Besteciler.org 2006-2016
Anasayfa arrow Amatör Söz Yazarları arrow Cumhur Karaca  
Wednesday, 10 June 2026

bestecilerlogo01.jpg

Cumhur Karaca PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Wednesday, 20 June 2007

Sample Image 

MIZRAKLI DİRENİŞLER
 
 Sabra gayret, küfre gaflet gerek,
 Dile hayret, göze külfet gerek,
 Aşka ülfet, kusra affet gerek,
 Yine zul'met, kabre ahret gerek.
 
 -Aman vermez mızraklı direnişler,
 -Aman vermez gözlerinin zaptına.
 
 Eyle canı, ruha indir özü,
 Yürek yanık, saza kindir sözü,
 Acı ister, suya söndür közü,
 Yansın canı, aşka zahmet gerek.
 
 -Emre hazır kısraklı dirilişler,
 -Aşk yazdır kadı'nın zabtına.
 
 Sükut dirhem, dilde okka ne hal,
 Sıyrıl simden, saçta hakka zul al,
 Ezdir gönlü, gözden çokça su al,
 Ölüm varsa, hakka hikmet gerek.
 
 -Yolum sana, sanadır gelişler,
 -Seven yazdır dilinin zab'tine.
 
 Seven zulde, ömre himmet gerek,
 Gözler elde, kalbe zimmet gerek,
 Ağır aksak, hicre hizmet gerek,
 Aşka bakış, sin'e ümmet gerek.

SANA KARŞI KOYAMADIM

Bir gülüşe ömür adadım, bahar bakışlım;
Akşamın hüznünü verdim efkarlarıma,
Bilmezdim kar yağardı benim de dağlarıma..

Teninde uyanırdı sabahlar, yorgun akşamlardan;
Gülüşlerine doğardı güneş; umudu aydınlatırdı,
Günüm sen olurdun; sen gelirdin baharlardan..

Gönül adamı denen, yürek adamı denen bendim,
Ne sellere dayandım, ne depremler yedim de;
Bir tek sana, bir tek sana karşı koyamadı bendim..

Geceden umut ekerdim,

sabah mutluluk toplamak için,
Yansa da canım, kanasa da bağrım

hüznünde için için,
Ruhumu, ömrümü sererdim yıllarına,

bir tek gülüşün için..

Açtım, açıktım, yalındım; gönlümce aşka doyamadım,
Yüzüme maskeler geçirip, kederi gülüşle boyamadım,
Çok gönüllere yol verdim de, sana karşı koyamadım..

Al götür beni nereye istersen! Meler gelirim!
Benden yüce dağ iste istersen! Deler gelirim!
Bir can iste istersen! Ömrümü böler gelirim!

AŞKI HAMALINA TAŞITMAK GEREK

Nefsi kamerden geç! huşu-a er ki,
Gönül tahtına bin! ışığa er ki,
Güzel olanın gün! ! Sen aşka er ki,
Seyrin gafletinden sıyrılmak gerek..

Hüsn-ü cazibesi değil; bilene,
Arzu hürmetinde sebep olmalı,
Kendini görmeli, bir sen olmalı
Güzelin şerrinden ayrılmak gerek..

Baldır cazibesi, o ki; sözüdür,
Bakıştır yürekten, o ki; gönlüdür,
Yılanlara bayram, o ki; dilidir,
Kemikten etini ayırmak gerek..

Gönül'ün gönüldür aksi, şifası,
Dünya denen hanın yok bir dahası,
Gözden göze sunar, budur pahası,
Gönlünün gözünden sık bakmak gerek..

Ruhun endamındır, acı zikretme,
Yol aşktan aşkadır sona erdirtme,
Beden emanettir yere serdirtme,
Ayrılığı candan kayırmak gerek..

Sev ki, yedi düvel boynunu büksün,
Ayrılık illeti göz yaşı döksün,
Sanma sevdada sen taşınmaz yüksün,
Aşkı hamalına taşıtmak gerek..
 

