Şemsi Yastıman
Yazar Administrator   
Monday, 07 May 2007

Sample Image

Ankara’da Yedik Taze Meyvayı
 
 Şemsi Yastıman
 
 Ankara’da Yedik Taze Meyvayı
 Boşa Çiğnemişim Yalan Dünyayı
 Keskin’den De Sildirmeyin Künyeyi
 Söyleyin Anama Anam Ağlasın
 Anamdan Başkası Yalan Ağlasın
 
 Ankara’yla Şu Keskin’in Arası
 Arasına Kara Duma Durası
 Çok Doktorlar Gezdim Yokmuş Çaresi
 Söyleyin Anama Anam Ağlasın
 Babamın Oğlu Var Beni Neylesin
 
 Trene Bindim De Tren Salladı
 Zalim Doktor Ciğerimi Elledi
 İyi-olursun Dedi Geri Yolladı
 Söyleyin Anama Anam Ağlasın
 Anamdan Başkası Yalan Ağlasın
 
 Mezarım Başında Kuşlar Ötüşür
 Benzim İçtim Ciğerlerim Tutuşur
 Ağlama Hatice, Sefer Yetişir
 Söyleyin Anneme Çalsın Nennimi
 Kim Alırsa Alsın Nazlı Gelini
 
 Binmiş Taksiye De Sefer Geliyor
 Annesinin Ciğerini Deliyor
 Gelin Hatice’yi Eller Alıyor
 Söyleyin Anama Anam Ağlasın
 Gelin Hatice’yi Kimler Eylesin
 
 Mezarımı Derin Kazın Dar Olsun
 Edirafıda Lale Sümbül Bağ Olsun
 Ben Ölüyom Ahbaplarım Sağolsun
 Söylen Kardaşıma Çalsın Sazımı
 Kadir Mevlam Böyle Yazmış Yazımı
 
 Şeytan bunun neresinde?
 
 Şemsi Yastıman
 
 Telli sazdır bunun adı
 Ne ayet dinler , ne kadı
 Bunu çalan anlar kendi
 Şeytan bunun neresinde?
 
 Abdest alsan aldın demez
 Namaz kılsan kıldın demez
 Kadı gibi haram yemez
 Şeytan bunun neresinde?
 
 Venedik'ten gelir teli
 Ardıç ağacından kolu
 Be Allahın şaşkın kulu
 Şeytan bunun neresinde?
 
 İçinde mi, dışında mı
 Burgusunun başında mı
 Göğsünün nakışında mı
 Şeytan bunun neresinde?
 
 Dut ağacından teknesi
 Girişten bağlı perdesi
 Behey insanın teres'i
 Şeytan bunun neresinde?
 
 Dertli gibi sarıksızdır
 Ayağı da çarıksızdır
 Boynuzu yok, kuyruksuzdur
 Şeytan bunun neresinde?
 
 Memleket Hasreti
 
 Söz/Müzik :Şemsi Yastıman
 
 Ölmez, sağ olursam bu yaz inşallah
 Sılayı bir daha görmek istiyom
 Çugun'a varınca ya ağşam, zabah
 Topraklara yüzüm sürmek istiyom
 
 Kaman'ı, Mucur'u, Çiçekdağı'nı
 Kındam, Dinekbağı, hem Özbağ'ını
 Köylü, kentli, hastasını, sağını
 Görüp bir muhabbet kurmak istiyom.
 
 Hacı Bektaş, Ahi Evran Sultanı
 Aşık Paşa, Kaya Şeyhi cananı
 İmarette neslim Şeyh Süleyman'ı
 Aşk ile bağrıma sarmak istiyom.
 
 Ahievran, çarşı içi, hökümet
 Kümbetaltı, Kayabaşı, İmaret.
 Akrabayı, eşi dostu ziyaret
 Uğrayıp, hal-hatır sormak istiyom.
 
 Ne büyüktür zevki yurdu görmenin
 Kaç senenin hasretine ermenin
 Dört bir yanda methedilen termenin
 Şifalı suyuna girmek istiyom.
 
