Ahmet Naz
Yazar Administrator   
Wednesday, 05 November 2008

Sample Image

 

HTML clipboard Burun Farkıyla

Akıyor gözyaşlarım inan silemiyorum
Gönlüm isyandan yana bayrak açtı sevgilim
Nasıl tarif edeyim nasıl bilemiyorum
Bitmez dediğin aşkın tadı kaçtı sevgilim.

Mecnun olsa bıkardı çekemezdi nazını
Şimdi topla bakalım bu kibir enkazını
Konuştukça konuştun alamadın hızını
Dilin giyotin oldu bizi biçti sevgilim.

Benim gönlümde sevda tatlı bir efsaneydi
Senin gönlünde ise anlamsız tuhaf şeydi
Benim sana duyduğum hisler asil bir beydi
Senin bana duyduğun hisler piçti sevgilim.

Aşk ibadettir dedim secde ettim sevgiye
Katlandım her kahrına katlandım bilmem niye
Yıllarca çabaladım aşkım bitmesin diye
Senin bu aşk adına çaban hiçti sevgilim.

Yazsam günahlarını sığmaz üç beş satıra
Hasret cezayı kesti ağır oldu fatura
Aşk kumara kalmıştı atıldı yazı tura
Ayrılık kurban diye bizi seçti sevgilim.

Vefasızlık denilen o uyuz at dirildi
Sıraya girdi hisler sonra start verildi
Duygular koştu koştu son düzlüğe girildi
Gurur burun farkıyla aşkı geçti sevgilim.

Herşey bir anlık

Yüreğim kaçaktı yüreğim sürgün
Aya yıldızlara sordular beni
Ecelim pusuya yatmıştı birgün
Sessiz bir köşede vurdular beni.

Başıma ne dertler geldi Allah'ım
Güneşi görmeden soldu sabahım
Ne bir suçum vardı nede günahım
Yıllarca boş yere yordular beni.

Vedalaşamadım can yoldaşımla
Yapa yalnız kaldım dertli başımla
Üç değil,beş değil Tek bir kurşunla
Paspas gibi yere serdiler beni.

Her yerimi sardı sessiz karanlık
Anladım hayatta herşey bir anlık
Ne yiğitlik kaldı ne kahramanlık
Bir bez parçasına sardılar beni.

Gönlüm aşk ararken hasreti buldu
Laleler,sümbüller,nergisler soldu
Bir kazma bir kürek bana yar oldu
Toprağın koynuna verdiler beni.

Senin

Rüzgâr savurmasın o saçlarını
Yanarım kıyamam teline senin
Ne olur aç sıcak avuçlarını
Kalbimi vereyim eline senin.

Sensin şu gönlümün birtek sahibi
Aşkın ne sonu var ne ucu dibi
Yosunun kayayı sardığı gibi
Sarılıp kalayım beline senin.

Hasreti takma yar takma gerime
Okların saplandı bak yüz yerime
Sağanak misali yağ üzerime
Kapılıp gideyim seline senin.

Bence yoktur senin eşin dünyada
Meleği çatlatır bu güzel eda
O ne hoş muhabbet o ne hoş seda
Bal mı koymuş Allah diline senin.

Öpüp okşayayım balam diyerek
Çekeyim derdini belam diyerek
Sen fidan ol yurdum sılam diyerek
Kuş olup konayım dalına senin.

Sensiz perperişan gönlümün hali
Öyle bir sevda ki sevda ki yok bir emsali
Soğuk bir gecede bebek misali
Başımı koyayım koluna senin.

Hayranım o beyaz süt gibi tene
Hilal kaşlarının üstünde bene
Razıyım her zulmü gönlümde dene
Bu can kurban olsun yoluna senin.

Ben ve Sen

Ortaksam derdine heyecanına
Benim canım derim senin canına
Dolarım gönlünün aşk fincanına
Ben kahve olurum sen fal olursun.

Huzuru bulursak aşkın izinde
Her gece uyurum senin dizinde
Korkma yar batmayız aşk denizinde
Ben kürek olurum sen sal olursun.

Sonunda erersek vuslat anına
Kuruluruz senle aşk divanına
Seni petek petek yazarım bana
Ben arı olurum sen bal olursun.

Sevda denilen o derin duyguyu
Yaşarsak tükenir hasretin sonu
Sana tutunurum bir ömür boyu
Ben yaprak olurum sen dal olursun.

Gönlünden bir atsan şu gururunu
İnan ki çözeriz birçok sorunu
Yağdırırım sana aşk yağmurunu
Ben damla olurum sen göl olursun.

Doruğa çıkmışken arzum hevesim
Seni fısıldarken ılık nefesim
Ayrılalım dersen değişir mevsim
Ben güneş olurum sen çöl olursun.

Ama sever isen Leyla misali
Çaresiz kırılır hasretin beli
Kanatırım sana uzanan eli
Ben diken olurum sen gül olursun.

Diyelim ki gönlün söz dinlemedi
Bu sevda burada bitmeli dedi
O zaman Aslana döner bu kedi
Ben ateş olurum sen kül olursun.

Baba

Her zaman ölsem de kurtulsam derdin
Anneme kavuşmak rüyandı baba
Sen beyaz kefenle murada erdin
Bende can karaya boyandı baba

İsyan etsem günah,küfretsem ayıp
Sessiz kaldı bunu kadere sayıp
O nasıl hüzündü o nasıl kayıp
Bu bir telafisiz ziyandı baba.

Sanki bir ben kaldım dünya içinde
Öldüm,bittim,yandım,binbir biçimde
Senin uyumanla benim içimde
Keder denen cellat uyandı baba.

On üç Aralıktı soğuk bir kıştı
Haberini aldım feleğim şaştı
Süzüldü gözyaşım kalbime düştü
Belki inanmazsın su yandı baba.

Dalları kırılmış Kayın'a döndüm
Değseler patlarım mayın'a döndüm
Kasabın elinde koyun'a döndüm
Bıçak gırtlağıma dayandı baba.

Anne

Her anın kederdi her anın hüzün
Irmaktın huzurla akmadın anne
Bir akşam ansızın kapandı gözün
Bir daha açıpta bakmadın anne.

Aklımdan çıkmıyor binlerce vaka
Binlerce muhabbet binlerce şaka
Gün geldi incittik kırdık mutlaka
Sen yinede bizden bıkmadın anne.

Haberini akşam dokuzda duydum
dizlerim titredi yıkıldım toydum
Elimi avcunun içine koydum
Zahmet edip son kez sıkmadın anne.

Sen saf bir Kuğuydun temiz bir Suna
Hiç layık değildin bu hazin sona
Uyanırsın diye dokundum sana
Salladım salladım kalkmadın anne.

Şavkı karanlıkta kaybolmuş Aydın
Veyahut Yıldızdın zamansız kaydın
Bizim derdimizi kendinin saydın
Sen seni kafana takmadın anne.

Bir daha silinmez o günün izi
Şimdi acı,keder,gam dizi dizi
Yıllarca şefkatle ısıttın bizi
Ama hiç bu kadar yakmadın anne.
 

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Bu şiirlerin her türlü telif hakkı şairin kendisine veya temsilcilerine aittir