| Murat Demir ( 2 ) |
| Yazar Administrator | |
| Wednesday, 20 June 2007 | |
|
Ekmek önde sen geride Yürü Murat yürü de git Senin adın son seride Sürün Murat sürün de git Yandan varsan gücün yetmez Avuç açsan gönlün etmez Bilsen bile bu yol bitmez Dövün Murat dövün de git Varsa çare hani nerde Kim veriyor deva derde Yokmuş gibi akıl serde Soyun Murat soyun da git Hep bindiler at yerine Tırpanlandın ot yerine Bari bir de it yerine Koyul Murat koyul da git Yol mayınlı derler aşma Sille tokat yersen şaşma Kimse takmaz boşa coşma Durul Murat durul da git Yüreğinin tutmuş dibi Kaynar kazan yok sahibi Çık dağlara kurtlar gibi Vurul Murat vurul da git Alışmışsın sen yokluğa Aklın ermez domuzluğa En iyisi omuzluğa Kurul Murat kurul da git İşte güya hayat bu ya Salacakta ılık suya Beleş bezle bir kuyuya Gömül Murat gömül de git
E Güzel Kalbim Kapımda kumrulara bakar mıydım imrenip Sızar mıydım odamın bir köşesine sinip Olmadık hayallerin derinlerine inip Ağlar mıydım yıllarca, bıraksaydılar Gelmiş bana dersinki boşuna yanıyorsun Elinin yetmediği gönül'e kanıyorsun İmkanı ihtimali var mıydı sanıyorsun Ondan ayrı kalmamın, bıraksaydılar İçimi kavuran kor sanki etnanın narı Bir türlü durulmuyor gözlerimin pınarı İşte ben bu haldeyken, uçurumun kanarı Olur muydu mekanım, bıraksaydılar Sevdanın deryasına atılı kaldı ağım Zalimlerin eline esir düştü ulağım Onun sesinden başka ses duymazken kulağım Yaşar mıydım ben onsuz, bıraksaydılar
Bir Kelime Laf Edersem Gidersin
Varsın Bana Deli Desin El Alem
Boşuna Zırlama
Bir Nebze
Bahtım Utansın Bahtım
Kalmadı Leylim Ley Gönül Ezelden ebede yol alan gönül Bari muradına er de öyle git Sevdamın üstünde yel olan gönül Ara sıra mola ver de öyle git Leyli leyli leyli leylim ley gönül Duymaz mı kulağın beni ey gönül Madem ki canıma sensin bey gönül Başımı yerlere ser de öyle git Sensiz geleceğe yatırım için Bir lokma misali batırım için Hiç olmazsa benim hatırım için Şu gönül bağımı der de öyle git Leyli leyli leyli leylim ley gönül Duymaz mı kulağın beni ey gönül Madem ki sevdama sensin bey gönül Başımı yerlere ser de öyle git Solup yapraklarım düşmeden yere Gözümün yaşları olmadan dere On değil bin değil yalnız bir kere Gariban halimi gör de öyle git Leyli leyli leyli leylim ley gönül Duymaz mı kulağın beni ey gönül Madem ki şu bana sensin bey gönül Başımı yerlere ser de öyle git At Gitsin Gülüm İnse de fark etmez yaram derine Ne olursa olsun takma serine Gelipte kalbime diken yerine Batmak istiyorsan bat gitsin gülüm Başka bir ocakta başka bir aşla Başka bir baharla başka bir kışla Başka bir yastıkta başka bir başla Yatmak istiyorsan yat gitsin gülüm Madem ki dağıttın bostanı bağı Erisin gözümde gözümün yağı Ben ki, bir kurumuş defne yaprağı Atmak istiyorsan at gitsin gülüm Önemi yok artık dökülen yaşın Bağrıma bastığım sen soğuk taşın Gözlerime bakıp kirpiğin, kaşın Çatmak istiyorsan çat gitsin gülüm İhanetse aşkın bir diğer adı Parça parça yapıp