 Halam sağ olsa da, sesim duysaydı
 Cebime devramel, iğde koysaydı
 (Şunda yi) diyerek alma soysaydı
 Cevizi de dişle kırmak istiyom.
 
 Bir de gitsem tezem beni görseydi
 İçi çokelikli dürüm dürseydi
 Hele azıcık da sızgıt verseydi
 O an pirzolayı yermek istiyom.
 
 Dayım gilden acık köğtür aldırsam
 Emmim gilden armıt kak'ı buldursam
 Ceblerime şak leblebi doldursam
 Töhmeleyip, uşgur kırmak istiyom.
 
 Sögürmelik bir et çıksa satırdan
 Höşmerim, çullama gitmez hatırdan
 Kuşlukleyin hedik gelse tandırdan
 Çölmeğin içine girmek istiyom.
 
 Bir hağbe kemeyi yüklesem sırta
 Çıksam bir alamaç yapacak sırta
 Beş gö suvan, üç kaynamış yımırta
 Bazlama içine sarmak istiyom.
 
 Bunları her daim arzular özüm
 Memleket mahsülü vücuda lüzum
 Tokaloğlu kaysı, dıranı üzüm
 Tek, yimeyim, şöyle dermek istiyom.
 
 Bir dügün olsa da bir kayın gitsek
 Dokuz butlu tavuk lafını etsek
 Dam pilavu, gelse yisek tüketsek
 Davullu zurnalı dernek istiyom.
 
 Harmana denk gelse, düvene binsem
 Şöyle dabaz olup, kaşınsa ensem
 Acık bağ bellesem, acık dinlensem
 Çayıra bir pala sermek istiyom.
 
 Bağ bozumu üzüm haftına batsak
 Bekmez kazanına hayvalar atsak
 Boranıynan damla şiresi datsak
 Arı soksa, çamır sürmek istiyom.
 
 Üç arkadaş şöyle bir bahça bulsak
 Çalpıdan hatlayıp, bir üzüm yolsak
 Sağbısı dutsa da, bir rezil olsak
 O tatlı günlere ermek istiyom.
 
 Seğirdip, dolaşsak hep tarla dapan
 Keklik tutmak için kursaydık kapan
 Daş Döğüşü olsa, vızlasa sapan
 Kafamı, gözümü yarmak istiyom.
 
 Bilmem ki olur mu gine becerim?
 Çayırda oynasak zıkka, acerim
 Terleyip, karakıp, bir su içerim
 Dalağım kabarıp, böğürmek istiyom.
 
 Enteremi giysem, sümüğüm aksa
 Koluma silerim, yağlığım yoksa
 (Başangı) dır diye mahalle bıksa
 Kesekle camları kırmak istiyom.
 
 Cesurluğum dutsa, şöyle kasılsam
 Yaylıların arkasına asılsam
 Kımçıyı yiyince yere yassılsam
 Yollarda ağlayıp durmak istiyom.
 
 Ceviz kaval etsem, sakam da toksa
 Çızgılı oynarım, eneğim çoksa
 Koluma söylerken bir döğüş çıksa
 Sumsuk yimek, hem de cırnak istiyom
 
 Tok, çik, opban, mirre bir aşşık atsam
 Sakanın dımığna kurşun akıtsam
 Üç yüz enek ütüp, cebe bakıtsam
 (Ne şişiyon la) dedirmek istiyom.
 
 Görür m-ola bu fakirin gözleri?
 Delice Çay'ını, berrak özleri
 Kıssıkkaya serinledir bizleri..
 Neyleyım denizi, ırmak istiyom.
 
 Kim sorarsa yazdın bunları niye
 Gelecek nesile kalsın hediye
 Kırşehir'de doğdum, Türkmen'im diye
 Her yerde göğsümü germek istiyom.
 
 Ey Şemsi Yastıman, ümitli kulsun
 Kısmet ise gayen yerini bulsun
 Hemşeriler buna vasıta olsun
 Kırşehir'e selam vermek istiyom.

 

Son Güncelleme ( Saturday, 16 June 2007 )