BAHANESİN

Aradım köhneleri
Ruhumda izbeleri
Ömrümde viranları
Sana çıktı meyhaneleri
Sokak başında ki evleri
Yıkıp ta kırasım geliyor
Sarhoş gönlümün her dem
İçtikçe içesi geliyor..

Bir kadehten kadehe daha
Gönlüme biçilmezdi paha
Sensizliğin denklemlerini
Çözebilirmi hangi deha..

Kestir de at artık kördüğümü
Dilimden sakındım gördüğümü
Ben bilirmiyim ilmek ilmek
Çileyle kaderimi ördüğümü
(Bahtsız kaderimi ördüğümü)

Hem deli hem divane
Sevmeye bahanesin
Hem aşkım hem meyhane
Sevip içmeye bahanesin
İçtikçe sevesi geliyor
Sevdikçe içesi geliyor
Ömrümden başka bir ömüre
Sessizce göçesi geliyor..
(Ömrümden bilinmezlerine
Candan geçmeye bahanesin)
 

OLMA ARTIK

Bir zamanlar satırlarıma döktüm seni,
Yırtık aşktan hatırlarıma döktüm seni,
Ah ettikçe kahırlarıma döktüm seni,
Ne sen ol ne de resmin kalsın gözümde..

Yalan yanlış yollara saptım bazen,
Doğruyu bir türlü buldurmadın ki;
Ne derviş oldun gönlüme ne sazen,
Şu ömre bir ömür kattıramadın ki..

Taş olsam erir, toprak olsam dayanırım,
Gönlünü bin bir nazla olsa kandırırdım,
Bir gülüşe bile toz duman kaldırırdım,
Ne söz ol yüreğimde ne saz özümde..

Bırakmadın aşkta şefkat, sevgide rüya,
Off seven sendin sevilen de ben güya,
Zaten insana en acı gelen de bu ya,
Ne yaz ol ağrıma, ne kış gözümde..

Kınına koy bakışlarını vurmasın daha,
Beni de yok sayışlarını görmesin daha,
Ardımdan bak, ağlayışına sürmesin sefa,
Yüreğim, sen olmasın çekmesin cefa..

Sonsuz hazanın sarı yaprağı kal,
Öyle anılır öyle yaşanır kal,
Kökte kurusun, artık yeşermez dal,
Hadi çek te git; dönme, sağlıkla kal..
 

KABUL OLMAZ DUALARIM

Kırık bir umudun

Yolcusu iken,
Sevda yollarında
Ayağıma battı diken,
Bir sendin bir de
Sensizlikti yeten,
Bir türkü dilimde;
Makamını bulamadım..

Köhne bir han kapısıydı gönlün,
Neyi var bana verecek ömrün,
Ağır sarmakta yılları zulmün,
Bir şarkı , bestesini yapamadım..

Dök gönlündekini
Rahatla artık,
Eskidi mi yoksa
Aşk; umudu bile yırtık,
Bu belayı da
Başımıza sardık,
Ufacık söküğü
Bile ömürle dikmedin..

Ne istersen söyle! katlanırım,
Senden giderim kanatlanırım,
Kabul olmaz artık dualarım,
Yazık kıbleye yönlendiremedin...

Bu Akşam Üstü Gel

Yalancı baharlardan,
Dolancı akşamlardan,
Riyakar sabahlardan,
Bıktım! Bu akşam üstü gel..

Ateşim yangınlara döndü,
Cehennemler kıskandı, küstü!
Benim yalnızlığım dündü,
Ne olur gel bu akşam üstü..

Nefesini özlerken sigara kesmez,
Gittin gideli arzu yelleri esmez,
Gelmeyeceksen gelme büsbütün,
Benimdir kara gece;
Senin olsun akşam üstün..

Ne ara ne de sor yoksa hayrın,
Yoktu bilsen melekten ayrın,
Bilirim geç olur sensiz yarın,
Gel ne olur gel! bu akşam üstü..
 

Gitme gülüm gitme!

Gitme gülüm gitme!
Gidersen bu şehir ıslanır,
Tutamam göz yaşlarımı,
Gitme gülüm gitme!
Bu şehir bedenime tutsak düşer,
Kıramam zincirlerini..

