Y.Kemal Beyatlı
Yazar Administrator   
Friday, 08 June 2007

Sample Image

 

AHESTE ÇEK KÜREKLERİ

 

Söz : Y.Kemal Beyatlı

Müzik : Münir Nurettin Selçuk

 

Âheste çek kürekleri Mehtap uyanmasın

Bir âlem-i hayale dalan âb uyanmasın

Âğuş-i nev-baharda hâbidedir cihan

Sürsün sabah-ı haşre kadar hâb uyanmasın

Dursun bu musiki-i semâvi içinde sâz

Ley'li tarabda bir dahi mızrap uyanmasın

Ey gül sükûta varmayı emreyle bülbüle

Gülşende mest-i zevk olan ahbap uyanmasın

Değmez Kemal uyanmaya ikmal-i ömr üçün

Varsın bu uykudan dil-i bitâp uyanmasın

 

 

Aziz İstanbul !


Söz  : Y.Kemal Beyatlı

Müzik: M. Nurettin Selçuk

 

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul !
Görmedim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul 
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

Nice revnaklı şehirler görülür dünyada


Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır, derim en hoş ve uzun ru' yada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.

 

DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIZ

 

Söz : Yahya Kemal Beyatlı  

Müzik : M.Nurettin Selçuk

 

Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile 
Avunmak istemeyiz böyle bir teselliyle


Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan 
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece 
Gruba karşı son bahçelerde keyfince


Ya aşk içinde harap ol ya şevk içinde gönül
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül
Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç 

 

 

KALBİM YİNE ÜZGÜN

Söz: Yahya Kemal Beyatlı

Müzik: Selahattin Pınar

Kalbim yine üzgün seni andım da derinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden

 

Meçhûle giden gemi

 

Söz : Yahya Kemâl Beyatlı

Müzik : Münir Nurettin Selçuk

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan,


Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol,
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol,


Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar, gözleri nemli,


Bîçâre gönüller, ne giden son gemidir bu,
Hicrânlı hayâtın ne de son mâtemidir bu,


Bir çok gidenin her biri memnûn ki yerinden,
Bir çok seneler geçti dönen yok seferinden.

 

 

Zil, şal ve gül

 

Söz : Yahya Kemal Beyatlı

Müzik : Münir Nurettin Selçuk

 

Zil, şal ve gül, bu bahçede raksın bütün hızı

Şevk akşamında Endülüs, üç defa kırmızı

Aşkın sihirli şarkısı, yüzlerce dildedir

İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir

 

Yelpaze gibi çevrilir birden dönüşleri

İşveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri

Her rengi istemez gözümüz şimdi aldadır

İspanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır

 

Alnında halka halkadır âşüfte kâkülü

Göğsünde yosma Gırnata'nın en güzel gülü

Altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir

İspanya varlığıyla bu akşam bu güldedir

 

Raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi

Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi

Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli

Şeytan diyor ki sarmalı, yüz kerre öpmeli

Gözler kamaştıran şala, meftûn eden güle

Her kalbi dolduran zile, her sineden ole!