kolu, kanadı Başka bir alemde başka bir tadı Tatmak istiyorsan tat gitsin gülüm Dağıt gönlünde ki sevda ununu Nasılsa çözüyor zaman sorunu Pazardan pazara o onurunu Satmak istiyorsan sat gitsin gülüm Başka bir sofrada başka bir aşla Başka bir baharla başka bir kışla Başka bir yastıkta başka bir başla Yatmak istiyorsan yat gitsin gülüm Ya Bir de Ben olsaydım (Sen O Zaman görürdün) İçimdeki çocuktu, sana inanan, kanan İçimdeki çocuktu, sana baktıkça, yanan İçimdeki çocuktu, seni yandıkça anan Ya bir de ben olsaydım, sen o zaman görürdün Sen o zaman görürdün, med ile cezirini Sen o zaman görürdün, şah ile vezirini Ben değildim yollara bakmak ile yetinen Ben değildim yaşayan sensiz saadetinen Ben değildim sabreden örfinen adetinen Ya bir de ben olsaydım, sen o zaman görürdün, Sen o zaman görürdün, med neymiş medet neymiş Sen o zaman görürdün, örf neymiş adet neymiş Elini, ellerimdi tutmak isteyen içten Yüreğim heyecandan çırpınandı sevinçten Gece, gündüz demeden bıkan bu bekleyişten Ya bir de ben olsaydım, sen o zaman görürdün Sen o zaman görürdün, med ile cezirini Sen o zaman görürdün, şah ile vezirini Mehtaplı gecelerde o taş atan denize İç çektikçe hırslanan ılık nefesinize Bilmeden, düşünmeden giren kafesinize Ya bir de ben olsaydım, sen o zaman görürdün Sen o zaman görürdün, med neymiş medet neymiş Sen o zaman görürdün, örf neymiş adet neymiş! Hem Hastayım Hem Yasta Girdiler yüreğime Geceler gün ortası İçimde bir sevdanın Eserken fırtınası Ayrıldı yollarımız İmkan olmadı rasta Ondandır ki yıllardır Hem hastayım hem yasta Oysa çok söylemiştim Bize ulaşmaz posta Gideceksen git amma Beni bırakma, asta Önünden güneşimin Gitmiyor tan karası Sayende bu sevdanın Ben oldum fukarası Derman yok dizlerimde İmkan kalmadı rasta Ben şimdi ondandır ki Hem yastayım hem hasta Söylemiştim halbuki Bize yetişmez posta Gideceksen git amma Beni bırakma, asta Gülüm Gülüm Gönlümün dağına çık kana kana Deli poyraz gibi es gülüm gülüm İbret i alem de sevdadan yana Cihana yayılsın ses gülüm gülüm Birlikte açalım vuslata kanat Biz bizi bulalım batsa saltanat Ayrılık yüzünden hasrete inat Bitsin bu Izdırap yas gülüm gülüm Gül goncası gibi çık bir köşeden Yeter gözlerimi olma yaş eden Aşk ile meşk ile artık neşeden Dolsun gönül denen tas gülüm gülüm Bırak gitsin bırak derdi kederi Ne olursa olsun bakmadan geri Gel yeter ki gel de tuzu biberi Yaralı gönlüme bas gülüm gülüm Öldür Beni Dünya sana geniş bana dar iken Üzerim dumanlı başım kar iken Eğer istiyorsan fırsat var iken Çek şu silahını çek öldür beni Madem olmuyorsun aşkıma liman Benden ancak böyle olur kurtulman Daha fazla bıkıp demeden aman Çek şu silahını çek öldür beni Gönül yarasına ben alışığım Neye yarar desem sana aşığım Bari ellerinle sönsün ışığım Çek şu silahını çek öldür beni İster hançer sapla ister kurşun at Sensiz bu defteri yeter ki kapat Olmadan dertlerim daha da kat kat Çek şu silahını çek öldür beni Yansa da ciğerim düşse de serim Sana ne