Yangın yeri olur yüreğim,
Gözlerim tufana döner,
Gitme gülüm gitme!
Ruhum mahşere eş düşer..

Gecesi zindan, gecesi karabasan;
Havası solunmaz sıkar gırtlağımı,
Gündüzü ayrı başıboşluk anlasan,
Güneşi doğmaz! gölgeler umutlarımı..

Gitme gülüm gitme!
Yaşanmayası şehir bırakma avuçlarıma,
Bilinmezleri yeşertme toprağıma,
Gitme gülüm gitme!
Kan doğrama ne olur umutlarıma..

YÜREÐİMLE KONUŞTUN MU HİÇ

Dökülen her damla akacak bir yer bulur,
Bir damlanın peşinden düştün mü hiç?
Derler ki her aşkın duracak yeri olur,
Sen sevdanda yüreğimle konuştun mu hiç?

Anlatırdı bilseydin sana neler neler,
Kader ağına takıldı tüm gülmeler,
Yüreğimden dökülürken billur taneler,
Neler yitirdiğini düşündün mü hiç?

Zamansız her demde solacak bir gül vardır,
Gül goncanın izini sürdün mü hiç?
Baharı dal gibi saracak ömür vardır,
Sen sevdanda yüreğimi gördün mü hiç?

Görmeliydin gönlümü, tahtın sarayındı,
Sultan tacına yakıldı tüm sevmeler,
Yaslarım benimdi, seninde bayramındı;
Ah gözümden inerlerken sessiz taneler..
 

BİLEMEDİN Kİ

Zincirimdir gözlerin çözüp kurtulamadığım,
Sırdır bazen, bazen aleni bir bakıştır,
Denizler kadar derin...

Prangamdır saçların çözüp kurtulamadığım,
Hava alır, hava solur voltasında,
Mahpuslar kadar uzun...

Bilemezsin ki gecenin o derin kuytusunda,
Esiri oldum şarabın dipteki tortusunda,
Sipersizdim nasılda vuruldum otuzumda,
Kurşun yemiş gibi düşmüştüm yollarına...

Yaralıydım gülüm yaralıydım,
Gitmedim ki gülüm buralıydım,
Vurulanda bendim, silahımla,
Bilmedin ki nasıl karalıydım...

Dudaklarında yaslara büründüm,
Sokaklarında taşlara süründüm,
Aşığındım da çaresiz göründüm,
Bilemedin ki hem yarının hem dünündüm...
 

H A                                          

Geçen her gün bir kayıp
Çok şeyler yitirilir
Umutsuzluk sevdada koca bir ayıp
O ayıp ancak gönülle silinir

Ha bugün ha yarın olur, olabilir
Gönlüm aşkı ha bulur ha bulabilir
Gözler bir noktadan sonra neylesin ki
Derinliğe ha dalar ha dalabilir

Bir yar var uzakta; benim yarimdir
Bakışları tuzakta yakabilir

Sen sevki beni sevda bende mevcuttur
Aşk bende bilirsen bir can bir vücuttur
Gönlünün en derinine sev sar beni
Halı niyetine yoluna ser beni

G E R İ  V E R D E  G İ T

Yaktığın ateşi o yerde
Söndür de git
Gönle attığın kördüğümü
Kestir de git

Ardından ağlayan yaralı gönlümü
Sefil olan deli divane ömrümü
Geri ver geri ver de git

Yapayalnız şu an kimsesizim
Ezilmiş yıkılmışım sessizim
Şu dünya hanede yeryüzünde
Aşkta ben emsalim ve eşsizim

Acıları sancılarımı
Dindir de git
Kaderimi ta en başına
Döndür de git

Senin için yarattığım duyguları
Her gün seninle yaşayan anıları
Geri ver geri ver de git

Y A N I K T Ü R K Ü

Yanık bir türkü oldun dilimde
Yüreğimin yöresinden okurum
Nakış nakış kilimsin elimde
Sevdaların yöresinden dokurum

