Murat Demir ( 2 )
Yazar Administrator   
Wednesday, 20 June 2007

Sample Image 

Gömül Murat Gömül de Git

Ekmek önde sen geride
Yürü Murat yürü de git
Senin adın son seride
Sürün Murat sürün de git

Yandan varsan gücün yetmez
Avuç açsan gönlün etmez
Bilsen bile bu yol bitmez
Dövün Murat dövün de git

Varsa çare hani nerde
Kim veriyor deva derde
Yokmuş gibi akıl serde
Soyun Murat soyun da git

Hep bindiler at yerine
Tırpanlandın ot yerine
Bari bir de it yerine
Koyul Murat koyul da git

Yol mayınlı derler aşma
Sille tokat yersen şaşma
Kimse takmaz boşa coşma
Durul Murat durul da git

Yüreğinin tutmuş dibi
Kaynar kazan yok sahibi
Çık dağlara kurtlar gibi
Vurul Murat vurul da git

Alışmışsın sen yokluğa
Aklın ermez domuzluğa
En iyisi omuzluğa
Kurul Murat kurul da git

İşte güya hayat bu ya
Salacakta ılık suya
Beleş bezle bir kuyuya
Gömül Murat gömül de git

E Güzel Kalbim
 
 Aşkı bilmez gibi tir tir titreyip
 Ne diye korkarsın e güzel kalbim
 Bir sağa bir sola, başını eğip
 Ne diye sarkarsın e güzel kalbim
 
 Her zaman bu yolda açılmaz perde
 Dert bile zamanla dert olur derde
 Sen, şimdi değil ki, her tenha yerde
 Ne diye ağlarsın e güzel kalbim
 
 Sevdanın ateşi dört yandan sarsa
 Her yerde ev olmaz olsa da arsa
 İnceldiği yerden kopsun koparsa
 Ne diye bağlarsın e güzel kalbim
 
 Geçmek elindeyken yıkıp bendini
 Fırlatmak var iken dert kemendini
 Hala acımadan kendi kendini
 Ne diye dağlarsın e güzel kalbim

Bıraksaydılar

Kapımda kumrulara bakar mıydım imrenip
Sızar mıydım odamın bir köşesine sinip
Olmadık hayallerin derinlerine inip
Ağlar mıydım yıllarca, bıraksaydılar

Gelmiş bana dersinki boşuna yanıyorsun
Elinin yetmediği gönül'e kanıyorsun
İmkanı ihtimali var mıydı sanıyorsun
Ondan ayrı kalmamın, bıraksaydılar

İçimi kavuran kor sanki etnanın narı
Bir türlü durulmuyor gözlerimin pınarı
İşte ben bu haldeyken, uçurumun kanarı
Olur muydu mekanım, bıraksaydılar

Sevdanın deryasına atılı kaldı ağım
Zalimlerin eline esir düştü ulağım
Onun sesinden başka ses duymazken kulağım
Yaşar mıydım ben onsuz, bıraksaydılar

 

Bir Kelime Laf Edersem Gidersin

Seni benden esirgeme, öldür de
Yüreğimi parça parça böldür de
İster isen mezara koy, güldür de
Bir kelime laf edersem gidersin

İster sen kal ister gölgen yanımda
Çekilmeyen dert olsan da canımda
Sana dönüp en perişan anımda
Bir kelime söz edersem gidersin

Sabah akşam ders alsam da her imden
Değişmeme imkan yok bu biçimden
Baharımı kış edipte içimden
Bir kelime sarf edersem gidersin

Fark Etmez

Üzülürüm zannetme ömrüm geçse de yasla
Güneşi öperim de seni bir daha asla
Fark etmez beni kimle kıyaslarsan kıyasla
Fark etmez benim için kara gözlüm fark etmez

Şu geçen yıllarıma ne dönüp yazık derim
Ah çekip yüreğimden ne de isyan ederim
Fark etmez bundan sonra erisem erim erim
Fark etmez benim için alev gözlüm fark etmez

Ne kadar açılsa da aramızdaki ara
Bir değil bin kat daha büyüse de bu yara
Fark etmez feryadımın çıkması yıldızlara
Fark etmez benim için ela gözlüm fark etmez!

 

Varsın Bana Deli Desin El Alem

Ne kimseye bir şey derim ne de isyan ederim
Ben hayatın cumbuşunda ben beni seyrederim
Riyakarla işim olmaz erisem erim erim
Varsın bana deli desin el alem

Bir ben isem ben o biri bir değil kırk yararım
Ben oyum ki o yarayı hem yarar hem sararım
Ben ben isem sevdiğimi sonsuza dek ararım
Varsın bana deli desin el alem

Dalda yaprak dağda taşım çölde sam
Dirhem yanmam yar yolunda asılsam
Hep aynıyım, ilk günümde nasılsam
Varsın bana deli desin el alem

Gizlim yoktur, neyim varsa zahiri
Yüreğime ayna yaptım ahiri
Yeter ki ol sen sevdamın mahiri
Varsın bana deli desin el alem

Bildiğimden geri kalmam zehir olsa şerbetim
Canı başa taç yaparım olsa bile zor betim
Sevenlerin kapısında ben gönüllü morbetim
Varsın bana deli desin el alem!