incinir ne de küserim Sanma ki yalvarıp dur yapma derim Çek şu silahını çek öldür beni Senin İçin Her Gün Yanıyor İşte Tanrı değilsin ki adına tapsın Kitap değilsin ki açıp kapatsın Zavallı yüreğim başka ne yapsın Senin için her gün kanıyor işte Her soluk alışta of aman dersin Zamanlı, zamansız isyan edersin Can meta değil ki çıkarıp versin Senin için her gün ölüyor işte Gözleri yollarda yapışmış cama Gül misali olmuş dikene yama Dökülüp dalından düşmüyor ama Senin için her gün soluyor işte Nedeni, niçini sormadan niye Lanet olsun deyip böyle sevgiye Ayrılık bardağı, içesin diye Senin için her gün doluyor işte Acılar içinde kaldıkça darda Önünde ne varsa içip ard arda Geceler boyunca şu masalarda Senin için her gün kalıyor işte Yıldız değilsin ki uzaktan baksın Pınar değilsin ki birlikte aksın Fular değilsin ki boynuna taksın Senin için her gün yanıyor işte Eller Senden Vefalıymış Duymadın mı, yüreğimden damlar kan Beni böyle yapayalnız bırakan, Gözlerimden boz bulanık şu akan Seller senden vefalıymış gelde gör Nasıl olur senin kitabın kuran Hasret kurşunuyla beni vurduran, Arkamdan saf tutup namaza duran Eller senden vefalıymış gelde gör Mademki sayende bozuldu ahenk Sonsuzluğa doğru beni ettin denk, İşte mezarımda açan rengarenk Güller senden vefalıymış gelde gör Doyup Gidersem N’olayım Ey sevdiğim ben bu aşka Doyup gidersem n’olayım Seni elde mahsun, mağdur Koyup gidersem n’olayım Gözlerine baka baka Yüreğini yaka yaka Karanlıkta kalsam, aka Uyup gidersem n’olayım Seni bulmuş iken seni Nefesim de nefesini Can dese de el, sesini Duyup gidersem n’olayım Yeter ki sen hep bende kal Ben seninim al işte al Ölmedikçe, yar hoşça kal Deyip gidersem n’olayım Akıtarak gözyaşımı Zehir etsen de aşımı Yinede sana başımı Eğip gidersem n’olayım Ben böyle sevmişken seni Dertlerim aşsa da bini Bu sevdanın temelini Oyup gidersem n’olayım Kervancı Başı Yürüt kervanını, kervancı başı Beni uzaklarda, bekleyenim var Verme şu molayı, istemem aşı Yetiş imdadıma, gel diyenim var Mektubuna yazmış, geç kalma sakın Yandım alimallah, bağda talan var Düşman dört bir yandan, edermiş akın İçimden bir parça, harda yanan var Tarif eyle bana, yolu yordamı Daha geç değildir, elde zaman var Onsuz olacaksam, neyleyim canı Varıp yetişeyim, korda yanan var Murat der eyvallah, yol arkadaşım Gitmem gerek, karşı dağda duman var Yalnız kaldı orda, canım yoldaşım Anlıyorum, dost yurdunda boran var Sen Yoksan Yıldızı, güneşi, ayı fark etmez Bilirim bu bağda, bülbüller ötmez Dünya güzelleri, gelsede yetmez Sen yoksan, zamanı durdu sayarım Gözlerim görse de, kulak duysa da Yüreğim çarpsa da, dizim tutsa da Cümle alem, benim canım olsa da Sen yoksan, ruhumu uçtu sayarım Yarını beklemem, dünle buluşmam Beladan sakınıp, kaçıp savuşmam Cihanı tanıyıp, asla konuşmam Sen yoksan dilimi laldı sayarım Yürekte ışığım, sönse de yakmam Sevmişim bir kere, asla bırakmam Kimseyi var saymam, kimseye bakmam Sen yoksan, gözümü kördü sayarım