Her ilmekte el emeği göz nuru
Deseninde saklı aşığın gururu

Hep seni söyler gönlümün uzun havası
Geniş yaylalarda aşkın sevda davası
Gönül gözümün uçsuz bucaksız toprağı
Seninle mi yaşanmalı gönül kavgası

Her kavgada yaralanır gönlümüz
Kahkahaya bırak karışsın hüznümüz

Hasatım ol ver aşkı yeniden
Ömrüm seninle tastamam olsun
Çekipte gitme sakın aniden
Gönül seninle hidayeti bulsun
 

AŞKA  DAİR  MECBURİYETTEN 

Kurtulmak istiyorum eziyetten,
Kesildim, selametle afiyetten,
Bu kadar koştuysam peşinden,
Bil ki aşka dair mecburiyetten,

Aşk böyle istedikçe neyleyim,
Bir heves, arzu değil ki eyleyim,
Bırak ta o gül yüzünü;
Doya doya aşkla seyreyleyim.

Kurtulmak istiyorum ah! külfetten,
Sabır, sabır diliyorum ülfetten,
Böylesi taşlara döndüysem eğer,
Bil ki aşka dair mecburiyetten.

SERSERİ  BENDİM               

Sokağınızın başındaki serseri bendim;
Yıllar yılı orada biçare aşk dilendim,
Kimi gün oldu sevindim, kimi gün ilendim,
Sokağınızın başındaki serseri bendim..

Umutları, gözyaşı çorbasına katık ettim,
Kendi kendimi duygularımda yitik ettim,
Aşkını sevdanda un ufak bitik ettim,
Sokağınızın başındaki serseri bendim..

Yırtık, yamalı pantolon sarkar baldırımda,
Kaçmam inan ki aşktan; şimşekte yıldırımda,
Hani önüne bir de beşyüzbinlik attığın,
Bendim sevdiğim; oturup duran kaldırımda..

SEL  GİBİ                        

Gözümden akan sel misali,
Gittin bir boşluğa doğru,
Bir daha dönmeyeceksin.
Ne zaman ağlasam,
Hep seni anacağım,
Bir deniz kenarında
Dertleşeceğim seninle;
Gözlerim dolu doluyken
Anlatacağım gidişini..
Coşkuyla karaya vuran dalgalara
soracağım; gelecek mi diye,
Dalgalar çekilerek
Bir daha gelmeyecek diyecek,
Bir bakış, bir sesleniş yetmeyecek,
Gözlerim ağladı bir kez,
Bir daha gülmeyecek...!!
 

BİTMEDİ Kİ  DERTLERİM       

Doğduğum günden beri,
Tükenmedi dertlerim,
Nereye gitsem benle,
Gülmedi ki talihim..

Doğ demiş yaradan,
Gül dememiş bana,
Dol demiş gönlüme,
Dertle yana yana..

Gülmedim yıllar boyu,
Güldürmedi talihim,
Ağlasam yansam bile,
Bitmedi ki dertlerim...

Çek demiş talihim,
Sev dememiş bana,
Git demiş sevdiğim
Dertle yana yana..
Git demiş sevdiğim...

GİDİYORUM                           

Hesabı verin artık yıllar;
Siyahtan aka döndü saçlar,
Zamanın yetişemediği
Ömür, birden bire yavaşlar..

Ben mi çizdim talihi, bahtımı,
Yer gök alamazdı tahtımı,
Ne zaman ölürüm bilmem;
Belki sabah, belki gün batımı.

İnat ettin kendince küstün de,
Kalktın mı sanki yere düştün de,
Ara bul beni artık düşünde,
Tahtım şimdi tahta sal üstünde..

Ecel şerbeti bir kaç duble,
Ne farkı var arşla, diple,
Sorarlarsa yönümü şayet;
Kimi doğu de! kimi kıble..

BEHEY  EVLAT !                        

Behey evlat; silah neyse de,
Bir acı söz yıkar beni.
Aktan geçtim; siyah neyse de,
Bir vefasız yakar beni..