 

Boşuna Zırlama

Nerde deli çağım deyipte bana
Boşuna zırlama boşuna gönül
Bunca olanları atıp yabana
Boşuna zırlama boşuna gönül

Hışmına uğrayıp zalim zamanın
Alevine döndün sapın samanın
Faydası yok artık ahın amanın
Boşuna zırlama boşuna gönül

Geçmiş geri gelmez geri bakmakla
Her ateş her zaman yanmaz yakmakla
Şimdi eskileri getirip akla
Boşuna zırlama boşuna gönül

Ne işe yarar ki çoşsa da yadın
Unutuldu işte adın soyadın
Demek ki senin de doldu miadın
Boşuna zırlama boşuna gönül

Bundan böyle senin ak olmaz karan
Dört yanın em dolsa ey olmaz yaran
Bozuldu bir kere talihle aran
Boşuna zırlama boşuna gönül

 

Bir Nebze

Dertlerime bir nebze derman olacak isen
Gelmene hayır demem gidipte çıldırtmazsan
Sen diye yüreğimde, kırağı olsa çisen
Kalmana hayır demem çıkıpta çıldırtmazsan

Adını sayıklarım binlerce kez bir günde
Yalnız bugün değil ki aynen böyleydim dünde
Ondandır can evimi gözlerimin önünde
Yakmana hayır demem yıkıpta çıldırtmazsan

Olmuşken nehirlerin suları gibi taşkın
Fark etmez alem gelip bana desede şaşkın
Şu kızıl güneş gibi şafağında bu aşkın
Doğmana hayır demem batıpta çıldırtmazsan

 

Bahtım Utansın Bahtım

Yürü yüreğim yaya
Gir dertlerle sıraya
Derman çare değildir
İçinde ki yaraya

Kim ne derse inanma
Zaman ilaçtır sanma
Çaresiz çekeceksin
Dayan ya da dayanma

Yıkıldı gönül tahtım
Böyle değildi ahtım
Kime ne diyeyim ki
Bahtım utansın bahtım

Eri yüreğim eri
Giden döner mi geri
Ellere vatan oldu
Senin gönlünün yeri

Kimseyi boşa anma
Güneş doğacak sanma
Bu iş burada bitti
İster yan ister yanma

Neylesin ki hayatım
Hayatla bitti dansım
Beni bu hale koyan
Şansım utansın şansım!

 

Kalmadı

Akıllı ol deli gönül uslu ol
Dar zamanda sana ihtiyacım var
Dört yanımı sarmış ızdırap kol kol
Dermanı olmayan derdim acım var

Nere baksam gidecek yol kalmadı
Budadılar tutacak dal kalmadı
Söndürdüler arı gibi özümü
Kovanımda verecek bal kalmadı

Kiminin güneşi doğar hiç batmaz
Bu benim güneşim battı doğmuyor
Bağımda güllerim soldu solacak
Elde sel var bana yağmur yağmıyor

Gül değil gülümün dikeni bile
Yaralı gönlüme derman olmuyor
Sevda delisiyim düşmüşüm dile
Dolmuyor şu çile küpüm dolmuyor

Leylim Ley Gönül
 
 Ezelden ebede yol alan gönül
 Bari muradına er de öyle git
 Sevdamın üstünde yel olan gönül
 Ara sıra mola ver de öyle git
 
 Leyli leyli leyli leylim ley gönül
 Duymaz mı kulağın beni ey gönül
 Madem ki canıma sensin bey gönül
 Başımı yerlere ser de öyle git
 
 Sensiz geleceğe yatırım için
 Bir lokma misali batırım için
 Hiç olmazsa benim hatırım için
 Şu gönül bağımı der de öyle git
 
 Leyli leyli leyli leylim ley gönül
 Duymaz mı kulağın beni ey gönül
 Madem ki sevdama sensin bey gönül
 Başımı yerlere ser de öyle git
 
 Solup yapraklarım düşmeden yere
 Gözümün yaşları olmadan dere
 On değil bin değil yalnız bir kere
 Gariban halimi gör de öyle git
 
 Leyli leyli leyli leylim ley gönül
 Duymaz mı kulağın beni ey gönül
 Madem ki şu bana sensin bey gönül
 Başımı yerlere ser de öyle git
 