Önümde sıralı, olsada dağlar Kar etmez başıma, yağsa da karlar Rengarenk çiçekler, açsa da bağlar Sen yoksan, gülleri soldu sayarım Saraylar kurulsa, ocağım tütse Gidilmez yerlerden, kervanım gitse Ahali başına kral da etse Sen yoksan, hanemi yandı sayarım Yar Yanında Can Dediğin Nedir ki Sevda denen olsa bile bir damla Sen sanma ki buharlaşır zamanla Deli gönül bari beni sen anla Yar yanında can dediğin nedir ki Gözüm yoktur ne kemikte ne ette İşim olmaz onsuz olan mürvette Yere batsın saltanatta, servette Yar yanında han dediğin nedir ki Yetsin artık süründüğüm, zırlayıp Bitsin ömrüm o yok ise, hırlayıp Varsın aksın damarımdan şırlayıp Yar yanında kan dediğin nedir ki Kurağında viran ise gül bağım Ne fark eder solup gitse afağım İstiyorsa ağarmasın şafağım Yar yanında tan dediğin nedir ki Bir hasret ki yerden yere çakınca Aşk ateşi alev alev yakınca Hele birde şu yıllara bakınca Yar yanında an dediğin nedir ki Eğer, farkım kalmamışsa bir taştan Varsın sarsın dört yanımı dert baştan Ben istemem, nasiplensin el aştan Yar yanında nan dediğin nedir ki! O Gün Bu Gün Allak bullak ettin beni giderken Ellerimden tutup veda ederken Canım neye yarar canım sen yokken O gün bu gün anlamsızlık var bende! Güneş bile aynı yerden batmıyor Yüreğime dertler neşe katmıyor Çaresizim nabzım normal atmıyor O gün bu gün dermansızlık var bende! Tutmuyor ellerim düştü kalkanım Hasret hançeriyle döküldü kanım Ne yurdum kalmıştır nede mekanım O gün bu gün sılasızlık var bende! Kar olsa bedenim erir taşarım Tepelerden enginlere aşarım Bu yürekle sanma ki çok yaşarım O gün bu gün yaşamsızlık var bende! Neye Yarar Mehtabım Hayalimden çıkmıyor, giderken son duruşun Boğazıma sarılıp, hıçkırıkla vuruşun Kaç yaz geçti aradan, bakarım yollarına O gün, bugün almadım kimseyi kollarıma Çok acılar çekmişim, sen bilmezsin sensizken Karanlığında kaldım, Güneş doğacak derken Çıkmasın ayla,yıldız, yanımda olmayınca Neye yarar mehtabım, seninle dolmayınca O ağacın altında artık hiç yatmıyorum Bilir misin denize, taş bile atmıyorum Uzaklara çoğu kez, yüzer gibi dalarım Artık eskisi gibi, tadı yok buraların Yorgun argın gözlerim, görmüyor ırağını Bana aşk ayazının, yedirdin kırağını Can dediğin taş değil, atılmaz ki atasın Sen yoksan neye yarar, varsın o da olmasın Aramız da aşılmaz, dumanlı dağlar mı var Hala yıkılmadı mı, senin orda duvarlar Yoksa seni dünya’nın, dışına mı attılar Sevda kitabımızı böyle mi kapattılar O Benim İşte Sen aşka susayıpta Yananı hiç gördün mü Sen birini sevipte Peşinden süründün mü Yüreğin kavruldukça Kızıpta darıldın mı Yastığa dudak vurup Yorgana sarıldın mı Park bahçe bağ dağ derken Aramaktan yıldın mı Bir zalimin yüzünden Aleme darıldın mı Bilmiyorsan sevdiğim Öğren o işte benim Bir sevda ki günbegün Yanıyor ciğerlerim Bilmiyorsan birtanem İşte o kurban benim Aşk bende hançer sende Vur kesilsin her yerim Bilmiyorsan a canım İşte o yanan benim Gündüzlerim bir yana Bitmiyor gecelerim