|
Benim Hala Umudum Var
Mazhar Alanson
Benim hala umudum var
isyan etsem de istediğim kadar
inat etsem bile bırakmazlar sahibim var
benim hala umudum var
seviyorlar bazen soruyorlar
hayran hayran seyret
ister katıl ister vazgeç
güzel günler bizi bekler
eyvallah dersin olur biter
boyun büküp önünde ağlasam sessizce
şu garip gönlüm affolur mu?
bu fırtına durulur mu?
benden adam olur mu?
korkarım aşka zararım dokunur mu?
elveda sana yeter tamam
bitsin artık bu dram bu fotoroman
ham meyvayız hala
koparmışlar dalımızdan
güzel günler bizi bekler
eyvallah dersin geçer gider
bıraksam kendimi
şöyle oh ne rahat
bu da geçer gülüm
yaşamana bak
alınacak dersler var
sorulacak sorular
bu da geçer gülüm bizden bu kadar
Bir Bilsen
Mazhar Alanson
beni düşündürsen
dalmadan derinlere
güldürsen ha ha ha ha!
sen buraya gelsen
bir kere versen
yanağından buseyi ha ha ha!
işte yeni bir gün daha
aklımdasın tatlım
kaf dağında neler oldu
görürsem anlatırım
rüzgarda saçların
sürme oldu sürüldü
üzdü mü seni o!
mükemmel bir yaşta
bana bağlanma
unutma biri var o!
yanlışlıkla ona
adımla seslendin mi?
kıskanmıştır o!
işte yeni bir gün daha
aklımdasın tatlım
kaf dağında neler oldu
görürsem anlatırım
beni düşündürsen
dalmadan derinlere
güldürsen ha ha ha ha!
sen buraya gelsen
bir kere versen
yanağından buseyi ha ha ha!
beni düşündürsen
dalmadan derinlere
güldürsen ha ha ha ha!
Dünya Bu Dünya
Mazhar Alanson
Dünya bu dünya
Ağlatırken güldürür
Rüya bu rüya
Kim görür kim gördürür
Dünyaya bak doya doya seyret
Hayretteyim hayret
Ne geçmiş var ne gelecek
Dem bu demdir barışalım
Hayaller kurup eğlenerek
Dem bu demdir buluşalım
Dünya bu dünya
Boşa sıkma canını
Dünya bu dünya
Satmışım anasını
Dünyaya bak doya doya seyret
Hayretteyim hayret
Ne geçmiş var ne gelecek
Dem bu demdir barışalım
Hayaller kurup eğlenerek
Dem bu demdir buluşalım
Hindistan
Mazhar Alanson
ekşi ekşi kokar sokak
bir otobüs gider goa'ya
korkak mıyım ben gidemem
göz süzerim çay içerken
hindistan yavaştan kendini gösterir
alır beni senden bana getirir
öyle değil mi alanson?
bom bili bili bom! bom bili bili bom!
doğulu batılı ayrıyız ya hani
onlar ağlar biz ağlarız
karalara beyazlar bağlamış biri
kim neyi buldu biz ne ararız?
bu ay emekliyim işlerden
bebek gibi bir tiryaki
iyisiyle kötüsüyle de olsa
keyfimce yaşıyorum herşeyi
hindistan yavaştan kendini gösterir
alır beni senden bana getirir
öyle değil mi alanson?
bom bili bili bom! bom bili bili bom!
öyle yoruldum ki korkudan
korku oldu ibadet
tek umudum kaldı umuttan
ya şaşırdım hedefi ya tam isabet
gör, dinle, kokla, hisset
hayalimde o kırık bisiklet
hindistan yavaştan kendini gösterir
alır beni senden bana getirir
hindistan yavaştan kendini gösterir
alır beni senden bana getirir
öyle değil mi alanson?
bom bili bili bom! bom bili bili bom!
Hüznün Kuşları
Mazhar Alanson
ben bütün hüzünleri denemişim kendimde
canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
bir bir denemişim bütün kelimeleri
yeni sözler buldum seni görmeyeli
kuliste yarasını saran soytarı gibi
seni görmeyeli
kasketim eğip üstüne acılarımın
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
kardeşim olan gözlerini unutmadım
çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat
sen tutar kendini incecik sevdirirdin
bir umuttum bir misillemeydin yalnızlığa
şanssızım diyemem kendi payıma
hain bir aşk bu kökü dışarda
olur böyle şeyler ara sıra
olur ara sıra
Jazz New York Sokakları
Mazhar Alanson
iki yüz doları cebime attım
birden kendimi birşey sandım
iki kız gördüm yan yan baktım
dedim beraber olalım
aldım kızları diskoya gittim
yüz doları yedim bitirdim
ikisini birden tavlamak için
oturmadım hep dans ettim
tamam be dedim işler yolunda
bir gün esmer sonra sarışınla
dans dans ettim
bir ara kızlar tuvalete gitti
dönüşleri bir hayli gecikti
ne oluyor dedim merak ettim
gittim kapıya çok bekledim
fedai burası Newyork dedi
beş dakikada değişir bütün işler
bu işler dedi anladın mı?
