İhsan Öztürk
Yazar Administrator   
Saturday, 16 June 2007

Sample Image

Bu Derenin Oylumu
 
 İhsan Öztürk
 
 Bu derenin oylumu
 Eğri koydun boynumu
 Bileydim ayrılık var
 Vermez idim ömrümü
 
 Dereler akar gider
 Gözlerimden yaş gider
 Ne vefasız yar imiş
 Ben ağlarım o güler
 
 Gel Gidelim Dosta Gönül
 
 İhsan Öztürk
 Erkan Sürmen
 
 Bir Kararda Durmayalım
 Gel Gidelim Dosta Gönül
 Hasretinen Yanmayalım
 Gel Gidelim Dosta Gönül Ey
 
 Kılavuz Ol Gönül Bana
 Gel Gidelim Dosttan Yana
 Canım Kurbandır Canana
 Gel Gidelim Dosta Gönül Ey
 
 Kara Haberin Almadan
 Can Bedenden Ayrılmadan
 Ezrail Bizi Bulmadan
 Gel Gidelim Dosta Gönül Ey
 
 Kılavuz Ol Gönül Bana
 Gel Gidelim Dosttan Yana
 Canım Kurbandır Canana
 Gel Gidelim Dosta Gönül Ey
 
 Gerçek Murada Varalım
 Yarın Haberin Soralım
 Yunus Emre'yi Alalım
 Gel Gidelim Dosta Gönül Ey
 
 Kılavuz Ol Gönül Bana
 Gel Gidelim Dosttan Yana
 Canım Kurbandır Canana
 Gel Gidelim Dosta Gönül Ey
 
 Hacel Obası
 
 İhsan Öztürk
 
 Hacel obasını engin mi sandın
 Ayağında potini var zengin mi sandın
 Her olur olmazı dengin mi sandın
 Ay da geçti göremedim ben seni
 
 Merdivenden tıkır mıkır inişin
 Cığıldaşır altın ile gümüşün
 İpti söz verip de sonra dönüşün
 Ay da geçti göremedim ben seni
 
 Suya gider bir incecik yolu var
 Sıktırmış kemeri ince beli var
 Söylerim söylemez tatlı dili var
 Ay da geçti göremedim ben seni
 
 Suya gider su testisin doldurur
 Kınalı parmağın suya daldırır
 O yarin bakışı beni öldürür
 Ay da geçti göremedim ben seni
 
 Kalede Kavun Yerler
 
 İhsan Öztürk
 
 Kalede kavun yerler
 İnce düzüm yar yar
 Biz de varsak ne derler
 Kıvır kıvır bas da gel
 Otursak bile yesek
 Şık şık halay oynuyor
 Şu şunu sevmiş derler
 
 İnce düzüm yar yar
 İnce bele gümüş kemer
 Ağca düzüm yar yar
 
 Mani bilirim altmış
 İnce düzüm yar yar
 Güle zencefil katmış
 Kıvır kıvır bas da gel
 Gül yüzlüm kömür gözlüm
 Şık şık halay oynuyor
 Kuru yerlerde yatmış
 
 İnce düzüm yar yar
 İnce bele gümüş kemer
 Ağca düzüm yar yar
 
 Maniye merar olsa
 İnce düzüm yar yar
 Aşka bir karar olsa
 Kıvır kıvır bas da gel
 Yıkarım dağlar seni
 Şık şık halay oynuyor
 Yare bir zarar olsa
 
 İnce düzüm yar yar
 İnce bele gümüş kemer
 Ağca düzüm yar yar
 
 Şu Koca Dünyada Derdin Elinden
 
 Agahi
 İhsan Öztürk
 
 Şu koca dünyada derdin elinden
 Ağlar oldum güler oldum del'oldum
 Muhannetin acı tatlı dilinden
 Yanar oldum tüter oldum kül oldum
 
 Kaderim mi yollarımı bağlayan
 Aşk ateşi ciğerimi dağlayan
 Gözyaşımdır ırmak gibi çağlayan
 Yağmur oldum dolu oldum sel oldum
 
 Dost bildiklerim hep benden kaçtılar
 Baş tutan yaramı geri aştılar
 Kıymetime türlü paha biçtiler
 Altın oldum bakır oldum pul oldum
 
 Dertlerin işinde çaresiz kaldım
 Ne iyilik ettiysem kötülük buldum
 Agahi dünyada ölmeden öldüm
 Çalı oldum diken oldum gül oldum
 
 Şu Yaylanın Günden Yüzü
 
 İhsan Öztürk
 
 Şu yaylanın günden yüzü
 Yazın açar gül nergisi
 Kör olasın zalim ecel
 Yarsız koydun gelin kızı
 
 Yaylasında çifte harman
 Dizimde kalmadı derman
 Ne yapalım başefendi
 Büyük yerden geldi ferman
 
 Yavaş Yavaş
 
 Yüksel Yıldız
 İhsan Öztürk
 
 Ezrail Serime Çöktüğü Zaman
 Kırılır Kanadım Kol Yavaş Yavaş
 Mevlam Nasip Etsin Din İle İman
 Akar Gözlerimden Sel Yavaş Yavaş
 
 Yüksek Uçan Gönül Yorulur Bir Gün
 Mizan Terazisi Kurulur Bir Gün
 Herkesin Ettiği Sorulur Bir Gün
 Döner Mi Yarabbim Dil Yavaş Yavaş
 
 Mezarım Üstüne Dikerler Taşı
 Kimi Gölgesinde Saklarsın Başı
 Baba Oğlu Görmez Kardaş Kardaşı
 Gider Geri Dönmez Yol Yavaş Yavaş
 
 Isıcak Ilıman Suyun Koyarlar
 İyi Kötü Elbiseni Soyarlar
 Meslekiyem Öldüğümü Duyarlar
 Girer Salacama El Yavaş Yavaş
 
 Yürü Yalan Dünya
 
 İhsan Öztürk
 
 Yürü yalan dünya senden usandım
 Goncaydım dalında har ettin beni
 Onulmaz derdime dermandır sandım
 Kadir bilmeyene yar ettin beni
 
 Firkatin derdine alışamadım
 Kavim kardaşım la buluşamadım
 Yalan dünya sana çıkışamadım
 Bağladın kollarım tor ettin beni
 
 Uyku yok gözümde yatamaz oldum
 Kutnu kumaşımı satamaz oldum
 Cüda bülbül gibi ötemez oldum
 Ah ile bülbüle zar ettin beni