Geçer dedikçe battım Senin derinliğine Gel nerdesin gel n’olur Bari bir günlüğüne! Neyleyim Gelmenin Zamanı Değil Yanında değilsem unuttu sanma Yazıksın birtanem ağlayıp yanma Dağları aşarak gelirdim amma Neyleyim gelmenin zamanı değil Hasretlik tuzunu basar yarama Beyazlar iniyor başta karama Bende eller gibi gülerdim amma Neyleyim gülmenin zamanı değil Dizine baş koymak mihnet canıma Senden gayrısını sokmam yanıma Daha dünden sana varırdım amma Neyleyim varmanın zamanı değil İçmişim sevdanı girmiş kanıma Baktıkça yanarım sensiz an’ıma Uzakları yakın ederdim amma Neyleyim durmanın zamanı değil Bana Sıcağının Buzuda Yeter İndi perdeleri hayat sahnemin Yanarken ocağı söndü hanemin Sevdası bol olsun elin alemin Bana gidişinin izide yeter Ne resim isterim ne de hatıra Boynum kıldan ince vursa satıra Aksın gözlerimden yaş sıra sıra Bana mendil denen bezide yeter İstemem arayıp sormasın kimse Ben buyum adıma deli de dense Taşıdığım bu can onun içinse Bana ayağının tozuda yeter Kalsada yüreğim dertte hicranda Hasreti işkence olsada canda Ecel döşeğine düştüğüm anda Bana sıcağının buzuda yeter Ağlasam sızlasam ölsem of demem Gayrısından asla aman dilemem Yeter ki hoş olsun fazla istemem Bana sevgisinin azıda yeter Ayırdın Gittin Hani öyle demiyordun eskiden Ne oldu ki neden değiştin birden Sevmekten değilse peki ne yüzden İzini izimden ayırdın gittin Sevda kurşunuyla çekip vurarak Özünü sözünü atıp kırarak Yüreğimi kasap gibi kıyarak Gönlünü gönlümden ayırdın gittin Sevda çınarını kökten devirip Yıktın viran ettin içime girip Bağımı bahçemi dağa çevirip Gülünü gülümden ayırdın gittin Yıllar sonra arayıpta bulduğum Birgün görmeğince yanıp durduğum Neden,fermanına tellal olduğum Elini elimden ayırdın gittin Toz ettin savurdun külümü yere Bu nasıl adetti bu nasıl töre Sana helal olsun göz göre göre Gözünü gözümden ayırdın gittin Aşkına Susadım İçemiyorum Derdine düşmüşüm, bir vefasızın Yürek deryasından, geçemiyorum Boğulurum belki, bir gün ansızın Aşkına susadım, içemiyorum Ne kadar istesem, olmuyor inan Bağ benim olsada, deremiyorum Ateşler içinde, olsamda yanan Gönül kapısından, giremiyorum Kapılar kapalı, çekik perdeler Ne kadar baksamda, göremiyorum Ellerim havada, yüreğim inler İpek saçlarını, öremiyorum Öyle bağlandımki, kurtuluşum yok Çıkıp başka yola, sapamıyorum Kaşlar hilal gibi, kirpikleri ok Tutup yanağından, öpemiyorum Vardır bir çaresi, deyip dururken Gönül'e su gibi, akamıyorum Kıyıma denizim, deryam vururken Alevler içinden, çıkamıyorum Gül Bulamadım Döndüm sağa sola, bağda bahçede Konaklar yaptırdım, ilde ilçede Toz ettim yolları, her gün her yerde Tutup koklanacak gül bulamadım Dereden tepeden, dağları aştım Düştüm çöl içine, kuyular eştim Ne güzeller gördüm, ne yerler geçtim Gönlümü koyacak, yer bulamadım Turnalara baktım, yellere sordum Güneşte eridim, buzlarda dondum Ateşler içine, başımı koydum İçimi yakacak, kor bulamadım Laleler okşadım, çiçekler dizdim Krallar