adamı bazen geriden şişler
planet gibi bir yer vallahi
dumanlar çıkıyor asfaltlardan
önümde yürüyen deli bir adam
çöplükteki spagettiyi yedi
televizyon desen bin bir kanal
bir kanal var hele manhattan
ademle havva röportajdalar
onların bile yaprağı var edep yerlerinde
bunlar ise dal şafaklar
yuh be dedim hayret kardeşim
öbür gün hemen şirkete gidip
bilet tarihimi değiştirdim
şu anda uçaktayım bize doğru
biz dediğim gayet zorlu
neyse ki açılıyoruz dünyaya
hiç açmadığımız kapılarla
öyle haller içinde ki halim
Türkçe ye çevirmeye yok mecalim
Bizans bizim olduğunda
okyanusta bir kıta
kapitalizmi kurtarıyor
kristof kolomb amca
anıtlar gıcır gıcır
en eski demokrasi
tarihleri pek kısa
bilgisayar kabilesi
aldı beni bir düşünce
memlekette ne yapmalı
iner inmez uçaktan
kupon kesip saklamalı
uçak çıkar apartman çıkar
hizmetçili ev bile var
bu pazar nasıl bir pazar
pazar yeri gibi jazz!
Ne Dersiniz
Mazhar Alanson
hayatım tükenmez maceralardı
içimde birçok istekler vardı
hissedince sana vurulduğumu
anladım ne kadar yorulduğumu
meğer ben ne kadar boş şeylere ağlamışım
ne manasız şeylere bel bağlamışım
eski günler bana yaklaşmayın
hayalden köpüklerle beni sarmayın
biz size aşık olduk bilmem ki ne dersiniz
sanırım gülersiniz bu halimize
daha pek doymamışken hayatın tadına
gönül bağlanmaz oldu ne kıza ne kadına
Piskopat
Mazhar Alanson
senden uzakta herkes bir alem
anlaşılmaz işler bunlar birtanem
ne derse desin bizim alem
ben hür yaşarım güler coşarım
bıktım senden billahi seni boşarım
pisi pisikopatım billah yaparım
sensiz olamam der senden kaçarım
pisi pisikopatım billah yaparım
seni seviyorum der senden kaçarım
az biraz gül yüzüme buz gibi bakma
cana yakın ol biraz suratını asma
tatlı konuş sen bilirisin de
ya güzel bir söz söyle sevdir kendini
bıktım senden billah boşarım seni
pisi pisikopatım billah yaparım
sensiz olamam der senden kaçarım
pisi pisikopatım billah yaparım
seni seviyorum der senden kaçarım
Yandım
Mazhar Alanson
özledim seni düştüm yollara
açtım gönlümü rüzgarına
bir hayaldi sanki bir macera
yıkıldım kelimeler paramparça
yandım, yandım, ah ki ne yandım
bana yeniden şarkılar söyleten kadın
baka baka doyamadım hem kokladım da
sarhoşluğu geçmedi hala içimde sevdan
hala hoş bir havan var ne güzel adın
bir çizik attın gönlüme kanattın
yandım, yandım, ah ki ne yandım
bana yeniden şarkılar söyleten kadın
baka baka doyamadım hem kokladım da
sarhoşluğu geçmedi hala içimde sevdan
seni görebildiğim yer rüyalar artık
deli diyorlar bana ah bu ayrılık
Yapma
Mazhar Alanson
yıkıldı gönül sarayları
dargınım haberin var mı?
söylediğim sözler felsefe sanıldı
aşığım dedim neşter yarasıydı
yapma bunu bana yapma
bir haber gönder bari de boşuna
yapma bana bunu yapma
her gün her dakika beraberiz ya
yan yana yabancı olunca kırdım gönlünü
laf olsun diye koklamam gülü
desinler diye dinlemem bülbülü
neler beklerken hayattan
kovuldun aşkın kovanından
arı toplarken balı çiçek çiçek
senin ruhundan hergün birşey eksilecek
Yurt Dışındaydım
Mazhar Alanson
eski sevgilime duyurulur
özledim buna ne buyrulur
sorulur mu şimdi neden diye
canım istiyor bilmem işte öyle
amsterdam'a indim mekan ferahtı
meler seyrettim neler bisikletim vardı
bir caffeye gidim sonra iyi de yapmışım
uzun kaldım havada yurt dışındaydım
maskemi fırlattım attım sunset bulvarı'na
ne bulvarsa bu böyle sonsuz devesa
lap top aldım kendime iyi de yapmışım
uzun kaldım havada yurt dışındaydım
bu sevda bambaşka koruyor beni
bitti derken başlayıp neler anlatıyor şimdi
eski günler güzeldi aklımda çıtır pıtır yürürdün dolaşırdın yanımda
sana iş gelen bana eğlence
sana diken bana gülden bahçe
yıllar geçti aradan birbirimizi aramadan
ben rahatı seçtim kaçtım
kaçtım çektim gittim buralardan
|