Anlattıkça beni nefer etti,
Peynir gemisini sefer etti,
Mutluluğu bile keder etti,
Bu günümü dünden beter etti..

Kaldırım taşında gözyaşım;
Saklı kaldı estikçe yeller,
Murad görmedi yazık başım,
Haklı kaldı sövdükçe eller..

Anlattıkça beni nefer etti,
Peynir gemisini sefer etti,
Mutluluğu bile keder etti,
Bu günümü dünden beter etti..

AŞKIN  BAŞKA  BİÇİMİ    

Seninle düşmek dile,
Bana ne gam ne çile,
Gözlerinden meçhule,
Giderim bile bile..

Kim ne derse desin;
Sen menekşe lalesin,
Ben de kalsın nefesin
Sen bende, içimdesin..

Gözlerin su içimi,
Hayat, ölüm seçimi,
Aşkın başka biçimi,
Unutturur geçimi..
 

AKŞAMCIYIM                    

Sersefil akşamcıyım durmadan içiyorum,
Köşelerde bir yerde kendimden geçiyorum,
Dert üstüne dert kaplamış bürür her yanımı,
Unutmak istiyorum öldüren her anını.

Akşamcının kederi içince biter,
Böyle bir ömür boş kadehte geçer,
Gidip te dönmeyen her sevgili,
Akşamcıyı şişeyle bırakır da gider.

Say ki, her yudumda ecelle karışık meyler,
Bil ki, her kadehte ayrılık şarkısı söyler,
Köşelerde yıkılıp ta kalmış her sensizlik,
Akşamcının lıkırtısını ızdırap la dinler.
(Akşamcının ümidini ızdırap la dinler)

GENÇLİK  YARASI      


Bir yudum şıra tadamadığım,
Kanayan yara saramadığım,
Alıp ta götürdü yıllar benden,
Peşinden koşup ta tutamadığım.

Su gibi akıp gitti habersiz,
Gonca güldüm dalında dikensiz,
Alıp ta gitti benden sessiz, sessiz.

Zevkini acısını
Tadamadım ihtirasını,
Geçip gitti bensiz,
Saramadım gençlik yarasını.

Ak saçlar dökülürken önüme,
Şöyle bir bakıverdim dünüme,
Alıp ta götürmüş yıllar benden,
Bakıyorum da gençlik resmime.

Daha dünmüş gibi lise çağım,
Arasam nerede bulacağım,

Verin verin desem gençliğimi,


HASRETİN      

Eksik olsun; istemem hatırını,
Kahven ne acı olsun ne sade,
Okumam ki; yazma tek satırını,
Ölsen de kalamam bana müsaade.

Seven bendim yazık, sevilen de sen,
Bahar rüzgarıydın ılıca esen,
Aşk dantelinde ben iptim sen desen,
Ne olurdu hayalde birleştirsen.

Külün kaldı hatıradan geriye,
Döndüm bak bir deli serseriye,
Zaten aşkım borcumdu veresiye,
İnan şimdi öderim ölesiye.

Borcun iyisi vermek; dertse ölmek,
Bir umuttur hayatta, bir kez gülmek,
Hangi yaraya derman sevdim demek,
Elimde değil, zulme perde çekmek.

Şarkılarım sana dair,
Aşk, meşk, sevda Vesair,
Her acı her hasret neyse de,
Seninki öldürür zahir.

HAYAT  BİR  RÜYA                 

Hayra yorma hiç gördüğün rüyayı,
Gerçeğinden saklanırsın,
Gayrı sorma yaşadığın dünyayı,
Yalanından sakınırsın,

Ömür bir rüya zaten,
Hem gerçek hem de yalan,

Kabusta uyanmayı düşlersin,
Esintisinde içine düşersin,
Mutluluk mozaiği yüreğe,
Ümitsizliği ömre döşersin.

Ömür bir rüya zaten,
Hem gerçek hem de yalan,

Uykunun en azgın yerinde birden,
Bir ter boşalır aniden,
Doğrulamazsın düştüğün izbeden,
Biter yaşanan aniden.