 At Gitsin Gülüm
 
 İnse de fark etmez yaram derine
 Ne olursa olsun takma serine
 Gelipte kalbime diken yerine
 Batmak istiyorsan bat gitsin gülüm
 
 Başka bir ocakta başka bir aşla
 Başka bir baharla başka bir kışla
 Başka bir yastıkta başka bir başla
 Yatmak istiyorsan yat gitsin gülüm
 
 Madem ki dağıttın bostanı bağı
 Erisin gözümde gözümün yağı
 Ben ki, bir kurumuş defne yaprağı
 Atmak istiyorsan at gitsin gülüm
 
 Önemi yok artık dökülen yaşın
 Bağrıma bastığım sen soğuk taşın
 Gözlerime bakıp kirpiğin, kaşın
 Çatmak istiyorsan çat gitsin gülüm
 
 İhanetse aşkın bir diğer adı
 Parça parça yapıp kolu, kanadı
 Başka bir alemde başka bir tadı
 Tatmak istiyorsan tat gitsin gülüm
 
 Dağıt gönlünde ki sevda ununu
 Nasılsa çözüyor zaman sorunu
 Pazardan pazara o onurunu
 Satmak istiyorsan sat gitsin gülüm
 
 Başka bir sofrada başka bir aşla
 Başka bir baharla başka bir kışla
 Başka bir yastıkta başka bir başla
 Yatmak istiyorsan yat gitsin gülüm
 
 Ya Bir de Ben olsaydım (Sen O Zaman görürdün)
 
 İçimdeki çocuktu, sana inanan, kanan
 İçimdeki çocuktu, sana baktıkça, yanan
 İçimdeki çocuktu, seni yandıkça anan
 Ya bir de ben olsaydım, sen o zaman görürdün
 
 Sen o zaman görürdün, med ile cezirini
 Sen o zaman görürdün, şah ile vezirini
 
 Ben değildim yollara bakmak ile yetinen
 Ben değildim yaşayan sensiz saadetinen
 Ben değildim sabreden örfinen adetinen
 Ya bir de ben olsaydım, sen o zaman görürdün,
 
 Sen o zaman görürdün, med neymiş medet neymiş
 Sen o zaman görürdün, örf neymiş adet neymiş
 
 Elini, ellerimdi tutmak isteyen içten
 Yüreğim heyecandan çırpınandı sevinçten
 Gece, gündüz demeden bıkan bu bekleyişten
 Ya bir de ben olsaydım, sen o zaman görürdün
 
 Sen o zaman görürdün, med ile cezirini
 Sen o zaman görürdün, şah ile vezirini
 
 Mehtaplı gecelerde o taş atan denize
 İç çektikçe hırslanan ılık nefesinize
 Bilmeden, düşünmeden giren kafesinize
 Ya bir de ben olsaydım, sen o zaman görürdün
 
 Sen o zaman görürdün, med neymiş medet neymiş
 Sen o zaman görürdün, örf neymiş adet neymiş!
 
 Hem Hastayım Hem Yasta
 
 Girdiler yüreğime
 Geceler gün ortası
 İçimde bir sevdanın
 Eserken fırtınası
 
 Ayrıldı yollarımız
 İmkan olmadı rasta
 Ondandır ki yıllardır
 Hem hastayım hem yasta
 Oysa çok söylemiştim
 Bize ulaşmaz posta
 Gideceksen git amma
 Beni bırakma, asta
 
 Önünden güneşimin
 Gitmiyor tan karası
 Sayende bu sevdanın
 Ben oldum fukarası
 
 Derman yok dizlerimde
 İmkan kalmadı rasta
 Ben şimdi ondandır ki
 Hem yastayım hem hasta
 Söylemiştim halbuki
 Bize yetişmez posta
 Gideceksen git amma
 Beni bırakma, asta
 
 Gülüm Gülüm
 
 Gönlümün dağına çık kana kana
 Deli poyraz gibi es gülüm gülüm
 İbret i alem de sevdadan yana
 Cihana yayılsın ses gülüm gülüm
 
 Birlikte açalım vuslata kanat
 Biz bizi bulalım batsa saltanat
 Ayrılık yüzünden hasrete inat
 Bitsin bu Izdırap yas gülüm gülüm
 
 Gül goncası gibi çık bir köşeden
 Yeter gözlerimi olma yaş eden
 Aşk ile meşk ile artık neşeden
 Dolsun gönül denen tas gülüm gülüm
 
 Bırak gitsin bırak derdi kederi
 Ne olursa olsun bakmadan geri
 Gel yeter ki gel de tuzu biberi
 Yaralı gönlüme bas gülüm gülüm
 
 Öldür Beni
 
 Dünya sana geniş bana dar iken
 Üzerim dumanlı başım kar iken
 Eğer istiyorsan fırsat var iken
 Çek şu silahını çek öldür beni
 