tanıdım, zindanlar gezdim Ömrümü tükettim, canımdan bezdim Yürekten sevecek, yar bulamadım Kar Işığım Nerdesin Beni her gün fırınında kavuran Har içimde, çöl aşığım nerdesin Poyrazıyla tipi gibi savuran Karanlıkta kar ışığım nerdesin Ben aşkının yanağından ter gibi Damla damla düşüyorum nerdesin Alev alev sıcağında el gibi Kalakaldım üşüyorum nerdesin Dün sevdamın çınarında dal iken Sen gideli budak oldum nerdesin Bir zamanlar ağzında ki bal iken Şimdi balsız dudak oldum nerdesin Kaşık Atmam Aşına Bana yanlış yaparsan Seni asla affetmem Yakarım yüreğimi Seni tekrar sevdirtmem Sığınsanda yanımda Bir saniye oturtmam Sürünsende kapımda Bakıp elinden tutmam Yalvarıp yakarsanda Gözyaşını kurutmam Her şeyi unutsamda Yaptığını unutmam Bana yanlış yaparsan Seni ele bırakmam Kül ederim sevdanı Bir daha asla yakmam Tek başına kalırsın Kaşık atmam aşına Ne gece ne de gündüz Bakmam gözün yaşına Beklersin yollarımı Kapına tak tak yapmam Varıp başka biriyle Yaşasanda yaşatmam Sen Hala Yoksun Sevda yorgunuyum kurumaz terim Keder sularında solar gözferim Ey benim kitabım benim defterim Ellerim boş kaldı sen hala yoksun Yağ artık üstüme kurağındayım Ayrılıp gittiğin durağındayım Hasret ateşinin dert ağındayım Aşkın alev aldı sen hala yoksun Gelde nefesime ver nefesini Aşkın kılıcıyla kesme sesimi Eller acıların sinsilesini Yüreğime saldı sen hala yoksun Sanki Senin Umurunda Ne varlığım ne yokluğum Ne açlığım ne tokluğum İçimdeki çocukluğum Sanki senin umurunda Yaralansa milliyetim Geçmezsede ehliyetim Yapılsamda zilli yetim Sanki senin umurunda Dünya bana zulüm etse Gelen vurup giden tepse İçimdeki özüm bitse Sanki senin umurunda Garip kalsa gönül ülkem Yok olsada tavrım, ilkem Buharlaşsa hırsım, öfkem Sanki senin umurunda Boşa çıksa emellerim Sarsılsada temellerim Terk etsede sevenlerim Sanki senin umurunda Parça parça kırılsam da Robot gibi kurulsam da Kahpelerce vurulsam da Sanki senin umurunda Varmısın Demeye Dilim Varmıyor Deli değil çaresizin biriyim Sevdan ile ne ölü ne diriğim Yanımda olsanda canım sevdiğim Varmısın demeye dilim varmıyor Eriyede deli gönlüm eriye Bu gidişle döneceğim deliye Bir daha bir daha bir daha diye Varmısın demeye dilim varmıyor Acı çektiriyor içimdeki sen Hatıralarımla ağlıyorum ben Kocaman yürekli olmama rağmen Varmısın demeye dilim varmıyor Kim olursa olsun vız gelir bana Krala baş eğmem bakmam sultana Kölesi olduğum gelipte sana Varmısın demeye dilim varmıyor Yanyana el ele gezmemiz için Yeniden başlayıp gülmemiz için Birlikte yaşlanıp ölmemiz için Varmısın demeye dilim varmıyor Vur Şu Kadehime Vur Seher Yeli Bitip tükenmeyen şu geceleri Neyleyim elimde yoksa yar eli Aha masam, aha rakım, aha ben Vur şu kadehime vur seher yeli Bak işte birazdan güneş doğacak Uykusuz gözlerim buğulanacak O değil beni sen anlarsın ancak Vur şu kadehime vur seher yeli Sevda ateşiyle kalbim pişmeden Dahası başıma dert üşüşmeden Dilim bocalayıp elim düşmeden Vur şu kadehime vur seher