Yorma hayra yorma,
Sorma gayrı sorma,
Ömür bir rüya zaten,
Hem gerçek hem de yalan.

ZAMAN  YAPRAKLARI            

Nereden getirip götürür belli değil,
Estikçe derinden sarsar zaman yaprakları,
Saymadım darbeleri, on değil, elli değil,
Vurdukça derinden sarsar zaman yaprakları,

Koca çınarları bile yerle bir etti de,
Ömür dediğin su misali akıp gitti de,
Nedensizdi canımıza tak edip yetti de,
Sordukça derinden sarsar zaman yaprakları,

Yerinde sayar çok çıktı ayak patırtısı,
İlacı olmadı yanar gönül çatırtısı,
Hazanda da rüzgara karıştı süprüntüsü,
Durdukça derinden sarsar zaman yaprakları,

Kimilerini yalan yere etti tahtından,
Kimilerini yalan yere etti bahtından,
Kimi önde taşa aldı etti sathından,
Gördükçe derinden sarsar zaman yaprakları,

Bir esse de serinletse şöyle püfür püfür,
Ağızlara yakışmaz kem sözle küfür müfür,
Omuzumda yük! bastıkça sırtım kütür kütür,
Sövdükçe derinden sarsar zaman yaprakları.

YA  BEN  OLMASAYDIM               

İçimdeki arzularımı biriktirip, küllükte topladım,
Çektikçe nefes nefes dertlerimi, içime üfledim,
Bir gonca idim, solmuşlarımı güllükte topladım
Dikenlerim azdı, lime lime ciğerime sapladım.

Sofrasına meze yaptım yaşadıklarımı, duygularımı,
Anlatamadım bir türlü susturulmuş kaygılarımı,
Yüreğime işlerdi bir ninni; bir ilahi, en nihayet
Tasavvuftan da dem vuran dinledikçe gıygıylarını.

Ömürlerine ömrümü verdimde bunu keder ettiler,
Gözüme baka baka peynir gemilerini sefer ettiler,
Kendimden başka bir tek kendimle savaşırken,
Beni ihanetlerine, kötü emellerine nefer ettiler..

TANI  BEDENİ                          

Gözümde ölümün sessiz durgunluğu var,
Yosunlar tutmuş ömrümde vurgunluğu var,
Yar etmeyen deli azgın yazgılarımda,
Kalemimden sana dair kırgınlığı var.

Kaderimden ömrüme inen kahpeliğin,
Hiç oldu bilinmeden kadri, körpeliğin,
Nice bakarda görmezleri tanır gönlüm,
Kalp gözünden sana bakar, -a kör dediğin.

YOLCU


Yüksünmedim,yarınıma doğru yola çıktım,
Sürünmedim, kah yoruldum kah dinlendim,
Sevinmedim, ümide doydum sevgiye acıktım,
Zevklenmedim, kah zengindim kah dilendim.

Yalan yanlış yollara saptım bazen,
Kah doğruyu buldum kah düştüm derde,
Ya ermiş yol gösterdi bana ya sazen,
Kah kürk giydim dolaştım kah pecmurde.

Kimi ilkbahardı yaşadığım kimi hazan;
Eremedim yaza doyamadım güneşe belki,
Dost dedim; kimi Mehmet kimi Hasan,
İzbelere düştüm sayamadım ne sonu ne ilki,

Gönlümde yorgunluk, ümidimde hüzün;
Gideyim bırak bilinmeze yolcu yolunda gerek,
Sevda takvimi kah baharda yaprak döker, kah güzün,
Murada ne hacet; murad bir kara toprak birde kürek.

MEKTUP

İzbe diye adlandırmayın,
Sefil de; sınıflandırmayın,
Koskoca hülyamı dünyamı,
Kadehle sınırlandırmayın.

Meyhane evim;
Adresim divaneler meyhanesi,
Posta kodu sıfır altı rakı, sıfır şarap,
Yazarsanız bir küçük kadehe,
Burada ulaşır bana.

Zarfın üstü al pullu olsun,
Yarin buğulu gözlerinden,
Sayfayı hayali doldursun
Mektubu açık gelenlerden.