 Madem olmuyorsun aşkıma liman
 Benden ancak böyle olur kurtulman
 Daha fazla bıkıp demeden aman
 Çek şu silahını çek öldür beni
 
 Gönül yarasına ben alışığım
 Neye yarar desem sana aşığım
 Bari ellerinle sönsün ışığım
 Çek şu silahını çek öldür beni
 
 İster hançer sapla ister kurşun at
 Sensiz bu defteri yeter ki kapat
 Olmadan dertlerim daha da kat kat
 Çek şu silahını çek öldür beni
 
 Yansa da ciğerim düşse de serim
 Sana ne incinir ne de küserim
 Sanma ki yalvarıp dur yapma derim
 Çek şu silahını çek öldür beni
 
 Senin İçin Her Gün Yanıyor İşte
 
 Tanrı değilsin ki adına tapsın
 Kitap değilsin ki açıp kapatsın
 Zavallı yüreğim başka ne yapsın
 Senin için her gün kanıyor işte
 
 Her soluk alışta of aman dersin
 Zamanlı, zamansız isyan edersin
 Can meta değil ki çıkarıp versin
 Senin için her gün ölüyor işte
 
 Gözleri yollarda yapışmış cama
 Gül misali olmuş dikene yama
 Dökülüp dalından düşmüyor ama
 Senin için her gün soluyor işte
 
 Nedeni, niçini sormadan niye
 Lanet olsun deyip böyle sevgiye
 Ayrılık bardağı, içesin diye
 Senin için her gün doluyor işte
 
 Acılar içinde kaldıkça darda
 Önünde ne varsa içip ard arda
 Geceler boyunca şu masalarda
 Senin için her gün kalıyor işte
 
 Yıldız değilsin ki uzaktan baksın
 Pınar değilsin ki birlikte aksın
 Fular değilsin ki boynuna taksın
 Senin için her gün yanıyor işte
 
 Eller Senden Vefalıymış
 
 Duymadın mı, yüreğimden damlar kan
 Beni böyle yapayalnız bırakan,
 Gözlerimden boz bulanık şu akan
 Seller senden vefalıymış gelde gör
 
 Nasıl olur senin kitabın kuran
 Hasret kurşunuyla beni vurduran,
 Arkamdan saf tutup namaza duran
 Eller senden vefalıymış gelde gör
 
 Mademki sayende bozuldu ahenk
 Sonsuzluğa doğru beni ettin denk,
 İşte mezarımda açan rengarenk
 Güller senden vefalıymış gelde gör
 
 Doyup Gidersem N’olayım
 
 Ey sevdiğim ben bu aşka
 Doyup gidersem n’olayım
 Seni elde mahsun, mağdur
 Koyup gidersem n’olayım
 
 Gözlerine baka baka
 Yüreğini yaka yaka
 Karanlıkta kalsam, aka
 Uyup gidersem n’olayım
 
 Seni bulmuş iken seni
 Nefesim de nefesini
 Can dese de el, sesini
 Duyup gidersem n’olayım
 
 Yeter ki sen hep bende kal
 Ben seninim al işte al
 Ölmedikçe, yar hoşça kal
 Deyip gidersem n’olayım
 
 Akıtarak gözyaşımı
 Zehir etsen de aşımı
 Yinede sana başımı
 Eğip gidersem n’olayım
 
 Ben böyle sevmişken seni
 Dertlerim aşsa da bini
 Bu sevdanın temelini
 Oyup gidersem n’olayım
 
 Kervancı Başı
 
 Yürüt kervanını, kervancı başı
 Beni uzaklarda, bekleyenim var
 Verme şu molayı, istemem aşı
 Yetiş imdadıma, gel diyenim var
 
 Mektubuna yazmış, geç kalma sakın
 Yandım alimallah, bağda talan var
 Düşman dört bir yandan, edermiş akın
 İçimden bir parça, harda yanan var
 
 Tarif eyle bana, yolu yordamı
 Daha geç değildir, elde zaman var
 Onsuz olacaksam, neyleyim canı
 Varıp yetişeyim, korda yanan var
 
 Murat der eyvallah, yol arkadaşım
 Gitmem gerek, karşı dağda duman var
 Yalnız kaldı orda, canım yoldaşım
 Anlıyorum, dost yurdunda boran var
 
 Sen Yoksan
 
 Yıldızı, güneşi, ayı fark etmez
 Bilirim bu bağda, bülbüller ötmez
 Dünya güzelleri, gelsede yetmez
 Sen yoksan, zamanı durdu sayarım
 
 Gözlerim görse de, kulak duysa da
 Yüreğim çarpsa da, dizim tutsa da
 Cümle alem, benim canım olsa da
 Sen yoksan, ruhumu uçtu sayarım
 
