Ağ Gül ile Kırmızı Gül
Pir Sultan Abdal
Cem-i çiçeklerin hası
Ağ gül ile kırmızı gül
Deli gönül eğlencesi
Ağ gül ile kırmızı gül
Talip olmak pirindendir
İrenk almak gülündendir
Muhammed’in terindendir
Ağ gül ile kırmızı gül
Pir Sultan’ım ey gaziler
Alnımızda al yazılar
Talip de pir’in arzuları
Ağ gül ile kırmızı gül
Bir Güzelin Aşığıyım
Pir Sultan Abdal
Bir güzelin aşığıyım erenler
Onun için taşa tutar el beni
Gündüz hayalimde gece düşümde
Kumdan kuma savuruyor yel beni
Al gül olsam al gerdana takılsam
Kemer olsam ince bele sarılsam
Köle olsam pazarlarda satılsam
Yarim deyi al sinene sar beni
Abdal Pir Sultan'ım gamzeler oktur
Hezaran sinemde yaralar çoktur
Benim senden özge sevdiğim yoktur
İnanmazsan git Allah'a sor beni
Demedim mi ?
Pir Sultan Abdal
Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi ?
Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi ?
Pir sultan ALİ şahımız
Hakka ulaşır ahımız
Oniki imam katarımız
Uyamazsın demedim mi ?
Derdim Çoktur Hangisine Yanayım
Pir Sultan Abdal
Derdim çoktur hangisine yanayım
Yine tazelendi yürek yarası
Ben bu derde kande derman bulayım
Meğer Şah elinden ola çaresi
Efendim efendim benim efendim
Benim bu derdime derman efendim
Türlü donlar giyer gülden naziktir
Bülbül cevr eyleme güle yazıktır
Çok hasretlik çektim bağrım eziktir
Güle güle gelir canlar paresi
Benim uzun boylu servi çınarım
Yüreğime bir od düştü yanarım
Kıblem sensin yüzüm sana dönerim
Mihrabımdır kaşlarının arası
Didar ile muhabbete doyulmaz
Muhabbetten kaçan insan sayılmaz
Münkir üflemekle çırağ söyünmez
Tutuşunca yanar aşkın çırası
Pir Sultan'ım katı yüksek uçarsın
Selamsız sabahsız gelir geçersin
Dilber muhabbetten niçin kaçarsın
Böyle midir ilimizin töresi
Dostum dostum
Pir Sultan Abdal
Bin cefâlar etsen almam üstüme
Gayet şirin geldi dillerin dostum
Varıp yad ellere meyil verirsen
Kış ola bağlana yolların dostum
İlâhi onmaya yardan ayıran
Bahçede bülbüller ötüyor uyan
Kula gölge olsa Allah’a ayan
Senden ayrılalı gülmedim dostum
Pir Sultan Abdal’ım gülüm dermişler
Bu şirin canıma nasıl kıymışlar
İster isem dünya malın vermişler
Sensiz dünya malın neylerim dostum
Dostun bir gülü yaralar beni
Pir Sultan Abdal
Şu Kanlı Zalımın Ettiği İşler
Garip Bülbül Gibi Beni Zar eyler
Yağmur Gibi Yağar Taşlar Başıma
İlle de Dostun Bir Fiskesi Yaralar Beni Beni Beni
Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni
Dar Günümde Dostum Düşman Bel' Oldu
Bir Derdim Var İdi Şimdi El Oldu
Ecel Fermanı Boynuma Takıldı
Gerek Vura Gerek Asa lar Beni Beni Beni
Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni
Pir Sultan Abdalım Can Göye Almaz
Haktan Emir Olmasa ı Rahmet Yağmaz
Şu Ellerin Taşı Bana Hiç Değmez
İlle de Dostun Bir Tek Gülü Yaralar Beni Beni
Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni.