yeli İçtikçe yanmışım sabaha kadar İçimde bir aşkın fırtınası var Bilmezsin yüreğim nasılda yanar Vur şu kadehime vur seher yeli Yak Yık Kattın karştırdın ne varsa bizde Şu sevdadan yana şu elimizde Bak bir şey kalmışsa yüreğimizde Affetme onu da affetme yak yık Köşeden, bucaktan kolaçan edip Dıştan hançerleyip içten kahredip O da yetmiyorsa ateşe verip Affetme sakın ha affetme yak yık Olanlar bu kadar oldu mademki Ne yapsan da bana üzülmem bil ki Aşkından ölenin olsamda ilki Affetme düşünüp affetme yak yık Ben bilerek giydim abdal gömleği Kırıldı sevdamın çanak çömleği Sana ben yetmezsem, cemi cümleyi Affetme bakıpta affetme yak yık Ben bunu hak ettim seni sevince Beden neye yarar can devrilince Ne zaman aklına Murat gelince Affetme seni de affetme yak yık Sen Nasılsın Beni sorarmışsın duydumki beni Eski günlerdeki gülümsememi Üzmeyecek isem eğer ki seni Ağlar durumdayım ya sen nasılsın Kelamım iş yapmaz biçare dilde Neye yarar, yoksa yıldız hilalde Kısacası şu an bulanık halde Çağlar durumdayım ya sen nasılsın O eski halimin şekli biçimi Değişti gönlümün çemeni çimi Şimdi ateşlerde kendi içimi Dağlar durumdayım ya sen nasılsın Yalnızlığım zehir etti aşımı Temelinden söktü sevda taşımı Artık dağlar gibi dertli başımı Karlar durumdayım ya sen nasılsın Akşamdan sabaha geçmiyor gecem Duvarlardan döner kelimem hecem İpini inceltmiş hayat bilmecem Bağlar durumdayım ya sen nasılsın Acılar içinde kat ettim arşı Bana hep dert verdi bu fani çarşı İşte bundandır ki feleğe karşı Parlar durumdayım ya sen nasılsın? Ya Toz Bulur Ya Taş Beni Hangi yola adım atsam Ya toz bulur ya taş beni Hangi cana gönül katsam Ya göz vurur ya yaş beni Ya yaş beni ya yaş beni Dertler yaptı yamyaş beni Sızladıkça yaralarım Bırakmıyor kanyaş beni Ne tarafa dönüp baksam Ya el bulur ya söz beni Her ne zaman ağıt yaksam Ya tel vurur ya saz beni Ya söz beni ya söz beni Yer bitirir yer söz beni Diyar diyar dilden dile Tel tel eder tel söz beni Hasret çekip üzüldükçe Ya dağ bulur ya çöl beni Gözyaşlarım süzüldükçe Ya yol bulur ya göl beni Ya yol beni ya yol beni Yol eyledi ya yol beni Ellerine sür kınayı Öldürecek ya yol beni Vay Yalancı Şerefsiz Vay Hani bana söz vermiştin Çekip gitmek yok demiştin Sözde beni çok sevmiştin Vay yalancı şerefsiz vay Ya şimdi sen ya şimdi sen Ya nerdesin sen şimdi sen Bu nasıl söz neydi gitmen Vay yalancı şerefsiz vay Biz dağları aşacaktık Ovalarda koşacaktık Hani çok şey yapacaktık Vay yalancı şerefsiz vay Daha evla yar mı buldun Beni neden sensiz koydun Zorun neydi neden öldün Vay yalancı şerefsiz vay Yokluğunla oldum soluk Kalbim kanar oluk oluk Hani nerde çoluk çocuk Vay yalancı şerefsiz vay Senin ile bende bittim Sensiz aşka yemin ettim Benimleydin bensiz gittin Vay yalancı şerefsiz vay Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır 05376910358 Bu şiirlerin her türlü telif hakkı şairin kendisine veya temsilcilerine aittir. |
|
| Son Güncelleme ( Friday, 06 June 2008 ) |