 Yarını beklemem, dünle buluşmam
 Beladan sakınıp, kaçıp savuşmam
 Cihanı tanıyıp, asla konuşmam
 Sen yoksan dilimi laldı sayarım
 
 Yürekte ışığım, sönse de yakmam
 Sevmişim bir kere, asla bırakmam
 Kimseyi var saymam, kimseye bakmam
 Sen yoksan, gözümü kördü sayarım
 
 Önümde sıralı, olsada dağlar
 Kar etmez başıma, yağsa da karlar
 Rengarenk çiçekler, açsa da bağlar
 Sen yoksan, gülleri soldu sayarım
 
 Saraylar kurulsa, ocağım tütse
 Gidilmez yerlerden, kervanım gitse
 Ahali başına kral da etse
 Sen yoksan, hanemi yandı sayarım
 
 Yar Yanında Can Dediğin Nedir ki
 
 Sevda denen olsa bile bir damla
 Sen sanma ki buharlaşır zamanla
 Deli gönül bari beni sen anla
 Yar yanında can dediğin nedir ki
 
 Gözüm yoktur ne kemikte ne ette
 İşim olmaz onsuz olan mürvette
 Yere batsın saltanatta, servette
 Yar yanında han dediğin nedir ki
 
 Yetsin artık süründüğüm, zırlayıp
 Bitsin ömrüm o yok ise, hırlayıp
 Varsın aksın damarımdan şırlayıp
 Yar yanında kan dediğin nedir ki
 
 Kurağında viran ise gül bağım
 Ne fark eder solup gitse afağım
 İstiyorsa ağarmasın şafağım
 Yar yanında tan dediğin nedir ki
 
 Bir hasret ki yerden yere çakınca
 Aşk ateşi alev alev yakınca
 Hele birde şu yıllara bakınca
 Yar yanında an dediğin nedir ki
 
 Eğer, farkım kalmamışsa bir taştan
 Varsın sarsın dört yanımı dert baştan
 Ben istemem, nasiplensin el aştan
 Yar yanında nan dediğin nedir ki!
 
 O Gün Bu Gün
 
 Allak bullak ettin beni giderken
 Ellerimden tutup veda ederken
 Canım neye yarar canım sen yokken
 O gün bu gün anlamsızlık var bende!
 
 Güneş bile aynı yerden batmıyor
 Yüreğime dertler neşe katmıyor
 Çaresizim nabzım normal atmıyor
 O gün bu gün dermansızlık var bende!
 
 Tutmuyor ellerim düştü kalkanım
 Hasret hançeriyle döküldü kanım
 Ne yurdum kalmıştır nede mekanım
 O gün bu gün sılasızlık var bende!
 
 Kar olsa bedenim erir taşarım
 Tepelerden enginlere aşarım
 Bu yürekle sanma ki çok yaşarım
 O gün bu gün yaşamsızlık var bende!
 
 Neye Yarar Mehtabım
 
 Hayalimden çıkmıyor, giderken son duruşun
 Boğazıma sarılıp, hıçkırıkla vuruşun
 
 Kaç yaz geçti aradan, bakarım yollarına
 O gün, bugün almadım kimseyi kollarıma
 
 Çok acılar çekmişim, sen bilmezsin sensizken
 Karanlığında kaldım, Güneş doğacak derken
 
 Çıkmasın ayla,yıldız, yanımda olmayınca
 Neye yarar mehtabım, seninle dolmayınca
 
 O ağacın altında artık hiç yatmıyorum
 Bilir misin denize, taş bile atmıyorum
 
 Uzaklara çoğu kez, yüzer gibi dalarım
 Artık eskisi gibi, tadı yok buraların
 
 Yorgun argın gözlerim, görmüyor ırağını
 Bana aşk ayazının, yedirdin kırağını
 
 Can dediğin taş değil, atılmaz ki atasın
 Sen yoksan neye yarar, varsın o da olmasın
 
 Aramız da aşılmaz, dumanlı dağlar mı var
 Hala yıkılmadı mı, senin orda duvarlar
 
 Yoksa seni dünya’nın, dışına mı attılar
 Sevda kitabımızı böyle mi kapattılar
 
 O Benim İşte
 
 Sen aşka susayıpta
 Yananı hiç gördün mü
 Sen birini sevipte
 Peşinden süründün mü
 
 Yüreğin kavruldukça
 Kızıpta darıldın mı
 Yastığa dudak vurup
 Yorgana sarıldın mı
 
 Park bahçe bağ dağ derken
 Aramaktan yıldın mı
 Bir zalimin yüzünden
 Aleme darıldın mı
 
 Bilmiyorsan sevdiğim
 Öğren o işte benim
 Bir sevda ki günbegün
 Yanıyor ciğerlerim
 
 Bilmiyorsan birtanem
 İşte o kurban benim
 Aşk bende hançer sende
 Vur kesilsin her yerim
 
 Bilmiyorsan a canım
 İşte o yanan benim
 Gündüzlerim bir yana
 Bitmiyor gecelerim
 
 Geçer dedikçe battım
 Senin derinliğine
 Gel nerdesin gel n’olur
 Bari bir günlüğüne!
 