Dönen Dönsün
Pir Sultan Abdal
Koyun beni hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Kadılar müftüler fetva yazarsa
İşte kement işte boynum asarsa
İşte hançer işte başım keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Bir gün mahşer olur divan kurulur
Suçlu suçsuz varsa orda bulunur
Piri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
PİR SULTAN'ım arşa çıkar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Ey Benim Divane Gönlüm
Pir Sultan Abdal
Ey benim divane gönlüm
Dağlara düştüm yalınız
Bu cefayı kendi özüm
Pek mail gördüm yalınız
Dağlar var dağlardan yüce
Dağmı dayanır bu güce
Derdimi üç gün üç gece
Söylerim bitmez yalınız
Şah'ın ayağına varsam
Hayırlı gülbengin alsam
Kızıl ırmağa gark olsam
Çağlasam aksam yalınız
Pir Sultanım ey erenler
Erine niyaz edenler
Üçler, kırklar, yediler
Mürvet'e geldim yalınız
Gafil Gezme Şaşkın
Pir Sultan Abdal
Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
Yalan dünya senin olsa ne fayda
Akıbet alırlar tatlı canın
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda
Söylersin de söz içinde şaşmazsın
Helâli haramı yersin seçmezsin
Nasibin kesilir de sular içmezsin
Akar çaylar senin olsa ne fayda
Söylersin de el içinde sözün var
Yeler çalışırsın oğlun kızın var
Bu dünyada üç beş arşın bezin var
Bedestenler senin olsa ne fayda
Bir gün alır götürürler evinden
Hakkın kelâmını koyma dilinden
Kurtulaman Azrail'in elinden
Dünya dolu malın olsa ne fayda
Pir Sultan Abdal'ım çıktık oturduk
Kaza lokmasını burda yetirdik
Dünya bizim diye çektik getirdik
Yalan dünya bizim olsa ne fayda
Geçti Dost Kervanı
Pir Sultan Abdal
Şu karşı yaylada göç katar katar
Bir güzel sevdası gözümde tüter
Bu ayrılık bize ölümden beter
Geçti dost kervanı eyleme beni
Şu benim sevdiğim başta oturur
Bir güzelin derdi beni bitirir
Bu ayrılık bize ölüm getirir
Geçti dost kervanı eyleme beni
Pir Sultan Abdal'ım kalkın aşalım
Aşıp yüce dağı engin düşelim
Çok nimetin yedik helalleşelim
Geçti dost kervanı eyleme beni
Kul Olayım Kalem Tutan Eline
Pir Sultan Abdal
Kul olayım kalem tutan eline
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Şekerler ezeyim şirin diline
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Allah'ı seversen kâtip böyle yaz
Dün ü gün ol şah'a eylerim niyaz
Umarım yıkılır şu kanlı Sivas
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Sivas illerinde sazım çalınır
Çamlı beller bölük bölük bölünür
Ben dosttan ayrıldım bağrım delinir
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Münafığın her dediği oluyor
Gül benzimiz sararuban soluyor
Gidi Mervan sâd oluban gülüyor
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Pir Sultan Abdal'ım ey Hızır Paşa
Gör ki neler gelir sağ olan başa
Hasret koydu bizi kavim kardaşa
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Nasıl Yar Diyeyim Ben Böyle Yare
Pir Sultan Abdal
Nasıl yar diyeyim ben böyle yare
Mecnun edip çöle saldıktan sonra
Alemin bağında bülbüller öter
Giden benim gülüm solduktan sonra
Coşkun sular gibi çağlamayan yar
Gönlünü gönlüme bağlamayan yar
Benim şu halime ağlamayan yar
Daha ağlamasın öldükten sonra
PİR SULTAN ABDAL'ım sürem bu yolu
İnsanın kamili olmuşam kulu
İster yağmur yağsın isterse dolu
Gidem ben ummana daldıktan sonra
Ötme Bülbül Ötme
Pir Sultan Abdal
Ötme bülbül ötme şen değil bağım
Dost senin derdinden ben yana yana
Tükendi fitilim eridi yağım
Dost senin derdinden ben yana yana
Deryadan bölünmüş sellere döndüm
Ateşi kararmış küllere döndüm
Vakitsiz açılmış güllere döndüm
Dost senin derdinden ben yana yana
Haberin duyarsın peykler ile
Yaramı sarsınlar şehitler ile
Kırk yıl dağda gezdim geyikler ile
Dost senin derdinden ben yana yana
Abdal Pir Sultan'ım, doldum eksildim
Yemeden içmeden sudan kesildim
Zülfün kemendine kondum asıldım
Dost senin derdinden ben yana yana
Semah
Söz-Müzik: Pir Sultan Abdal
Yine dertli dertli inliyorsun
Sarı durnam sinen yaralandı mı
Hiç el değmeden de inliyorsun
Sarı durnam sinen yaralandı mı
Yoksa ciğerlerin parelendi mi
Yoksa sana yad düzen mi düzdüler
Perdelerin tel tel edip düzdüler
Allı da durnam, telli de durnam
Sinen yaralandı mı
Yoksa ciğerlerin parelendi mi
Hay hay, hay hay
Bahar seli gibi akıp çağlama
Dertli ötüp yüreğimi dağlama
Üstadını buldurayım ağlama
Sarı da durnam, allı da durnam
Sinen yaralandı mı
Yoksa ciğerlerin parelendi mi
Yas mı tuttun giyinmişsin kareler
Senin derdin açmış bana yareler
Esiri der nedir buna çareler
Allı da durnam, telli de durnam
Sinen yaralandı mı
Yoksa ciğerlerin parelendi mi
Hay hay, hay hay
Durnam niçin ahvalimi bilmezsin
Bendeki yareler türlü türlüdür
Öğüt versem öğüdümden almazsın
Bendeki yareler türlü türlüdür
Uçup havalanma yellere karşı
Bülbül figan eder güllere karşı
Gel beni al atma ellere karşı
Bendeki yareler türlü türlüdür
Abdal pir sultanım ben de böyleyim
Emir Hak'tan geldi hey hey kime neyleyim
Derdim çoktur hangisini söyleyim
Bendeki yareler türlü türlüdür
Varıp Yoldaş Olma
Pir Sultan Abdal
Varıp yoldaş olma sen uğursuza
Komşu olma namussuza arsıza
Sabah selâmını verme pîrsize
Adamın başına belâ getirir
Muhip yoldaş olma kalleş yâr ile
O yâr da durmadı bir ikrar ile
Sakın sohbet etme münkir kör ile
Altının adını pula getirir
PİR SULTAN ABDAL'ım derdim ziyade
İçilir mi yârsız yad ile bade
Yâr odur ahrette şefaat ede
Sadık yâr insanı yola getirir.
|