Sakın ha üstünü pullayın,
Yarin kokusuyla bulayın,
Birde acele cevap diye yazın;
Yarin kestane rengi saçlarından.

Sevdasız gün ve gecelerde,
Leylasız söz ve hecelerde,
Ümitsiz siyah gecelerde,
Yardan mektup ve şişe yollayın.


ÇORBACI

Kafam kıyak be abi,
Pilot gibiyim. Aşmadığım dağ,
bayır, deniz kalmadı.
Hani çakır keyf derler ya
Ondanda değilim ha,
Yürüyorum, ama nasıl?
Rihter ölçeği ile altı nokta yedi,
Bu şehri kökten sallarım vallahi,
Önümde giden çifti bi solladım
Akay yokuşunda..
Hemen sağa dönüşte köşe başında;
Çorbacı..
İşkembe, mercimek, kelle, paça,
İçeri bi girdim yaka paça,
Pekte kalabalık haa
Herkes kıç kıça.
Ikış tıkış bi yer buldum;
Çağırdım garsonu geldi.,
Bol limonlu, taneli, damardan;
Biri sırtıma çıkıyor! Hooop hemşerim kenardan,
Rahat bi çorba içmeye de
Hasret bırakmayın yahu!
Geldi çorbam;
ama ben karman çorman..
Bir tas çorbayı çift görmeye başladım,
Hesap geldi, onu da çift görmeyim diye
gözlerimi dört açtım. Eee,
O kadarda kıyak değilim yani.
Çıktım çorbacıdan,
Ankara'nın sokaklarındayım
Anasını satayım,
Çorba bile kesmedi!!
Dilimde hüzünlü, neşeli şarkılar,
Ara sıra naralar,
Apartmanlara girip, zillere basıp vınmalar,
Neler yapıyorum hayret yaa!
Hiç böyle olmamıştım.
Felaket içmişim; meret
şişede durduğu gibi değil,
Çarptı kerata!
Kafam arı kovanı gibi,
Vızıldamalar, ağrılar; berbat şey!
O kafayla öbür yaptıklarımı hatırlamıyorum;
Eve zor atmışım kendimi.
Sabah uyandığımda,
Pantolonun bir paçası ayağımda,
Diğerini çıkarmışım,
Ayakkabımın biri bile yok! Kaybetmişim,
Hayret o kafayla bazı şeyleri kurtarmışım.
Dün gece;
Sizin sokağınızda nara attıysam,
Evinizin ziline basıp kaçtıysam,
Hüzünlü şarkımda seni ağlattıysam,
Hoş gör; kafam kıyaktı işte...!
 

HER ÜMİDİN ARKASINDAN

Her ümidin arkasından,
Ağlayarak geçti yıllar,
Dünyamı derdine verdim,
Kahredip geçti yıllar.

Yaprak yaprak dökülüp ömür biterken,(2)

Beklerim o yılları,
Her ümidin arkasından,
Nasıl da kaçtı erkenden,
Bilmeden yarınlardan..

Son günleri yaşıyorum,
Dökülürken birer birer,
Belki de ölürüm sessiz,
Ufukta gün doğarken..

Şaşkın şaşkın gezinip, yanıp ağlarken,(2)

Beklerim o yılları,
Her ümidin arkasından,
Nasılda kaçtı erkenden,
Bilmeden yarınlardan..

HANİMİŞ

Gönlündür yerim benim,
Gözündür ferim benim,
Hanimiş ömrüm benim,
Hanimiş yarim benim..

Yüreğinde kor benim,
Oyun bozan zor benim,
Arta kalan sır benim,
Gönlüne o yar benim..

Dostumdur zulüm benim,
Yangınım selim benim,
Hanimiş gülüm benim,
Hanimiş yavrum benim..

Ateşte yanan benim,
Rüyaya dalan benim,
Dünya yalan da zaten,
Gerçekte olan benim..

Çöllerde denizimsin,
Gölgelerde izimsin,
Düşüncede gizimsin,
El koyduğum dizimsin,
Yüreğimsin içimsin...
 