 Neyleyim Gelmenin Zamanı Değil
 
 Yanında değilsem unuttu sanma
 Yazıksın birtanem ağlayıp yanma
 Dağları aşarak gelirdim amma
 Neyleyim gelmenin zamanı değil
 
 Hasretlik tuzunu basar yarama
 Beyazlar iniyor başta karama
 Bende eller gibi gülerdim amma
 Neyleyim gülmenin zamanı değil
 
 Dizine baş koymak mihnet canıma
 Senden gayrısını sokmam yanıma
 Daha dünden sana varırdım amma
 Neyleyim varmanın zamanı değil
 
 İçmişim sevdanı girmiş kanıma
 Baktıkça yanarım sensiz an’ıma
 Uzakları yakın ederdim amma
 Neyleyim durmanın zamanı değil
 
 Bana Sıcağının Buzuda Yeter
 
 İndi perdeleri hayat sahnemin
 Yanarken ocağı söndü hanemin
 Sevdası bol olsun elin alemin
 Bana gidişinin izide yeter
 
 Ne resim isterim ne de hatıra
 Boynum kıldan ince vursa satıra
 Aksın gözlerimden yaş sıra sıra
 Bana mendil denen bezide yeter
 
 İstemem arayıp sormasın kimse
 Ben buyum adıma deli de dense
 Taşıdığım bu can onun içinse
 Bana ayağının tozuda yeter
 
 Kalsada yüreğim dertte hicranda
 Hasreti işkence olsada canda
 Ecel döşeğine düştüğüm anda
 Bana sıcağının buzuda yeter
 
 Ağlasam sızlasam ölsem of demem
 Gayrısından asla aman dilemem
 Yeter ki hoş olsun fazla istemem
 Bana sevgisinin azıda yeter
 
 Ayırdın Gittin
 
 Hani öyle demiyordun eskiden
 Ne oldu ki neden değiştin birden
 Sevmekten değilse peki ne yüzden
 İzini izimden ayırdın gittin
 
 Sevda kurşunuyla çekip vurarak
 Özünü sözünü atıp kırarak
 Yüreğimi kasap gibi kıyarak
 Gönlünü gönlümden ayırdın gittin
 
 Sevda çınarını kökten devirip
 Yıktın viran ettin içime girip
 Bağımı bahçemi dağa çevirip
 Gülünü gülümden ayırdın gittin
 
 Yıllar sonra arayıpta bulduğum
 Birgün görmeğince yanıp durduğum
 Neden,fermanına tellal olduğum
 Elini elimden ayırdın gittin
 
 Toz ettin savurdun külümü yere
 Bu nasıl adetti bu nasıl töre
 Sana helal olsun göz göre göre
 Gözünü gözümden ayırdın gittin
 
 Aşkına Susadım İçemiyorum
 
 Derdine düşmüşüm, bir vefasızın
 Yürek deryasından, geçemiyorum
 Boğulurum belki, bir gün ansızın
 Aşkına susadım, içemiyorum
 
 Ne kadar istesem, olmuyor inan
 Bağ benim olsada, deremiyorum
 Ateşler içinde, olsamda yanan
 Gönül kapısından, giremiyorum
 
 Kapılar kapalı, çekik perdeler
 Ne kadar baksamda, göremiyorum
 Ellerim havada, yüreğim inler
 İpek saçlarını, öremiyorum
 
 Öyle bağlandımki, kurtuluşum yok
 Çıkıp başka yola, sapamıyorum
 Kaşlar hilal gibi, kirpikleri ok
 Tutup yanağından, öpemiyorum
 
 Vardır bir çaresi, deyip dururken
 Gönül'e su gibi, akamıyorum
 Kıyıma denizim, deryam vururken
 Alevler içinden, çıkamıyorum
 
 Gül Bulamadım
 
 Döndüm sağa sola, bağda bahçede
 Konaklar yaptırdım, ilde ilçede
 Toz ettim yolları, her gün her yerde
 Tutup koklanacak gül bulamadım
 
 Dereden tepeden, dağları aştım
 Düştüm çöl içine, kuyular eştim
 Ne güzeller gördüm, ne yerler geçtim
 Gönlümü koyacak, yer bulamadım
 
 Turnalara baktım, yellere sordum
 Güneşte eridim, buzlarda dondum
 Ateşler içine, başımı koydum
 İçimi yakacak, kor bulamadım
 
