatı beni barındırmıyor. Düşman ahı tuttu ,şansım bir yana, Bütün aksilikler beni buluyor. Dertlerle sabahtan selamlaşırım, Kendimden geçerde başkalaşırım, Yürürken bildiğim yoldan şaşarım, Bütün delilikler beni buluyor. Kendime etmişim ben ettiğimi, Birde bana sorun ne çektiğimi, Gözümden sakındım hep sevdiğimi, Bütün cilveliler beni buluyor. ALAYLI Saçlar omuzlara çiseler gibi içini bilmemde dışın kalaylı yellerle salınan sümbüller gibi telleri dolaşık zülfün Alaylı O güzel cemale dudak yakışık dilinin döndüğü ferman çatışık nağmeler cümleler karmakarışık dilinde gezinen sözün Alaylı saçlarında esen sanki dalkıran körpe filizlerin gazeli olan mevsimli mevsimsiz sararıp solan yaprağı döküşün güzün Alaylı kolların dalımdı gözlerin derman dönüp dolaşırım hep ayni devran seni bulmak için oldum da seyran bana bıraktığın izin Alaylı SENDE iSTERSEN Ellerin vurmazsa dizler dövünmez daha çok bulursun umut tükenmez felek yar olmadı diye üzülmez heder olmamayı sende istersen vefasızdan hüsran olsa bedelin doğmaya mecburdur sevda güneşin baharın başında bir güzel için ısrar etmemeyi sende istersen dertlere düşünce derman arayıp yarına bakarsın hiç yakınmayıp sabahlara kadar efkar dağıtıp kadeh kırmamayı sende istersen Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır 00 3361 741 19 17
|
|
| Son Güncelleme ( Tuesday, 03 June 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