B E D D U A M D I R

Düştüğüm izbeden çıkar, çıkarabilirsen,
Ayın umuduna hadi sar, sarabilirsen,
Benden beteri var mıdır ki bu alemde,
Cesaret edip hadi sor, sorabilirsen..

Şarabım güsülüm olsun varsın,
Seslenirsem mahşerden duyarsın,
Bilmedin mi o gönlü aç pınarsız sevdiğim,
Daha kaç cana böyle kıyarsın..

Eden bulur dünyası, sen de bulursun,
Bir edalı bakışa yürekten vurulursun,
Ah! ah! gönül dağının kar görmemiş yönü,
Mahşere sen yanık sesle sazen olursun..

Canın öyle yanar ki; ararsın cehennemi,
Ne alacaksın ki? Bedenimden başka nemi,
Anla artık kör dünyanın sağır sultanı,
Senden çıkar bak, dermansız her derdin demi..

B Ü Y Ü R S Ü N     A N L A R S I N

Daha dünkü çocuksun,
Ne mazi bilirsin ne yakan sevda,
Biraz narin uçuksun
Ne aşkı görürsün ne aşık beni..

Büyür anlarsın sevda ne yaman,
Umut gölgeler seni vay aman,
Birde bakmışsın geçer o zaman,
Büyür anlarsın sevda ne yaman..

Gözünü, sözünü esirgemeden,
Bayırı düzünü  görmezlikten,
Gelme aman gelme aman
Kışını yazını yaşamadan,
Selini yangını yaşatmadan
Gelme aman gelme aman..

Canları yakmadan olmaz aşk,
Bakışları atmadan olmaz aşk,
Uykusuz yatmadan olmaz aşk,
Büyürsün anlarsın sevda ne yaman..


G İ Z L E R İ M D İ R

Saçımdaki aklar, kayıp yılların izleridir,
Alnımdaki çizgiler koca ömrün gizleridir,
Amaçsız, yorgun ve takatsiz kalmış ayakların
Bastonu sandığın dermansız dizleridir..

Aşktan bitap çaresizi de gördüm yorgunu da
Üç beş derken otuzunu da gördüm kırkını da,
Sebebi yokken ağlayanı da gördüm eyvah ki;
Ahh! Çorum'u da gördüm; Yozgat'ı, Sorgun'u da..

Kimi pazen giyerdi alnı açık! saf ve temiz,
Kimi samur kürk sandı entariyi güpe gündüz,
Kimine kanlı yaş! ağlamak gelirdi gülmemiz,
Kimine bayır, ova; kimine dere tepe düz..

Bir dost elinde kırık ekmeğe muhtacı,
Kraldan krala giyilen tahtı ve tacı,
Bir gün bir garip, köşede öleni; ne acı!
Bir garip yitmişlik derdinin dermanı ilacı..

Altını da bilmeli üstünü de toprağın,
Dalından düşerken pay veren yaprağın,
Bir ömür boyu keşmekeş, darmadağın,
Ben vazgeçtim! Varın dostlar halinize ağlayın...
 

DESEYDİN                               

Bil ki! ansızın çekip gitmezdim,
Gözlerime bakıp kal deseydin,
Belki eriyip o an bitmezdim,
Acıları yakıp al deseydin.

Verdiğin zehri bile içerdim,
Canımdan, bile bile geçerdim,
Ölümü ellerinden seçerdim,
İçirirken bana bal deseydin.

Derya mezarım kabrim olsa da,
Dünya ahiret kahrım dolsa da,
Atıp ummana yalnız kalsam da,
Yaprağın üstü bile sal deseydin.

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

0312 3414510    0536 3454145

Bu şiirlerin her türlü telif hakkı şairin kendisine veya temsilcilerine aittir.

Son Güncelleme ( Tuesday, 03 June 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
Üye Menüsü
http://www.aycom.de
http://www.aycom.de 
      Erdal Erdoğan
Sizinde bir web sayfanız olsun
istiyorsanız Altta ki lingi tıklayın
http://www.internetsayfam.de/