 Laleler okşadım, çiçekler dizdim
 Krallar tanıdım, zindanlar gezdim
 Ömrümü tükettim, canımdan bezdim
 Yürekten sevecek, yar bulamadım 
 
 Kar Işığım Nerdesin
 
 Beni her gün fırınında kavuran
 Har içimde, çöl aşığım nerdesin
 Poyrazıyla tipi gibi savuran
 Karanlıkta kar ışığım nerdesin
 
 Ben aşkının yanağından ter gibi
 Damla damla düşüyorum nerdesin
 Alev alev sıcağında el gibi
 Kalakaldım üşüyorum nerdesin
 
 Dün sevdamın çınarında dal iken
 Sen gideli budak oldum nerdesin
 Bir zamanlar ağzında ki bal iken
 Şimdi balsız dudak oldum nerdesin
 
 Kaşık Atmam Aşına
 
 Bana yanlış yaparsan
 Seni asla affetmem
 Yakarım yüreğimi
 Seni tekrar sevdirtmem
 
 Sığınsanda yanımda
 Bir saniye oturtmam
 Sürünsende kapımda
 Bakıp elinden tutmam
 
 Yalvarıp yakarsanda
 Gözyaşını kurutmam
 Her şeyi unutsamda
 Yaptığını unutmam
 
 Bana yanlış yaparsan
 Seni ele bırakmam
 Kül ederim sevdanı
 Bir daha asla yakmam
 
 Tek başına kalırsın
 Kaşık atmam aşına
 Ne gece ne de gündüz
 Bakmam gözün yaşına
 
 Beklersin yollarımı
 Kapına tak tak yapmam
 Varıp başka biriyle
 Yaşasanda yaşatmam
 
 Sen Hala Yoksun
 
 Sevda yorgunuyum kurumaz terim
 Keder sularında solar gözferim
 Ey benim kitabım benim defterim
 Ellerim boş kaldı sen hala yoksun
 
 Yağ artık üstüme kurağındayım
 Ayrılıp gittiğin durağındayım
 Hasret ateşinin dert ağındayım
 Aşkın alev aldı sen hala yoksun
 
 Gelde nefesime ver nefesini
 Aşkın kılıcıyla kesme sesimi
 Eller acıların sinsilesini
 Yüreğime saldı sen hala yoksun
 
 Sanki Senin Umurunda
 
 Ne varlığım ne yokluğum
 Ne açlığım ne tokluğum
 İçimdeki çocukluğum
 Sanki senin umurunda
 
 Yaralansa milliyetim
 Geçmezsede ehliyetim
 Yapılsamda zilli yetim
 Sanki senin umurunda
 
 Dünya bana zulüm etse
 Gelen vurup giden tepse
 İçimdeki özüm bitse
 Sanki senin umurunda
 
 Garip kalsa gönül ülkem
 Yok olsada tavrım, ilkem
 Buharlaşsa hırsım, öfkem
 Sanki senin umurunda
 
 Boşa çıksa emellerim
 Sarsılsada temellerim
 Terk etsede sevenlerim
 Sanki senin umurunda
 
 Parça parça kırılsam da
 Robot gibi kurulsam da
 Kahpelerce vurulsam da
 Sanki senin umurunda
 
 Varmısın Demeye Dilim Varmıyor
 
 Deli değil çaresizin biriyim
 Sevdan ile ne ölü ne diriğim
 Yanımda olsanda canım sevdiğim
 Varmısın demeye dilim varmıyor
 
 Eriyede deli gönlüm eriye
 Bu gidişle döneceğim deliye
 Bir daha bir daha bir daha diye
 Varmısın demeye dilim varmıyor
 
 Acı çektiriyor içimdeki sen
 Hatıralarımla ağlıyorum ben
 Kocaman yürekli olmama rağmen
 Varmısın demeye dilim varmıyor
 
 Kim olursa olsun vız gelir bana
 Krala baş eğmem bakmam sultana
 Kölesi olduğum gelipte sana
 Varmısın demeye dilim varmıyor
 
 Yanyana el ele gezmemiz için
 Yeniden başlayıp gülmemiz için
 Birlikte yaşlanıp ölmemiz için
 Varmısın demeye dilim varmıyor
 
 Vur Şu Kadehime Vur Seher Yeli
 
 Bitip tükenmeyen şu geceleri
 Neyleyim elimde yoksa yar eli
 Aha masam, aha rakım, aha ben
 Vur şu kadehime vur seher yeli
 
 Bak işte birazdan güneş doğacak
 Uykusuz gözlerim buğulanacak
 O değil beni sen anlarsın ancak
 Vur şu kadehime vur seher yeli
 
 Sevda ateşiyle kalbim pişmeden
 Dahası başıma dert üşüşmeden
 Dilim bocalayıp elim düşmeden
 Vur şu kadehime vur seher yeli
 
 İçtikçe yanmışım sabaha kadar
 İçimde bir aşkın fırtınası var
 Bilmezsin yüreğim nasılda yanar
 Vur şu kadehime vur seher yeli
 
 Yak Yık
 
 Kattın karştırdın ne varsa bizde
 Şu sevdadan yana şu elimizde
 Bak bir şey kalmışsa yüreğimizde
 Affetme onu da affetme yak yık
 
 Köşeden, bucaktan kolaçan edip
 Dıştan hançerleyip içten kahredip
 O da yetmiyorsa ateşe verip
 Affetme sakın ha affetme yak yık
 
 Olanlar bu kadar oldu mademki
 Ne yapsan da bana üzülmem bil ki
 Aşkından ölenin olsamda ilki
 Affetme düşünüp affetme yak yık
 
 Ben bilerek giydim abdal gömleği
 Kırıldı sevdamın çanak çömleği
 Sana ben yetmezsem, cemi cümleyi
 Affetme bakıpta affetme yak yık
 
 Ben bunu hak ettim seni sevince
 Beden neye yarar can devrilince
 Ne zaman aklına Murat gelince
 Affetme seni de affetme yak yık
 
 Sen Nasılsın
 
 Beni sorarmışsın duydumki beni
 Eski günlerdeki gülümsememi
 Üzmeyecek isem eğer ki seni
 Ağlar durumdayım ya sen nasılsın
 
 Kelamım iş yapmaz biçare dilde
 Neye yarar, yoksa yıldız hilalde
 Kısacası şu an bulanık halde
 Çağlar durumdayım ya sen nasılsın
 
 O eski halimin şekli biçimi
 Değişti gönlümün çemeni çimi
 Şimdi ateşlerde kendi içimi
 Dağlar durumdayım ya sen nasılsın
 
 Yalnızlığım zehir etti aşımı
 Temelinden söktü sevda taşımı
 Artık dağlar gibi dertli başımı
 Karlar durumdayım ya sen nasılsın
 
 Akşamdan sabaha geçmiyor gecem
 Duvarlardan döner kelimem hecem
 İpini inceltmiş hayat bilmecem
 Bağlar durumdayım ya sen nasılsın
 
 Acılar içinde kat ettim arşı
 Bana hep dert verdi bu fani çarşı
 İşte bundandır ki feleğe karşı
 Parlar durumdayım ya sen nasılsın?
 
 Ya Toz Bulur Ya Taş Beni
 
 Hangi yola adım atsam
 Ya toz bulur ya taş beni
 Hangi cana gönül katsam
 Ya göz vurur ya yaş beni
 
 Ya yaş beni ya yaş beni
 Dertler yaptı yamyaş beni
 Sızladıkça yaralarım
 Bırakmıyor kanyaş beni
 
 Ne tarafa dönüp baksam
 Ya el bulur ya söz beni
 Her ne zaman ağıt yaksam
 Ya tel vurur ya saz beni
 
 Ya söz beni ya söz beni
 Yer bitirir yer söz beni
 Diyar diyar dilden dile
 Tel tel eder tel söz beni
 
 Hasret çekip üzüldükçe
 Ya dağ bulur ya çöl beni
 Gözyaşlarım süzüldükçe
 Ya yol bulur ya göl beni
 
 Ya yol beni ya yol beni
 Yol eyledi ya yol beni
 Ellerine sür kınayı
 Öldürecek ya yol beni
 
 Vay Yalancı Şerefsiz Vay
 
 Hani bana söz vermiştin
 Çekip gitmek yok demiştin
 Sözde beni çok sevmiştin
 Vay yalancı şerefsiz vay
 
 Ya şimdi sen ya şimdi sen
 Ya nerdesin sen şimdi sen
 Bu nasıl söz neydi gitmen
 Vay yalancı şerefsiz vay
 
 Biz dağları aşacaktık
 Ovalarda koşacaktık
 Hani çok şey yapacaktık
 Vay yalancı şerefsiz vay
 
 Daha evla yar mı buldun
 Beni neden sensiz koydun
 Zorun neydi neden öldün
 Vay yalancı şerefsiz vay
 
 Yokluğunla oldum soluk
 Kalbim kanar oluk oluk
 Hani nerde çoluk çocuk
 Vay yalancı şerefsiz vay
 
 Senin ile bende bittim
 Sensiz aşka yemin ettim
 Benimleydin bensiz gittin
 Vay yalancı şerefsiz vay 
 
  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 05376910358
 
 Bu şiirlerin her türlü telif hakkı şairin kendisine veya temsilcilerine aittir.
Son Güncelleme ( Friday, 06 June 2008 )